
Kırım Vakfı, Sovyet lideri Stalin yönetimi tarafından 2 Kasım 1943 tarihinde gerçekleştirilen Karaçay Türkleri sürgünü’nün 83. yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir basın bildirisi yayımladı. Bildiride, söz konusu tarihin yalnızca bir sürgün değil, bir halkın vatanından ve hayatından zorla koparıldığı büyük bir insanlık dramı olduğu ifade edildi.
Stalin yönetiminin asılsız suçlamaları ve toplu cezalandırma politikaları sonucunda yüzyıllardır Kafkasya’da yaşayan Karaçay halkının ana vatanından sürüldüğü hatırlatılan açıklamada, kadın, çocuk ve yaşlı ayrımı yapılmaksızın binlerce insanın Orta Asya’ya gönderildiği belirtildi. Sürgün yolu ve sonrasındaki ağır şartlar nedeniyle çok sayıda kişinin açlık ve hastalıklar sebebiyle hayatını kaybettiği vurgulandı.
Vakfın resmî internet sayfasında yer alan açıklamanın tam metni şu şekilde:
"2 Kasım 1943, Karaçay Türklerinin hafızasında yalnızca bir sürgün tarihi değil; vatanlarından, yurtlarından ve hayatlarından zorla koparıldıkları büyük bir insanlık dramının başlangıcıdır.
Stalin yönetiminin asılsız suçlamaları ve toplu cezalandırma anlayışı sonucunda Karaçay halkı, yüzyıllardır yaşadığı Kafkasya’daki ana vatanından zorla çıkarılmış; kadın, çocuk, yaşlı ayrımı gözetilmeksizin binlerce insan ağır şartlar altında Orta Asya’ya sürülmüştür. Sürgün yolculuğunda ve onu takip eden yıllarda çok sayıda Karaçay Türkü açlık, hastalık ve ağır yaşam koşulları nedeniyle hayatını kaybetmiştir.
Bir halkın yalnızca etnik kimliği ve mensubiyeti nedeniyle topluca cezalandırılması; insan onuruna, temel hak ve özgürlüklere ve evrensel adalet ilkelerine yönelik ağır bir ihlaldir. Karaçay Türklerinin yaşadığı bu büyük acı, Kafkasya’nın ve Türk dünyasının ortak tarihî hafızasında bugün de canlılığını korumaktadır.
Sürgünün 83. yılında, hayatını kaybeden Karaçay Türklerini rahmet ve saygıyla anıyor; sürgünün acısını nesiller boyunca taşıyan kardeş Karaçay halkının hatırasını ve haklı mücadelesini saygıyla selamlıyoruz.
Geçmişte yaşanan bu tür trajedilerin unutulmaması, tarihî gerçeklerin gelecek kuşaklara aktarılması ve benzer insanlık suçlarının bir daha yaşanmaması hepimizin ortak sorumluluğudur. Adaletin, insan haklarının ve insan onurunun korunması yönündeki mücadelede Karaçay Türklerinin yanında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz."