
Eskişehir Osmangazi Üniversitesinde (ESOGÜ) düzenlenen Kırım Tatar Akademik İş Birliği Çalıştayı’nın ikinci günü boyunca; Kırım Tatar dilinin korunması ve geliştirilmesinden tarihî araştırmalara, kültürel mirastan edebiyata kadar birçok konu, Türkiye ve Ukrayna’dan gelen akademisyenler tarafından ele alındı.
Bu kapsamda Kırım Hanlığı tarihinden Kırım’ın mevcut durumuna kadar olan süreç, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın edebiyattaki yansımaları, Kırım Tatar diasporasının tarihsel gelişimi ve kültürel mirasın korunmasına yönelik akademik çalışmalar da birlikte değerlendirildi.
KIRIM TATARCA, CİDDİ DERECEDE TEHLİKE ALTINDA OLAN DİLLER LİSTESİNDE BULUNUYOR!
ESOGÜ Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER) Öğr. Üyesi Dr. Selin Bayrak, Kırım Tatarca üzerine yapılan akademik çalışmaların yalnızca bireysel çalışmalarla sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekti. Bununla birlikte Dr. Bayrak, Kırım Tatarcanın UNESCO tarafından “Ciddi Derecede Tehlike Altında Olan Diller” listesine dâhil edildiğini belirterek Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı, Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgali ve 2022 yılında başlayan Ukrayna-Rusya Savaşı’nın Kırım Tatar dilinin gidişatını olumsuz etkilediğini vurguladı.
Doç. Dr. Nariye Seydametova ise Kırım Tatarcanın yalnızca bir dil değil, aynı zamanda Kırım Tatarlarının tarihi, medeniyeti, adetleri, düşünce tarzı olduğunu vurguladı. Bununla beraber Doç. Dr. Seydametova, Kırım’ın tarihsel süreç içerisinde Rusya tarafından işgal edilmesi ve Kırım Tatar dili konuşurlarının vatanlarını terk etmek zorunda kalmasının, Kırım Tatar dilinin daha az konuşulmasına sebep olduğunu kaydetti.
Öte yandan Doç. Dr. Seydametova, Kırım Tatar dilinin yaşatılması için açık bir dijital millî kütüphane oluşturulması, yapay zekâ modelleri, Kırım Tatarca derslerinin interaktif formatta olması ve diasporanın farklı şiveleri korurken tek bir akademik standartta buluşması önerilerini sundu.
Kiyiv Millî Taras Şevçenko Üniversitesi Türkoloji Bölümü Öğr. Üyesi Dr. İrına Drıga (Iryna Dryga), üniversitenin Türkoloji bölümünü tanıtırken en büyük problemin, öğrencilerin saha araştırması yapabilmek için Rus işgali sebebiyle Kırım’a gidememeleri olduğunun altını çizdi. Ukrayna-Rusya Savaşı’nın başlamasıyla birlikte ise Ukrayna’nın Herson (Kherson) bölgesi civarındaki köylerde de araştırma yapmanın imkânsız hâle geldiğini kaydeden Dr. Drıga, Kırım Tatarca üzerine yoğunlaşılan uluslararası üniversite konsorsiyumlarının kurulması teklifinde bulundu.
MODERN KIRIM TATARCA EĞİTİM MATERYALLERİNE OLAN İHTİYAÇ VURGULANDI
Ukrayna’nın Kyiv bölgesindeki Birlik Kırım Tatar Lisesinde öğretmenlik yapan Kırım Tatar Dili Eğitmeni Gülnaz Acıgeldiyeva ise okulun faaliyetleri hakkında bilgi verirken öğrencilerin Kırım Tatar Dili ve Edebiyatı Olimpiyatları’nda elde ettiği başarılardan bahsetti. Acıgeldiyeva, aynı zamanda savaş koşulları altında ders işlemenin zorluklarına işaret etti.
Kırım Mühendislik ve Pedagoji Üniversitesi Eski Öğr. Üyesi ve “Kırım Tatarca Ders Kitabı”nın yazarı olan Şemsiye Satı, Kırım Derneği Bursa Şubesi tarafından çevrim içi olarak verilen Kırım Tatarca derslere işaret ederek öğrencilerin yaş ve dil seviyesi farklarının öğrenme hızını etkilediğini kaydetti. Öte yandan Satı, Kırım Tatarca alanında Kiril alfabesi temelli kaynakların daha fazla olduğunu belirterek eğitmenlerin iş birliği içerisinde ihtiyaca yönelik materyaller geliştirmeleri çağrısını yaptı.
KIRIM TATARCA İÇİN DAHA GENİŞ KAPSAMLI ÇALIŞMALARIN YAPILMASI ÇAĞRISI
Kıyiv Taras Şevçenko Millî Üniversitesi Öğr. Üyesi Dr. Sabriye Slastyon, Kırım Tatarca için yeni ders kitaplarına olan ihtiyacı dile getirdi. Aynı zamanda Kırım Tatar dili ve edebiyatı için bir merkez kurulması çağrısında bulunan Dr. Slastyon, sunumu kapsamında Kırım Tatarcayı başarılı bir şekilde öğrenen Ukrainlerin videolarını izletti.
Kırım Tatarca eğitmeni Mamure Çabanova, Kırım Tatarca öğrenen herkesin Kırım Tatarları için çok kıymetli olduğunu ifade ederek ders kitapları için olan ihtiyaca vurgu yaptı.
Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğr. Üyesi Doç. Dr. Arzu Çevik, ciddi bir Kırım Tatar nüfusu olan Türkiye’de Kırım Tatarca ders kitapları ve öğretim materyallerine yönelik kapsamlı bir çalışmanın yapılmamış olmasını bir eksiklik olarak değerlendirirken henüz geç kalınmış olmadığını dile getirdi. Öte yandan Dr. Çevik, genç nesillere Kırım Tatar dilini ve kültürünü aşılamanın önemini vurguladı.
KIRIM TARİHİ, ÇALIŞTAYIN İKİNCİ GÜNÜNDE KAPSAMLI BİR ŞEKİLDE ELE ALINDI
Kırım Ailesi Kurucusu Anife Kurtseitova, Tarak Tamgalı Gökbayrak’ın ve Kırım Tatar kültürünün elçilerinin Türk dünyası kapsamında temsiliyetinin önemine dikkat çekerken Çalıştay kapsamında da farklı proje fikirlerinin istişare edilmesinin amaçlandığını belirtti.
Tarihçi Gülnara Abdullayeva ise Kırım Hanlığı, Kırım Tatarlarının millî uyanışı, büyük Kırım Tatar aydını İsmail Bey Gaspıralı’nın eğitim reformları, Kırım Halk Cumhuriyeti, Sovyetler’in aydınları hedef alan “Repressiya” politikaları, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı, Kırım Tatarlarının 1990’lı yıllarda vatanlarına geri dönüş mücadelesi, Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgali ve Kırımlıların maruz kaldığı baskı ve zulümlerden bahsetti.
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğr. Üyesi Dr. Filiz Tutku Aydın Bezikoğlu, Kırım Tatar millî uyanış hareketinin Dobruca'daki önderi Mehmet Niyazi’nin, diasporada da olunsa Kırım için çalışılması gerektiği yönündeki düşüncesinden söz ederken Kırım Tatar diasporası kapsamında yürütülen çalışmaları ele aldı.
KIRIM TATARLARININ BÜTÜN DÜNYA TARİHİNDEKİ YERİNİN ÖNEMİ BELİRTİLDİ
ESOGÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Volkan Marttin, Kırım Tatarlarının Eskişehir’e ayak bastıkları ilk günlerden itibaren şehrin ekonomisine sağladığı katkıları dile getirdi.
“Kırım Mücadelesinin Kadınları (1960-1990)” kitabının yazarı Dr. Hande Gündüz ise Kırım Tatar dilinde dijital arşivin oluşturulması, akademik iş birliğinin kurulması teklifinde bulunurken Kırım Tatarlarının sözlü tarihi hakkında daha çok çalışmanın yapılması, Kırım adına özel bir ansiklopedinin oluşturulması ve Kırım/Ukrayna araştırmaları için bir derginin kurulması önerisini paylaştı.
Bununla birlikte ESOGÜ İlahiyat Fakültesi Öğr. Üyesi Dr. Erşahin Ahmet Ayhün, Kırım Tatarlarının bütün dünya tarihini etkileyen bir millet olduğunu ve gittikleri her yerde kendilerine değer kattığını ifade etti.
Öte yandan Tarihçi Dr. Umut Yolsever, Türkiye’de Kırım Hanlığı tarihi çalışmalarındaki eksikliğe dikkat çekerken Türkiye’ye Kırım Hanlığı’nın erken tarihinin hiçbir zaman çalışılmadığını dile getirdi. Kırım Tatar Tarihi Bilim Uzmanı Taha Bayraktar da Kırım üzerine yürütülen akademik araştırmalarda mevcut kaynakları verimli kullanmanın önemine dikkat çekti.
İŞGALCİ RUSYA, KIRIM’DA 144’TEN FAZLA YASA DIŞI ARKEOLOJİK KAZI GERÇEKLEŞTİRİYOR!
Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, Kırım’ın Rus işgalinden kurtarılması için gereken bütün adımların atılabilmesi için bilgili insanların iş birliği içerisinde olması gerektiğini dile getirerek İsmail Bey Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” şiarına vurgu yaptı.
Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı ve Ukrayna Milletvekili Ahtem Çiygöz’ün eşi, Kırım Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (CISS) Uzmanı ve Kıyiv Borys Grinçenko (Borys Grinchenko) Metropoliten Üniversitesi Doktora Öğrencisi Elmira Ablyalimova-Çiygöz; Kırım’daki kültürel eserler, Kırım’ın kültürel mirasının Rusya tarafından yapılan yasa dışı arkeolojik kazılar ve sözde restorasyon çalışmalarıyla yok edilmesi, Rusya’nın söz konusu eserleri kendi siciline yasa dışı olarak geçirmesi ve müze eserlerini yasa dışı olarak naklettirmesi dâhil olmak üzere Kırım’da işlenen kültür kıyımına geniş bir ölçüde yer verdi.
Ayrıca Ablyalimova-Çiygöz, Rusya’nın Kırım’da 114’ten fazla yasa dışı arkeolojik kazı gerçekleştirdiğine dikkat çekti.
KIRIM TATAR KÜLTÜRÜ VE TARİHİ, EL İŞÇİLİĞİYLE GELECEĞE TAŞINIYOR
Gazeteci Elzara Halimova, sanatsal çalışmaları aracılığıyla aidiyet ve özlem duygusunu yansıttığını ifade ederek “Kırım Hayalleri” (Crimean Dreams) isimli takvim çalışmasını katılımcılarla paylaştı.
Moda Tasarımcısı Doç. Dr. Liliya Derman, Kırım Tatar kültürünü yeniden canlandırmak için yaptığı tasarımlara yer verdiği sunumunda birçok Kırım Tatar çocuğun işgal koşulları sebebiyle Kırım’ın gerçek el işçiliğini yansıtan millî kıyafetlerini hiç göremediğini belirtti.
El İşleri Ustası ve Moda Tasarımcısı Mayre Lümanova ise Kırım Tatarlarının tarihini temsil eden etnografik materyallerin sistemleştirilmesi ve millî giyimin korunması gerektiğini vurguladı.
Kırım Derneği Genel Merkezi Müzik ve Dans Topluluğu Cıyın Ansambli Yönetmeni ve Koreografı Evelina Kemileva, çocuklara Kırım’ın halk danslarını öğretirken dansların kökeni ve hareketlerin anlamlarının da özenle aktarılması gerektiğini belirtti. Ayrıca Kemileva, danslar sahnelenirken geleneksel Kırım dansı ile geleneksel Kırım danslarından esinlenen modern dansların arasındaki farkın gözetilmesi gerektiğini vurguladı.
Müzik ve dans eğitmeni Zekeriya Başarslan, Türkiye’de Kırım Tatar müziği hakkında yayın veya konserlerin gerçekleştirilmesi için toplu bir girişimin olmadığını dile getirerek bu alanda daha çok çalışmanın yapılması çağrısında bulundu.
KIRIM TATARCA SÖZLÜK VE KONUŞMA KILAVUZUNUN SESLENDİRİLMESİ ÖNERİSİ
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi (AHBVÜ) Öğr. Üyesi Doç. Dr. Işılay Işıktaş Sava, 7 Aralık Kilis Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Seher Maşkaraoğlu’nun çıkardığı Kırım Tatarca sözlüğünün ve konuşma kılavuzunun seslendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Öte yandan Kırım Ailesi, Kırım Tatar şair Şakir Selim'in "Kırım Cennet Degil, Dostlar" şiirini okurken “Bilinmeze Doğru” romanının yazarı ve 2025 Emine Işınsu Roman Ödülü'nün Sahibi Hülya Başarangil Demir ise bundan sonraki eserlerinde hep Kırım’ın yer alacağını kaydetti. Öte yandan çalışmalarında kendilerine sağlanan destekten ötürü Kırım Haber Ajansına (QHA) ve Eskişehir Kırım Derneğine teşekkürlerini ileten Başarangil Demir, Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” şiarına işaret etti.
Ayrıca Emel Kırım Vakfi Genel Sekreteri Melek Maksudoğlu, Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgali sırasında, Birleşik Krallık medyasının Kırım Tatarları hakkındaki bilgi eksikliğini gidermek için yaptığı çalışmalardan bahsederken araştırmacı Dr. Meryem Başkurt Şahbaz ise aileleri Kırım Tatarca konuşmaya teşvik etmek için çıkarılan “Torgay” isimli Kırım Tatar çocuk dergisinin tanıtımını yaptı.