Ukrayna Dayanışma Derneği Başkanından 18 Mayıs mesajı: Acımız da mücadelemiz de ortak

Ukrayna Dayanışma Derneği Başkanı Tetyana Fecan-Baştepe, 18 Mayıs Sürgünü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Ukrayna ve Kırım Tatar halklarının on yıllardır değişmeyen aynı emperyalist düşmana karşı direndiğini vurguladı.

Haber Giriş Tarihi: 18.05.2026 10:10
Haber Güncellenme Tarihi: 18.05.2026 10:10
https://www.qha.com.tr/

İstanbul’daki Ukrayna toplumu, 18 Mayıs Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı Kurbanlarını Anma Günü’nde Kırım Tatar halkı ile tam dayanışma içinde olduğunu duyurdu. Ukrayna Dayanışma Derneği Başkanı Tetyana Fecan-Baştepe Kırım Haber Ajansı (QHA) aracılığıyla yayımladığı mesajda, 1944 yılında Stalin rejiminin koca bir halkı; dilini, kültürünü, hafızasını ve en temel var olma hakkını yok etmek amacıyla öz topraklarından kopardığını hatırlattı.

"AYNI TRAJEDİ 2014’TE TEKRAR SAHNEYE ÇIKTI”

Kırım Tatar halkının uğradığı tarihsel haksızlığın geçmişte kalmadığını, Rusya'nın aynı soykırımcı politikaları bugün de sürdürdüğünü belirten Fecan-Baştepe, şu ifadeleri kullandı:

Bu trajedi maalesef geçmişte kalmadı. 2014 yılında Rusya, Kırım Tatar topraklarına bir kez daha baskılarla, zulümlerle ve sürgünlerle geldi. Şubat 2022'den bu yana ise aynı Rusya, Ukrayna'ya karşı topyekûn bir savaş yürütüyor; şehirlerimizi bombalıyor, sivillerimizi katlediyor ve Ukrayna kimliğini yok etmeye çalışıyor. İşte bu yüzden acımız ortak, mücadelemiz ortaktır. Kırım Tatar ve Ukrayna halkları, on yıllardır hiç değişmeyen aynı düşmana - emperyalist şiddete - karşı omuz omuza durmaktadır.

"HAFIZA OLMADAN GELECEK İNŞA EDİLEMEZ”

İstanbul’da yaşayan Ukraynalılar olarak 18 Mayıs’ı asla unutmayacaklarının altını çizen Dernek Başkanı, "Bizler, İstanbul’daki Ukraynalılar olarak 18 Mayıs’ı unutmuyoruz. Unutmuyoruz, çünkü evini kaybetmenin ne demek olduğunu bizler de çok iyi biliyoruz. Unutmuyoruz, çünkü hafıza olmadan gelecek inşa edilemez." dedi.

18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI

Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti.

Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü.

Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı.

2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.

82 yıldır dinmeyen acı: Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı İnsanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri olan 18 Mayıs 1944 tarihinde, Kırım Tatarları topyekûn vatanlarından sürülerek SSCB tarafından soykırıma uğradı. pic.twitter.com/mxqlqc5weL

— QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026