Güçlü ve prensip sahibi insanlar: Ümerov, Celâl, Smedlâyev

QHA muhabirleri, Zair Smedlâyev, Nariman Celâl ve İlmi Ümerov ile görüşüp Kırım'daki son gelişmeler ile ilgili yorumlarını sordular.

Haber Giriş Tarihi: 07.01.2016 07:09
Haber Güncellenme Tarihi: 07.01.2016 13:51
https://www.qha.com.tr/

QHA muhabirleri Kırım Tatar Milli Mecisi üyeleri Nariman Celâl ve İlmi Ümerov ile Kırım Tatar Milli Kurultayı Merkez Seçim Komitesi Başkanı Zair Smedlâyev ile görüştü. İşgal koşullarına rağmen fikirlerini gizlemeyen, Kırım'dan gidebilecek ya da işgalci Rus idaresinde iyi makamlara atanabilecek oldukları halde bunları reddedip direniş yolunu seçen bu prensip sahibi insanlar, Kırım'daki son durumu QHA'ya aktardılar.

İlmi Ümerov

QHA muhabirleri ilk olarak İlmi Ümerov ile görüştü. Muhabirleri misafirperverane karşılayan Ümerov, onları evine davet ederek kendisinin milli Kırım Tatar tarzında inşa ettiği evini gururla gösterdi. Muhabirler akıllarında en çok, İlmi Ümerov’un torunları ile oynadığı kanepe ve masanın olduğu odanın kaldığını ifade ettiler.

2014 yılın Şubat ayında Kırım’ın Rus askerleri tarafından işgali sırasında Ukraynalı kolluk kuvvetlerinin, Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) çalışanlarının ve askerlerinin yüzde 80’nin ihanet edip Rus işgalcilere önemli binaları teslim ettiğini hüzün ile hatırlayan Ümerov, ana vatanını düşmanından koruması gereken insanların satın alındığını ve yarımadanın ilhakına izin verdiklerini, bu tip insanların rütbe taşıdığı sürece Ukrayna’nın tehlike altında olacağını belirtti.

Kırım’ın ilhakından sonra bazı Kırım Tatarlarının işgalci Ruslarla işbirliği yaptığını anlatan Ümerov, işgalcilerin tarafına geçen Remzi İlyasov’un, Zaur Smirnov’un ve Teyfuk Gafarov’un KTMM üyeliğinden çıkarıldığını söyledi. Ayrıca işgalden önce kendilerini iyi bir insan olarak gösterenlerin, birleşme gereken bu zor zamanlarda sustuklarını da kaydetti.

Bahçesaray’daki Hansaray’ın adım adım tahrip oluşunu üzülerek izlediğini anlatan Ümerov, Hansaray’ın yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını söyleyerek, “Hansaray tamamen tahrip olursa tüm Kırım Tatar halkı için yeri doldurulamaz bir kayıp olacak. Böyle olursa, biz kendimizi hiçbir zaman affetmeyeceğiz” diye de ekledi.

Zair Smedlâyev

İkinci görüşme Kırım Tatar Milli Kurultayı Merkez Seçim Komitesi Başkanı Zair Smedlâyev ile yapıldı. Neşeli mizacından etkilenen muhabirler, Zair Bey'in, kahve ve tatlılar ikram ederek Kırım Tatar mutfağını, geleneklerini ve gençliğini coşku ile anlattığını aktardılar.

Kırım Tatarı olarak milli kalpak giyen Zair Smedlâyev, her zaman yanında Rusya Anayasası’nı taşıdığını, Rus kolluk kuvvetlerinin onu bir şey ile suçlamaya kalktığı zaman Anayasaya atıfta bulunduğunu söyleyerek, “Düşmanı onun silahı ile yenmek mümkün. Her türlü provokasyonlara hazır olmak lazım” dedi.

Eskiden evine BM ve AGİT dahil olmak üzere, farklı uluslararası kurumlara mensup heyetlerin ve gazetecilerin geldiğini hatırlatan Smedlâyev, Kırım’ın işgalinden sonra durumun tamamen değiştiğini ve işgalci Rusların ‘düşman kuruluşlar’ olarak kabul ettiği kurumların temsilcilerinin Rusya’ya girişlerinin yasaklandığını belirtti.

Rusya’nın, Suriye’de askeri operasyonlar düzenleyerek tüm dünyaya, nükleer silahı olan bir devletin, yaptırımları, AB ve ABD’nin uyarılarını, sınırlamalarını dikkate almadığını göstermeye çalıştığını anlatan Smedlâyev, uluslararası toplumunun binlerce Suriyeli insanların öldüğü Rus bombardımanlarını itidalle(!) karşıladığını söyledi. Ancak Avrupa ülkelerinde facialar meydana geldiği zaman, bunu tehdit olarak gördüklerini ve terörle mücadele çağrıları yaptıklarını ifade etti.

Smedlâyev ayrıca Rusya’da üretilen buğdaydan çok daha faydalı olan Kırım buğdayının Rusya’ya götürüldüğünü, onun yerine ise yarımadada Rusya’dan getirilen buğdayın satıldığını bildirdi.

Nariman Celâl

QHA muhabirleri son olarak genç ve kültürlü bir aydın olarak tanınan Nariman Celâl ile görüştü. Muhabirler Kırım Tatarlarının geleceğinin Celâl gibi insanlara bağlı olduğunu zira belirlenen hedefe nasıl ulaşacağını bilerek bu yönde çalıştığını ifade ettiler.

Kırım hastanelerinde uygulanan yeni sağlık sisteminden bahseden Celâl, artık doktorun yanına gitmek için insanların kupon alması gerektiğini söyledi. Ardından sabahın erken saatlerinde gelip sıraya girmek gerekiğini ama yine de hasta insanın o gün doktorda muayene olmayabileceğini belirtti. Şehirde yaşayan insanların daha şanslı olduğunu, onların zamanında tedavi olma şansına sahip olduklarını, ancak köylerde yaşayanların ise şehre gitmek zorunda olduğunu, böylece muayene ve tedavi olma ihtimalinin onlar için çok düşük olduğunu bildirdi.

Okullarda durumun zorlaştığını ve her yerde Ruslaştırma girişimlerinin söz konusu olduğunu ifade ederek, öğretmen ve çocuklar arasında devamlı olarak anlaşmazlıklar ve sözlü kavgaların meydana geldiğine dikkat çekti. Çocuklar Ukrayna bayrağını çizerek, Ukrayna yanlısı tutum sergiliediklerinde, okul yönetiminin velileri çağırıp çocukları susturma talebinde bulunduğunu söyledi. Celâl, çocuklarını Rus propagandasının etkisinden korumak için onları Kırım Tatar okuluna verdiğini de belirtti.

Günümüzde Ukrayna’daki iktidarın görevlerini başarı ile yerine getirdiğini anlatan Celâl, görev tamamlandıktan sonra cumhurbaşkanı ve hükümetinin yeni seçimlere katılmayıp gitmesi gerektiğini de söyledi.

İşgalcilere karşı silahlı direniş konusuna da değinen Celâl, yarımadada partizan hareketi (gerilla savaşı-çete harbi) ile ilgili yapılan tartışmaların asılsız olduğunu bildirdi. Çeçenistan’ı örnek göstererek Kırım’da böyle bir senaryonun imkânsız olduğunu ifade eden Celâl, Kırım’da sadece denizin yanında dağların olup Çeçenistan’a benzediğini, diğer bölgelerde ise çöl olduğunu kaydederek gayrinizami harbe dayalı bir mücadelenin böyle bir coğrafyada icra edilemeyeceğini açıkça belirtti.

Çeçenistan’da partizanların geri çekilirken Dağıstan veya Gürcistan’a gidebildiğini, Kırım’da ise geri çekilecek bir yerin olmadığının altını çizen Celâl, Kırım’ı bu açıdan büyük bir tuzağa benzeterek daha farklı metotların denenmesi gerektiğini kaydetti.

Nariman Celâl, farklı bakış açılarından dolayı (kültürel, sosyal vb.) Rusların, Ukraynalıları anlayamadığını ve son 2 yılda meydana gelen olayların da bunu doğruladığını belirtti.

QHA muhabirleri, Nariman Celâl, Zair Smedlâyev ve İlmi Ümerov'u Kırım’da KTMM’nin tutunabildiği bir istinat noktası ve milli dava adına itici bir güç olarak tanımladı. Ayrıca onların her birinin çok sevdikleri vatanları olan Kırım'ın kurtuluş mücadelesinde farklı bir rol oynadıklarını belirterek, birbirini tamamladıklarına ve idari görevleri aralarında dağıtarak farklı durumlarda nasıl hareket edeceklerini bilmelerine dikkat çektiler.