
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ve Gürcistan Dışişleri Bakanı Maka Botchorishvili ile yapılan 10. Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Üçlü Dışişleri Bakanları Toplantısı, Çırağan Sarayı'nda gerçekleşti.
Toplantı çerçevesinde; Ukrayna-Rusya Savaşı, Karadeniz’deki seyrüsefer emniyetinin mevcut durumu, Güney Kafkasya’da barış ortamının korunması, Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı, Güney Gaz Koridoru, Orta Koridor ve üç ülke arasındaki enerji ve ulaştırma projeleri gündeme getirildi.
Bununla birlikte bakanlar tarafından imzalanan İstanbul Bildirisi’nde siyasi, ekonomik, kültürel ve ticari alanlardaki iş birliğinin güçlendirilerek ileriye taşınması çağrısında bulunuldu.
“HEDEFİMİZ ENERJİ, ULAŞTIRMA VE İLETİŞİM ALTYAPILARINDA DAHA DA BÜTÜNLEŞMİŞ BİR BÖLGE İNŞA ETMEK”
Toplantının ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Bakan Fidan, platformun siyasi diyaloğun güçlendirilmesi, ekonomik entegrasyon, ulaştırma, enerji güvenliği, ticaret ve insani bağların kuvvetlendirilmesi konularında stratejik adımlar atılması için fırsatlar sunduğunu belirterek "Bu iş birliğine yüklediğimiz anlam, üç ülkenin müşterek menfaatleriyle de sınırlı değil. Biz bu mekanizmayı aynı zamanda Güney Kafkasya'da barışın, istikrarın ve sürdürülebilir refahın teminatlarından biri olarak görüyoruz." ifadelerini kullandı.
Jeopolitik kırılmaların aynı anda görüldüğü nadir dönemlerden birinin yaşandığına işaret ederek ekonomik belirsizliklerin arttığını, enerji güvenliğinin her zamankinden hassas bir mesele haline geldiğini vurgulayan Bakan Fidan, “Bundan sonraki hedefimiz enerji, ulaştırma ve iletişim altyapılarında daha da bütünleşmiş bir bölge inşa etmektir. Bu bütünleşme, Avrupa ile Asya arasında daha güvenli, daha hızlı ve daha öngörülebilir bir geçiş hattı oluşturulması bakımından da ayrıca stratejik önem taşımaktadır. Bu hedefin bugün ulaştığı en somut nokta orta koridorun güçlenen rolüdür." değerlendirmesini yaptı.
ORTA KORİDOR, GÜÇLÜ İŞ BİRLİĞİNİN STRATEJİK OMURGALARINDAN BİRİ OLDU
Fidan, orta koridorun güçlü iş birliğinin stratejik omurgalarından biri hâline geldiğini vurgulayarak bu çerçevede, Bakü-Tiflis-Kars demir yolu hattının tam kapasiteye ulaşması vesilesiyle 2 Haziran’da, hattın Gürcistan kesiminde yapılan törenin önemli bir kilometre taşı olduğunu aktardı.
Bu stratejik hattan azami ölçüde istifade edilerek bölgeye daha fazla katma değer sağlanmasının hedeflendiğini kaydeden Fidan, bununla birlikte Güney Kafkasya'da tesis edilecek istikrar, barış ve refahın samimi ve yapıcı iş birliği temelinde şekillenmesi gerektiği yönündeki ortak anlaşın da bir kez daha teyit edildiğini dile getirdi.
“UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI'NDA BARIŞA ULAŞILMASINI, BÖLGEMİZİN İSTİKRARI VE GÜVENLİĞİ İÇİN ELZEM GÖRÜYORUZ”
"Kuzeyimizde devam eden savaş, bölgemizin güvenliğini doğrudan etkilemektedir. Ukrayna-Rusya Savaşı'nda barışa ulaşılmasını, bölgemizin istikrarı ve güvenliği için elzem görüyoruz. Bu diplomatik sürecin ve barışa dönük çabaların kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz. Muharebe sahasında ve diplomatik süreçte yaşanan mevcut çıkmazı hep beraber endişeyle takip ediyoruz. Tarafların bu çıkmazı kendi lehlerine çevirmek için attıkları adımlar, sahadaki gerilimi maalesef daha da artırmaktadır." şeklinde konuşan Bakan Fidan, Karadeniz ve Azak Denizi'nde son dönemde meydana gelen saldırıların, bu tehlikenin ne kadar ciddi sonuçlar doğurabileceğini gösteren acı örnekler olduğunu dile getirerek bu vesileyle son vukuatta hayatını kaybedenler için Azerbaycan'a başsağlığı dileklerini iletti.
GÜRCİSTAN DA HEDEF ALINABİLİR
Bakan Fidan, Karadeniz'de seyrüsefer emniyetinin Ukrayna-Rusya Savaşı'ndan dolayı giderek azalmasının endişe verici olduğunu belirterek "Artık taraflar, var olan askerî denklemi değiştirmek için daha fazla farklı hedefleri vurma arayışındalar." dedi.
Savaşın gittikçe coğrafi olarak yayılma eğiliminde olduğunu kaydeden Bakan Fidan, hâlihazırda kullanılan silah ve mühimmatların Baltık ülkeleri Estonya, Litvanya, Letonya'da görüldüğünü ve Romanya'nın buna maruz kaldığını belirtti.
Bununla birlikte Bakan Fidan, Türk boğazlarına kadar kayan mayınların ve insansız deniz araçlarının (İDA) görüldüğüne dikkat çekerek Gürcistan'ın da aynı şekilde hedef alınabildiğine şahit olduklarını dile getirdi.
“KARADENİZ’DE SEYRÜSEFER EMNİYETİNİN GİDEREK AZALMIŞ OLMASI ENDİŞE VERİCİ”
Öte yandan “Aynı şekilde şu anda Karadeniz'de seyrüsefer emniyetinin savaşın yaygınlaşmasından dolayı giderek azalmış olması hepimiz için endişe verici." şeklinde konuşan Bakan Fidan, konunun çok yakından takip edildiğine ve taraflarla sürekli görüşüldüğünü kaydederek Türk ve diğer sivil gemilerin hedef alınmamasının önemini vurguladı.
Ayrıca Bakan Fidan, muharebe alanında kontrolden çıkan silahlı insansız hava araçları (SİHA) ve füzelerin hedef tasnifinde ve tanımlanmasında yanlış anlaşılmaların söz konusu trajedilere sebep olmasının da bir gerçeklik olduğunu ifade etti.
Seyrüseferde bulunacak balıkçı tekneleri ve taşımacı gemilerinin ilgili kurumlarla koordine içerisinde kara sularında seyretmesinin önemine dikkat çeken Bakan Fidan, son olarak Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan'ın örnek bir iş birliği modeli ortaya koyarak bölgesel sahiplenme ve iş birliği modeliyle yoluna devam etmeye çalıştığını kaydetti.
ÜÇ ÜLKE ARASINDAKİ ENERJİ VE ULAŞTIRMA PROJELERİ KESİNTİSİZ DEVAM EDİYOR
Toplantıda değerlendirmelerde bulunan Bakan Bayramov da üçlü iş birliği mekanizmasının bugüne kadar somut sonuçlar verdiğini belirterek Ukrayna-Rusya Savaşı ve İran çevresindeki askerî gerilimlere rağmen Avrupa ile Asya arasındaki hava ulaşımının önemli bölümünün Güney Kafkasya üzerinden gerçekleştiğini vurguladı. Bununla birlikte Bakan Bayramov, Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan'ın katılımıyla yürütülen enerji ve ulaştırma projelerinin kesintisiz devam ettiğini ve bu projelerin birçok ülkenin enerji ve tedarik güvenliğine katkı sağladığını kaydetti.
Öte yandan Bakan Bayramov, Güney Gaz Koridoru aracılığıyla Azerbaycan gazının 16 ülkeye ulaştırıldığına da dikkat çekerek koridorun kapasitesinin artırılması ve daha geniş imkânlar sunuması amacıyla çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
BAKANLAR, TOPLANTI KAPSAMINDA İSTANBUL BİLDİRİSİ'Nİ İMZALADI
Bakanlar tarafından toplantı kapsamında imzalanan İstanbul Bildirisi’nde tüm biçim ve tezahürleriyle terörizm, ulusaşırı organize suçlar, siber saldırılar ve hibrit savaş türleri dâhil ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere, ülkelerinin karşı karşıya kaldığı ve giderek büyüyen tehditlerin bilincinde olunduğu ifade edildi.
Bölgesel bağlantısallığın; bölgesel iş birliği, ekonomik büyüme ve bölgedeki kalkınma için hayati bir unsur olduğu belirtilirken yeşil enerji ve düşük karbon teknolojileri de dâhil olmak üzere, ulaştırma ve enerji alanlarında iş birliğinin artırılması gerektiği kaydedildi.
Öte yandan bildiride, Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı ile Güney Gaz Koridoru'nun bölgesel ve Avrupa enerji güvenliğine sağladığı stratejik katkı ifade edildi.
Ayrıca bildiride hava, demir ve kara yolu bağlantıları ile bölgesel bağlantısallığın geliştirilmesi ve güçlendirilmesi yolu da dâhil olmak üzere, halklar arası temasların, eğitimin, sosyal ve kültürel değişimlerin, turizmin ve bilgi ile iletişim teknolojilerinin daha da geliştirilmesinin önemi dile getirildi.