AB’de Rus çeliğine tam yasak gündemde

AB, Ukrayna-Rusya Savaşı'nın dördüncü yılı tamamlanırken Rus çeliği ithalatını tamamen yasaklama konusunu müzakereye hazırlanıyor.

Haber Giriş Tarihi: 17.02.2026 13:40
Haber Güncellenme Tarihi: 17.02.2026 13:40
https://www.qha.com.tr/

Avrupa Birliği (AB), Rusya’nın Ukrayna’yı topyekûn işgal girişiminin başlangıcının üzerinden dört yıl geçmesine rağmen Rus çeliği ithalatını tamamen durdurmuş değil. Ancak AB Parlamentosu, Moskova’nın savaş gelirlerini kesmek amacıyla Rus çeliğine tam yasak getirilmesini talep ediyor.

İsveçli Avrupa Parlamentosu Üyesi Karin Karlsbro, Rus çelik endüstrisinin “Rus savaş makinesinin bel kemiği” olduğunu belirterek, AB’nin daha sert adımlar atması gerektiğini söyledi.

Buna karşılık Belçika, İtalya, Çekya ve Danimarka gibi bazı üye ülkeler, özellikle büyük altyapı projeleri için gerekli olan yarı mamul çeliğe bağımlı olduklarını belirtiyor.

Bununla birlikte 2022’de işlenmiş Rus çeliği yasaklanmış olsa da daha ileri işlem için kullanılan yarı mamul çelik 2028 yılına kadar yaptırımlardan muaf tutulmuştu. Diplomatik kaynaklara göre bu ürün AB içinde yeterli ölçüde üretilemiyor.

YILLIK 3 MİLYON TON İTHALAT

AB’nin Rusya’dan yılda yaklaşık 3 milyon ton çelik ithal ettiği, bunun da yaklaşık 1,7 milyar avro değerinde olduğu belirtiliyor. Bu miktar ise, İsveç’in yıllık üretimine yakın bir seviyede bulunuyor.

Karlsbro ise çeliğin özel veya vazgeçilmez nitelikte olmadığını savunarak ithalatın sürdürülmesi için ek bir gerekçe bulunmadığını ifade ediyor.

USUL DEĞİŞİKLİĞİ DİKKAT ÇEKİYOR

AB Parlamentosu, Rus çeliğine yönelik yasağı AB Komisyonunun küresel çelik arz fazlasına karşı AB pazarını korumayı amaçlayan ayrı ticaret teklifine ekledi. Bu hamle kritik önem taşıyor çünkü yaptırımlar oybirliği gerektirirken, ticaret düzenlemeleri nitelikli çoğunlukla kabul edilebiliyor. Böylece veto ihtimali azalıyor.

Öte yandan müzakereler, Rusya’nın topyekûn işgalinin dördüncü yılı dolmak üzereyken başlıyor. AB’nin haziran ayına kadar küresel çelik arz fazlasına karşı Komisyon planını kabul etmesi gerekiyor.

Diplomatik kaynaklar, 2028’e kadar kademeli çıkışı savunan ülkelerin sayısının sınırlı olması nedeniyle tam yasağın kabul edilme ihtimalinin bulunduğunu belirtiyor.