ADF2026'da Balkanlar'da barış ve istikrar ele alındı

"Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek" ana temasıyla düzenlenen ADF2026’nın “Balkanlarda Barışın Sağlanması: Diyalog, İş Dünyası ve Bağlantısallık” oturumunda Balkanlar’da barış ve istikrar konusu ele alındı.

Haber Giriş Tarihi: 18.04.2026 17:22
Haber Güncellenme Tarihi: 18.04.2026 17:22
https://www.qha.com.tr/

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığının ev sahipliğinde ve "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek" ana temasıyla küresel sistemdeki derinleşen krizlere çözüm aramak amacıyla düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF2026) “Balkanlarda Barışın Sağlanması: Diyalog, İş Dünyası ve Bağlantısallık” oturumu, 18 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirildi.

Bölgesel İşbirliği Konseyi (BİK) Genel Sekreteri Amer Kapetanoviç’in moderatörlüğünde tertip edilen oturumda; Balkanlar’daki bölgesel diyalog, bölgesel güvenlik, altyapı projeleri, enerji güvenliği ve savunma iş birliği konuları masaya yatırıldı.

BALKANLAR’DA BARIŞ VE İSTİKRAR MERCEK ALTINA ALINDI

Oturumda; Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği (AB) Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, Karadağ Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ervin İbrahimoviç, Kosova Birinci Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ve Diaspora Bakanı Glauk Konjufca, Bosna Hersek Dışişleri Bakanı Elmedin Konakoviç, Kuzey Makedonya Dışişleri ve İhracat Bakanı Timço Mucunski, Arnavutluk Dışişleri ve AB Bakanı Ferit Hoxha, Hırvatistan Dışişleri ve AB ile İlişkiler Bakan Yardımcısı Frano Matuşiç ve Sırbistan Dışişleri Bakanı Marko Duriç yer aldı.

URKAYNA-RUSYA SAVAŞI, BALKANLAR AÇISINDAN DA BİR TEHDİT OLUŞTURUYOR

Konjufca, Kosova halkının 1990’lı yıllarda büyük acılarla sınandığını belirterek “Bizim kadar barış ve istikrar isteyen başka bir millet olduğunu düşünmüyorum.” şeklinde konuşarak Balkanlar’da sürdürülebilir barış ve istikrarın elde edilebilmesi için ise bu kavramların nasıl algılandığının belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

“Güvenlik tehdit altındaysa hiçbir şey ilerleyemez, diğer bütün konular ise çözümsüz kalır.” diyen Konjufca, bununla birlikte Ukrayna-Rusya Savaşı’nın bir ülkeyi yıkıma uğratmak, Avrupa değerlerinin korunduğu Ukrayna ile Ukrayna halkının özgürlüğünü hedef alarak Ukrayna halkını yok etmek gibi kabul edilemez bir amaca dayandığının altını çizdi.

Ukrayna-Rusya Savaşı’nın Kosova sınırına kadar geldiğine dikkat çeken Konjufca, öte yandan bu durumun 2022 yılından beri yaşandığını vurgulayarak “Bu çatışma, Rusya Federasyonu’nun çıkarları ile başlayan ve Balkanlar’a kadar olan hibrit diyebileceğimiz bir saldırıdır.” değerlendirmesini yaptı.

“BİR AĞAÇ DİKMEK İÇİN EN İYİ ZAMAN 20 YIL ÖNCESİDİR”

Bakan Yardımcısı Bozay, Türklerin “Bir ağaç dikmek için en iyi zaman 20 yıl öncesidir.” sözüne atıf yaparak Batı Balkanlar’da istikrarı elde edebilmek için ise en uygun zamanın bugün olduğunu belirtti. Balkanlar’ın ve Avrupa’nın “ağacını dikmek” ve Balkanlar ile Avrasya arasındaki bağların güçlendirilmesinin önemini dile getiren Bozay, bölgede barışın kalıcı hâle getirilmesi için bölgesel sahiplenme ve kapsayıcılık ile birlikte enerjide, insanlar arasındaki ve ticari ilişkilerdeki bağlantılar olacak şekilde ana dallar olduğunu bildirdi. Bozay, son olarak beyin göçünün önlenmesi gerektiğini belirtti.

“BATI BALKANLAR’DA GÜVEN OLMADAN HİÇBİR İŞ SONUCA ULAŞTIRILAMAYACAKTIR”

Hoxha, dünyada jeopolitik açıdan problemlerin olduğunu dile getirerek “Nereden geldiğimizi biliyoruz, geçmişi biliyoruz ama önümüzde ne olduğunu bilmiyoruz fakat bu birliğimizi etkilememeli.” dedi. Bölgede barışın sağlanmasının yalnızca çatışmaların yokluğu demek olmadığını ve daha fazlasının yapılması gerektiğini, aksi takdirde kırılganlığın devam edeceğini ifade eden Hoxha; ekonomik büyüme, demokratik kurumlar ve Avrupa’nın ortak geleceğine yatırım yapılması gerektiğini belirtti.

“Bütün bunlara sahibiz, sadece konsolidasyonun gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Batı Balkanlar’da güven olmadan hiçbir iş sonuca ulaştırılamayacaktır. Güven demek, yalnızca kâğıt üzerinde olan antlaşmalar değildir, o antlaşmaların aynı zamanda uygulamaya konulması lazımdır.” şeklinde konuşan Hoxha, Batı Balkanlar’ın hâlen yaralarını sarmakta olduğuna dikkat çekti. Hoxha, bölge ülkelerinin yalnızca komşu değil, ortak olmaları gerektiğinin de altını çizdi.

“CESUR LİDERLERE İHTİYACIMIZ VAR”

Konakoviç, bölgede liderliğe yönelik ihtiyaca vurgu yaparak “Cesur liderlere ihtiyacımız var, liderlerimiz cesaretli değil. Siyasetimiz, geçmişe mahkûm durumdadır. Milletler arasında güveni inşa edecek, geçmişteki sorunların üstesinden gelecek, ortak menfaat duygusunu kavrayacak yeni ve cesur liderlere ihtiyacımız var çünkü birçok ortak menfaatimiz bulunmakla birlikte aynı zamanda sorunlar da yaşamaktayız. İnsanlarımız, yeni fırsatlar elde etmek üzere çoğunlukla ülkelerinden kaçıp AB’ye gitmektedirler.” ifadelerini kullandı.

Balkanlar’daki kamuoyu tartışmalarının tekrar savaş etrafında şekillendiğini dile getiren Konakoviç, Arnavutluk ve Kosova arasında 637 yıl önce gerçekleşen savaşın tekrar gündeme getirildiğini hatırlattı. Konakoviç, “Neden şimdi bunları duyuyoruz biliyor musunuz? Çünkü dünya üzerindeki en kötü siyasetçiler bizde.” şeklinde konuşarak Balkanlar’da tarihî gerçekliklerin değiştirilmesine dikkat çekerek Balkanlar’daki siyasetçilere sorumluluk alması ve mevcut fırsatları değerlendirmesi çağrısında bulundu.

Konakoviç, öte yandan Selanik Zirvesi’nden sonra AB’nin nihayet Balkan ülkelerine karşı dürüst bir yaklaşımda bulunduğunu belirterek bunun sebebinin AB’nin Ukrayna-Rusya Savaşı kaynaklı hissettiği korku olduğunu kaydetti.

Mucunski ise “hayat”, “ekim” ve “tohum” kavramlarına dikkat çekerek Balkan ülkelerinin kat etmesi gereken çok yol olduğunu belirtti. Matuşiç ise Türkiye’nin NATO içerisinde önemli bir rolü olduğunu kaydetti. Ayrıca İbrahimoviç ise “Güven yoksa uygulama da yoktur.” şeklinde konuşarak komşuluk ilişkilerine, Avrupa ile entegrasyona ve bölgesel çapta kurulacak ilişkilerin kalitesinin önemine vurgu yaptı.