
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 10 Eylül 2026 tarihinde parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Ukrayna-Rusya Savaşı’nı yakından takip ettiklerini belirten Çelik, gelinen noktada çatışmaların boyut değiştirdiğine dikkat çekti.
"KARADENİZ'DEKİ DURUM SON DERECE SAKINCALI BİR HALE GELMİŞTİR"
Ömer Çelik, "Bir sürü masa kurulumu girişiminden sonra gelinen noktada Rusya-Ukrayna Savaşı uzun soluklu bir yıpratma mücadelesine dönmüştür. Savaşın daha geniş bir bölgeye yayılma ihtimali, NATO-Avrupa Birliği çerçevesinde ortaya çıkan tartışmalar, daha ileri düzeyde silahların kullanılmasından bahsedilmesi, tabii ki Karadeniz'deki durum son derece sakıncalı bir hale gelmiştir." ifadelerini kullandı.
"İSTANBUL'DA BİR MASA KURULARAK SONUCA VARILMASI GEREKMEKTEDİR"
Karadeniz'deki sivil Türk gemilerinin hedef alınmasının reddedilmesi gereken bir durum olduğunu ifade eden Çelik, "Şimdiye kadar Rusya kaynaklı 8, Ukrayna kaynaklı 35 Türk işletmeli gemi hedef alındı. Bu konudaki uyarılarımızı sürdürüyoruz. Bu konudaki hassasiyetlerimizi ve takibimizi en üst düzeyde devam ettiriyoruz. Ama kısır döngünün bir an evvel sona ermesi, İstanbul'da bir masa kurularak muhakkak surette artık bir sonuca varılması gerekmektedir." şeklinde konuştu.
MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI
Mekke Anlaşması'nın içinde olunan güvenlik örgütlerine zıt ya da alternatif güvenlik anlaşması olmadığını, tam tersi içinde bulunulan güvenlik örgütlerini tamamlayan bir yaklaşımda olduğunu vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:
Şu anda Suudi Arabistan ve Pakistan'la ilk toplantısı da yapılan Mekke Anlaşması, aslında bölgedeki devletlerin, komşularımızın, kardeşlerimizin kendi iradeleriyle barışın korunmasına dönük bir inisiyatifin nasıl oluşturulacağına dair bir mikro model olarak ortaya çıkıyor. Tabii ki bundan sonra yeni katılımlar olacaktır ama henüz her şey çok yeni. İttifak, bölgedeki tabii ki bütün devletlere açık ama prensiplerinin, giriş kurallarının oturması biraz daha zaman alacaktır. Olgunlaştıkça bölge barışına ve küresel barışa katkıda bulunacak, bölgedeki istikrara katkıda bulunacak bir yapı olarak yoluna devam edecektir.
"HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAKİ GERGİN DURUMUN DÜNYANIN HER TARAFINA SONUÇLARI OLACAKTIR"
ABD ve İsrail'in İran'a saldırısından sonra herhangi bir barış zemininin kurulamadığını ifade eden Çelik, şöyle devam etti:
İran'a dönük ekonomik yaptırımın uygulanması, İran'daki rejimin İsrail'in ajandası çerçevesinde hedef alınmasının aslında hiçbir sonuç getirmeyeceği ortadadır. Daha uzun süreli bir savaş dünyanın her tarafını etkileyecek. Hürmüz Boğazı'nın kapalı olmasının ya da Hürmüz Boğazı'ndaki çatışmalı ve gergin durumun dünyanın her tarafına daha yoğun bir şekilde sıçrayan sonuçları olacaktır. Bunun yolu savaşı yoğunlaştırmak, İsrail'in ajandası doğrultusunda İran'a daha çok saldırmak değil, tam tersine bir an evvel barışın sağlanacağı bir ortamın tesis edilmesine çalışmaktır. Sayın Cumhurbaşkanımız savaşın başladığı andan itibaren çatışmanın daha derinleşmemesi ve sivil kayıpların durdurulması için büyük bir inisiyatif ortaya koydu. İslamabad Mutabakat Zaptı'nın ortaya çıkmasında da Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesinin çok büyük katkıları oldu. Provokasyonlardan kaçınma ve yeniden müzakere masasına dönülmesi konusunda da Sayın Cumhurbaşkanımız diplomasi trafiğini devam ettiriyor.