
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan üst düzey diplomatik ve askerî heyetlerini bir araya getiren Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamındaki ilk Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi Toplantısı, 31 Ağustos 2026 tarihinde İstanbul'daki Çırağan Sarayı'nda gerçekleştirildi.
Toplantıya Türkiye adına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu katıldı. Zirvede Pakistan heyetini Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Federal Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ve Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir temsil ederken; Suudi Arabistan heyetinde ise Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Savunma Bakanı Halid bin Selman ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyadh Bin Hamed Al-Ruwaili yer aldı.
KARADENİZ'DE SEYRÜSEFER GÜVENLİĞİ
Komite toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında Karadeniz'deki seyrüsefer güvenliği ve ticari gemilerin hedef alınmasına ilişkin bir soruyu yanıtlayan Fidan, konunun giderek küresel boyut kazandığını söyledi.
Fidan, şu ifadeleri kullandı:
Bu gerçekten büyük bir sorun olmaya devam ediyor. Sadece Karadeniz güvenliği için değil, artık global gıda güvenliği için de büyük sorun oluyor.
Rusya ve Ukrayna'dan dünya piyasalarına ulaşması gereken tahıl ürünlerinin sevkiyatında yaşanan sorunların birçok ülkeyi etkilediğini belirten Fidan, bu ülkelerin sorunun çözümü konusunda Türkiye'den destek talep ettiğini aktardı.
“HER İKİ TARAFLA DA TEMAS HÂLİNDEYİZ”
Türkiye'nin konuya ilişkin bir çalışma hazırladığını açıklayan Fidan, Moskova ve Kıyiv ile temasların sürdüğünü bildirdi.
Geçmişte Karadeniz Tahıl Girişimi'nin oluşturulmasında üstlendiği diplomatik role işaret eden Fidan, gerekli koşulların oluşması hâlinde benzer bir anlaşmanın yeniden hayata geçirilebileceğini belirterek şunları söyledi:
Bizim hazırladığımız bir çalışma var. Her iki tarafla da temas hâlindeyiz bu çalışma üzerinden. Geçmişte yaptığımız gibi inşallah gerekli şartların oluşması durumunda Tahıl Anlaşması'na benzer bir anlaşmayı daha yapmak için çalışıyoruz.
Ukrayna-Rusya Savaşı'nın geldiği noktaya ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Fidan, savaşın niteliğinin değiştiğine dikkat çekti.
Fidan, savaşın bir yıpratma savaşı olmaktan çıkarak tarafların birbirlerine daha büyük zarar verdiği bir yok etme savaşına dönüştüğünü ifade etti.
Tarafların birbirlerine ve bölgeye verdiği zararın önüne geçilmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, bu doğrultudaki diplomatik çalışmaların devam ettiğini kaydetti.