Davutoğlu: ''Dağcı'nın ata topraklarına dönüşünü sağlamak bizim için de büyük bir onur meselesi olmuştur'�

Haber Giriş Tarihi: 02.10.2011 13:12
Haber Güncellenme Tarihi: 02.10.2011 13:12
https://www.qha.com.tr/
ANKARA (A.A) - Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Kırımlı yazar Cengiz Dağcı'nın cenaze törenine katılmak üzere Kırım'a gitti.
Kalabalık bir heyetle Kırım'a giden Davutoğlu ve Günay, Esenboğa havaalanında kısa birer açıklama yaptılar.
Davutoğlu, Kültür Bakanı Günay ile Türkiye ve Türk kültür hayatı için çok anlamlı bir seyahate çıktıklarını söyleyerek, Kırım'ın ve Türk edebiyatının 20. yüzyıldaki en büyük isimlerinden Cengiz Dağcı'yı geçen hafta kaybettiklerini hatırlattı. Dağcı'nın ölüm haberinin BM toplantıları sırasında ulaştığını anımsatan Davutoğlu, Dağcı'nın herkesin kültür hafızasında çok özel yer edinmiş büyük bir edebiyatçı olduğunu kaydetti.
Bakan Davutoğlu, bu haberi alır almaz hemen devreye girdiklerini söyleyerek, ailesinin önce Dacı'yı Londra'da defnetmeyi planladığını, ancak gerek İngiliz yetkililer gerek ailesi nezdindeki girişimleri sonucunda cenazeyi Kırım'da defnetmek konusunda mutabık kaldıklarını bildirdi. "Zaten kendisi çok çileli bir hayat yaşadı. Bu çileli hayatın her aşamasında kendisi fiziken başka yerde olsa bile ruhen, manen hep Kırım'da yaşadı. Kırım'ın çektiği her acıyı kendi şahsi hayatında da yaşadı" diye konuşan Davutoğlu, Dağcı'nın esirlikleri ve sürekli Kırım'a duyduğu özlemi eserlerinde hep dile getirdiğini kaydetti. Dağcı'nın eserleri hakkında "Türkçe ile, anamın dili ile yazdım" dediğini hatırlatan Davutoğlu, yazarın böylelikle Türkçeye olan bağlılığını ifade ettiğini belirtti.
Dağcı'nın Türkçenin bugün uluslararası alanda edebiyat dili haline gelmesine özel katkılarda bulunmuş, büyük bir isim olduğunu söyleyen Davutoğlu, yazarın vefatı ile de büyük ders verdiğini, çok güçlü bir arzu ile Kırım'a dönmek istediğini, birçok kişinin teşviki ve hükümet olarak kendilerinin devreye girmesi ile cenazesinin Kırım'da defnedilebileceğini bildirdi.
Davutoğlu, Günay ile birlikte cenazeye katılmalarının, Dağcı'nın edebiyata yaptığı büyük katkı nedeniyle bir şükran borcu ifadesi olduğunu söyleyerek, "Dağcı'nın ata topraklarına dönüşünü sağlamak bizim için de büyük bir onur meselesi olmuştur" dedi. Davutoğlu, Türkiye'den seçkin aydınlar, entelektüeller, siyasetçiler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve Kırım'dan göç etmiş bazı önemli isimlerle birlikte cenazeye gitmekte olduklarını belirtti.
Kültür Bakanı Günay da Türkçenin büyük ustalarından birine karşı bir görevi yerine getirmek için kalabalık bir heyetle yola çıktıklarını söyleyerek, şunları kaydetti:
"Cengiz Dağcı gerçekten 20. yüzyılın Birinci Dünya Savaşı'ndan sonraki bütün acılarına tanıklık etmiş, bütün serüvenlerini içinde yaşamış birisiydi ve Türkçe'nin dünyadaki ses bayraklarından biriydi. Çağdaş uygarlık yürüyüşümüz itibarıyla Avrupa değerlerini benimsediğimiz, inanç bağlarımız nedeniyle Ön Asya dünyası ile yakın ilişki içinde olduğumuz gibi, dil ve tarih itibarıyla da Asya'nın bütünü ile yakın ilişki içindeyiz. Dağcı bizim bu yakın ilişkilerimizin somut kanıtlarından birisiydi."
Bakan Davutoğlu, bir gazetecinin Dağcı'nın 1970'li yıllarda Türkiye'ye gelmeyi talep ettiği, ancak bu talebin reddedildiğine ilişkin iddiaları hatırlatması üzerine, kendisinin ortaokul yıllarında Dağcı'nın kitaplarını okuduğunu, Türkiye'ye gelme isteğinin kendi bildiği kadarıyla daha eskiye, 1940'lı yılların sonunda olduğunu kaydetti. "Maalesef, o sıradaki talebi diğer birçok talep gibi belki başka bazı ülkeleri rahatsız edeceği düşüncesi ile kabul edilmemiş" diyen Davutoğlu, Dağcı'nın buna da Yurdunu Kaybeden Adam eserinde biraz sitemle yer verdiğini kaydetti. Davutoğlu, Dağcı'nın fiziken olmasa da ruhen Türkiye'de yaşadığını söyleyerek, Türkçe'yi bu kadar iyi kullanan çok az yazar bulunduğunu bildirdi.

-ALMAN VAKIFLARINA İLİŞKİN İDDİALAR-

Bir gazetecinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bir Alman vakfının terör örgütü PKK ile ilişkisi hakkındaki sözlerini hatırlatması üzerine Davutoğlu, bugün daha kültür ağırlıklı bir soru almayı beklediğini belirterek, şunları söyledi:
"Sayın Başbakanımızın vurguladığı husus terörün değişik görünümler altında farklı destekleri söz konusu olabiliyor. Bazen böyle bir destek sağladığını düşünmeksizin de destek sağlandığı durumlar olabiliyor. Bizim için şu anda terörün bütün kaynaklarının, beslendikleri kaynaklar ne olursa olsun kurutulması büyük önem taşıyor ve sivil faaliyetler çerçevesinde herkesin bu faaliyetlerin teröre ne ölçüde imkan sağladığı konusunda bilinçli ve duyarlı olmasını beklemek bizim hakkımız.
Dolayısıyla eskiden beri zaten bu çalışmaları hep yakından takip ettik, sadece Alman vakıfları çerçevesindeki faaliyetler için söylemiyorum. Genel olarak bütün bu irtibatlar ilgili devlet kurumları tarafından yakından takip ediliyor ve gerekli girişimler yapılagelmiştir, bundan sonra da gerekli girişimler yapılır. Önemli olan bu duyarlılığın herkes tarafından gösterilmesi ve bu çerçevede hareket edilmesi."
Davutoğlu ve Günay ile birlikte içlerinde çeşitli partilerden milletvekilleri, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, TİKA Başkanı Serdar Çam, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, eski BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu, çeşitli üniversitelerin rektörleri, İlber Ortaylı gibi aydın ve yazarlar bulunan kalabalık bir heyet de Kırım'a gitti.

AA