Dışişleri Bakanı Fidan, Karadeniz’de artan güvenlik risklerine dikkati çekti

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Azerbaycanlı mevkidaşı Ceyhun Bayramov ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Ukrayna-Rusya Savaşı ve Karadeniz güvenliği konularında değerlendirmelerde bulundu.

Haber Giriş Tarihi: 16.09.2026 17:24
Haber Güncellenme Tarihi: 16.09.2026 18:06
https://www.qha.com.tr/

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleştirdiği temaslar kapsamında Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Karadeniz’deki seyrüsefer güvenliği ve bölgedeki can, mal ve çevre güvenliğinin tehlikeye girdiğini vurgulayan Bakan Fidan, Türkiye’nin barışın tesis edilmesi adına girişimlerini sürdüreceğini bildirdi.

"SAVAŞIN KARADENİZ'E YAYILMASI KABUL EDİLEMEZ"

Ukrayna-Rusya Savaşı üzerine değerlendirmelerde bulunan Bakan Fidan, Karadeniz'deki gerginliğe ve seyrüsefer güvenliğine dikkati çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:

Ancak son aylarda Karadeniz'de sivil gemilere yönelik artan saldırılar, bölgede can, mal, seyir ve çevre güvenliğine ciddi şekilde zarar vermektedir. Maalesef bu saldırılarda Türk ve Azerbaycan vatandaşı denizcilerimiz de yaşamlarını yitirdiler. Hayatını kaybeden denizcilerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum. Savaşın Karadeniz'de de yayılması ve vatandaşlarımızın hayatını ve şirketlerimizin faaliyetlerini tehdit etmesi, kabul edilebilir bir durum değil.

"TÜRKİYE OLARAK BARIŞ İÇİN HER TÜRLÜ ÇABAYI HARCAMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

Bakan Fidan, bu hususta taraflara gerekli uyarıları yaptıklarını kaydederek gerekli siyasi iradenin ortaya konması ve iyi niyetle hareket edilmesi hâlinde, bu konuda bir uzlaşı zemini yakalanabileceğine dair duydukları inancı dile getirdi.

Öte yandan Bakan Fidan, bir mutabakata varılması için son zamanlarda gayretlerini artırdıklarını ve savaşın sona ermesi için de gerekli girişimlerde bulunduklarını kaydetti.

Ayrıca Bakan Fidan, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "En kötü barış bile savaşın kendisinden iyidir" sözüne atıfta bulunarak "Türkiye olarak barış için her türlü çabayı harcamaya devam edeceğiz." şeklinde konuştu.

“ZAMAN ZAMAN YALNIZ KALSAK DA BİZİM POZİSYONUMUZ HEP AYNI OLDU”

Bununla birlikte “Savaşın başından itibaren 4,5 yıldır, zaman zaman yalnız kalsak da Avrupa ortamında, bizim pozisyonumuz hep aynı oldu.” ifadelerini kullanan Bakan Fidan, Ukrayna-Rusya Savaşı’nın daha fazla yayılmadan hemen durması gerektiğinin altını çizdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu konuda ortaya koyduğu iradenin sahada diplomatik olarak hayata geçirilmesi için çeşitli girişimlerde bulunduklarını kaydetti.

Türkiye’nin hem Ukrayna hem de Rusya ile ilişkileri etkin bir şekilde kullanarak yıllar içerisinde Tahıl Anlaşması ve esir takası gibi konularda katkıda bulunduğu faaliyetlere işaret eden Bakan Fidan, Rusya ile Ukrayna arasında İstanbul'da yapılan görüşmeler neticesinde barış anlaşması metninin imzalanmasına çok yaklaşıldığını ancak nihayete erdirilemediğini hatırlattı.

Öte yandan Bakan Fidan, tarafları, kamuoyuna açık ve kapalı şekilde Türkiye'de birçok kez bir araya getirme yönündeki faaliyetlerine de dikkat çekti.

"KARADENİZİ ÖNCELEYEN ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR"

Bakan Fidan, enerji altyapılarının hedef alınmaması konusunda taraflar arasında bir anlayış birliğine varılması ve moratoryum ilan edilmesi yönündeki girişimleri de dile getirerek Birleşmiş Milletler (BM), ABD, Türkiye ve birkaç devletin bu konuda elinden geleni yaptığının altını çizerek özellikle Karadeniz'i önceleyen çalışmaların sürdüğünü bildirdi.

“BİZ BU RESMİN NEREYE GİRECEĞİNİ EN BAŞINDAN SÖYLEMİŞTİK”

Savaşın son bir yılda yıpratma savaşından yok etme savaşına dönüştüğünü vurgulayan Bakan Fidan, durumun coğrafi, metodik ve hedef bakımından şiddetleneceğine dikkat çekerek "Daha ileri yaygınlaşmayı ve daha fazla felakete yol açmasını önlemek için bunun durması gerekiyor. Sanıyorum taraflar da 4 buçuk yıl savaştıktan sonra artık psikolojik olarak da, idrak olarak da bu noktaya daha yaklaşmış durumdalar. İşte tam da bu noktada bizim gibi arabulucuların uygun sihirli formülleri, cümleleri, yöntemleri bularak tarafları bir noktada uzlaşmaya ikna etmemiz gerekiyor." ifadelerine yer verdi.

Fidan, tarafların uzlaşmaya varmadığı takdirde enerji fiyatları, gıda güvenliği ve çevrenin daha çok risk altında kalacağı ve savaşın yaygınlaşma tehlikesine işaret ederek savaşın zaman zaman sadece Karadeniz'de değil, başka Avrupa ülkelerine de sıçrama riskine dikkat çekti.

ORTA KORİDOR, ZENGEZUR KORİDORU VE KRİTİK DEMİR YOLU HATLARI DA GÜNDEME TAŞINDI

Öte yandan Bakan Fidan, Azerbaycan ile Türkiye'nin hayata geçirilmesinde büyük rol oynadığı Orta Koridor'un küresel ticaret açısından önemini vurgulayarak, Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu Hattı'nın Orta Koridor’un en önemli bileşeni olduğunu ifade etti.

Nahçıvan üzerinden Türkiye-Azerbaycan bağlantısallığının sağlanmasının Türk dünyasının birbirine erişimi açısından önem arz ettiğine de dikkat çeken Bakan Fidan, Zengezur Koridoru'na ve onun tamamlayıcı unsurlarından biri olan Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demir Yolu Hattı'nın inşasını da gündeme taşıdı.

BAKAN FİDAN, TÜRKİYE-AZERBAYCAN İŞ BİRLİKLERİ VE TÜRK DÜNYASININ ÖNEMLİ BAŞLIKLARINA DEĞİNDİ

Türkiye ve Azerbaycan’ın savunma ve güvenlik alanındaki iş birliğine güçlü bir zemin hazırladıklarını dile getiren Bakan Fidan, Azerbaycan ile Ermenistan arasında nihai barışa ulaşılması yönünde son dönemde kaydedilen gelişmeleri ve Azerbaycan'ın bu konudaki yapıcı tavrını memnuniyetle karşıladı.

Öte yandan Türkiye’nin Azerbaycan ile enerji, ulaştırma ve bağlantısallık alanlarındaki iş birliğinin ilişkilerin bir diğer stratejik boyutunu oluşturduğuna dikkat çeken Bakan Fidan, bu konuda birçok projenin yürütüldüğünü aktardı.

Bununla birlikte Bakan Fidan, 29 Ekim'de Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısının, 30 Ekim'de de Teşkilatın 13. Zirvesinin Ankara'da gerçekleştirilmesinin planlandığını dile getirerek “Bu zirveyi Türk dünyasının ortak gelecek vizyonunu tahkim edecek tarihî bir adım olarak görüyoruz." ifadelerini kullandı.

“HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA GÜVENLİ, KESİNTİSİZ VE SERBEST GEÇİŞLERE İZİN VERİLMELİ”

Ayrıca Bakan Fidan, İran’ın güvenliği, istikrarı ve refahının bölge güvenliğini doğrudan etkilediğine dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi:

Son dönemde artan karşılıklı saldırılar barış çabalarına ciddi sekte vurmakta. Bölgedeki gerilimi artıran bu eylemlerin derhâl sona ermesi gerekmektedir. Aynı zamanda Hürmüz Boğazı'nda güvenli, kesintisiz ve serbest geçişlere izin verilmeli ve savaş öncesi statükoya bir an önce dönülmelidir.