
Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Rusya’nın NATO’ya yönelik olası saldırısı, Ukrayna’ya verilen destek ve Moskova ile diplomatik temasların geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Stubb, Rusya’nın savaşı daha fazla tırmandırma kapasitesinin sınırlı olduğunu ve Moskova’nın NATO ile doğrudan karşı karşıya gelmesinin mantıklı olmayacağını savundu.
Almanya merkezli Bild gazetesine konuşan Stubb, Rusya’nın NATO’ya saldırma ihtimaline ilişkin herhangi bir kanıt görmediğini belirtti. NATO’nun konvansiyonel ve nükleer kapasitesinin güçlü bir caydırıcılık oluşturduğunu söyleyen Stubb, buna rağmen Avrupa’nın “en kötüsüne hazırlıklı olması” gerektiğini ifade etti.
"ÇİN, RUSYA'NIN NÜKLEER SİLAH KULLANMASINA İZİN VERMEYECEK"
Rusya’nın Ukrayna’da nükleer silah kullanma ihtimaline de değinen Stubb, bu konuyu Çin Dışişleri Bakanı ile görüştüğünü ve Çinli bakanın kendisine “Bunun olmasına asla izin vermeyeceğiz.” dediğini aktardı. Stubb, Çin’in bu tutumunun Rusya üzerinde etkili bir caydırıcılık oluşturduğunu söyledi.
Stubb, Rusya’nın savaşı daha fazla tırmandırabileceği en önemli adımın genel seferberlik ilan etmek olduğunu aktardı. Rusya’nın mevcut insan gücü kayıplarını mevcut asker alımıyla karşılamakta zorlandığını vurgulayan Stubb, Moskova’nın aynı anda ikinci bir cephede savaşabilecek kapasiteye sahip olmadığını söyledi.
Rusya’nın ekonomik sorunlar nedeniyle savaşı sona erdireceği beklentisine de karşı çıkan Stubb’a göre asıl kırılma, savaşın artık Kremlin yönetimi için bir fayda sağlamadığı düşüncesinin oluşmasıyla yaşanabilir.
“UKRAYNA YENİLİRSE, BİZ DE YENİLİRİZ”
Ukrayna’ya verilen desteğin Avrupa’nın kendi güvenliğine yapılan bir yatırım olduğunu vurgulayan Stubb, “Ukrayna, Rusya karşısında sahip olduğumuz en iyi güvenlik garantisidir. Ukrayna yenilirse, biz de yeniliriz.” dedi.
Stubb ayrıca Avrupa’nın Rusya ile siyasi diyaloğu yeniden başlatması gerektiğini kaydetti.
Finlandiya Cumhurbaşkanı, Rusya’nın hibrit saldırılarına karşı Avrupa’nın Kremlin ile iletişim kanallarını tamamen kapatmaması gerektiğini belirterek, siyasi düzeyde görüşmeler yürütülmesinin tarafların birbirlerinin niyetlerini daha doğru anlamasına yardımcı olacağını söyledi.