Hindistan, gübre ithalatını Rusya ve Belarus’tan artırmayı planlıyor

Hindistan, Orta Doğu’daki gerilim ve Çin’in ihracat kısıtlamaları nedeniyle oluşabilecek arz riskine karşı Rusya ve Belarus’tan gübre ithalatını artırmayı planlıyor.

Haber Giriş Tarihi: 19.03.2026 16:07
Haber Güncellenme Tarihi: 19.03.2026 16:07
https://www.qha.com.tr/

Dünyanın önde gelen gübre ithalatçılarından Hindistan’ın, tedarik risklerine karşı Rusya, Belarus ve Fas’tan gübre alımını artırmak için görüşmeler yürüttüğü bildirildi.

Birleşik Krallık merkezli Reuters haber ajansına konuşan kaynaklara göre, Orta Doğu’daki gerilim ve Çin’in ihracat kısıtlamaları, küresel arzda daralma ihtimalini gündeme getirdi.

Tarımın ekonomide kritik rol oynadığı Hindistan, başta üre, diamonyum fosfat (DAP) ve potasyum klorür olmak üzere çeşitli gübre türlerini ithal ediyor. Ayrıca üre üretiminde temel hammadde olan sıvılaştırılmış doğal gaz da dış alım kalemleri arasında yer alıyor.

Mevcut durumda Hindistan’ın DAP ve üre ithalatının yaklaşık yarısı Orta Doğu’dan sağlanıyor. Bu kapsamda Suudi Arabistan en büyük DAP tedarikçisi olurken, Umman ise üre tedarikinde öne çıkıyor. Ancak bölgede artan jeopolitik riskler, tedarik güvenliğini tehdit ediyor.

SEBEP OLARAK ORTA DOĞU’DAKİ SAVAŞ GÖSTERİLİYOR

Hindistanlı bir hükûmet yetkilisi, stokların geçen yıla kıyasla daha yüksek olduğunu ancak Orta Doğu’daki gerilimin uzaması hâlinde durumun zorlaşabileceğini belirterek, “Bu nedenle Rusya ve diğer ülkelerle temas hâlindeyiz. Önümüzdeki aylarda ek tedariki güvence altına almak istiyoruz.” dedi.

Ülkede gübre ithalatı şirketler tarafından bireysel olarak gerçekleştirilse de sektörün sıkı şekilde düzenlenmesi ve çiftçilere sağlanan devlet sübvansiyonları nedeniyle yabancı tedarikçilerle görüşmeler çoğu zaman kolektif olarak yürütülüyor.

Hindistan’da gübre talebi özellikle haziran ve temmuz aylarında, çiftçilerin pirinç, mısır, pamuk ve yağlı tohum ekimine başlamasıyla birlikte artış gösteriyor.

Öte yandan, Orta Doğu’daki savaşın küresel enerji ve hammadde piyasalarına etkisi sürerken, Çinli devlet petrol şirketlerinin de arz sıkıntısı riskine karşı Rus petrolüne yeniden yöneldiği ifade ediliyor.