
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, “Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” temasıyla düzenlenen STRATCOM Zirvesi 2026 kapsamında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Duran, mevcut uluslararası sistemin çözülme sürecine girdiğini belirterek, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan düzenin artık sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Duran, “Ukrayna-Rusya Savaşı, Gazze'de yaşananlar ve İran Savaşı, aslında yeni bir gerçekliğin uzantıları, o da bizim bildiğimiz dünyanın artık sonuna gelmediğini, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan düzenin çökmekte olduğunu gösteriyordu.” dedi.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” söyleminin, küresel sistemdeki adaletsizliklere dikkat çektiğini vurgulayan Duran, daha adil ve değer temelli bir uluslararası düzenin gerekliliğine işaret etti.
“KENDİ HİKÂYEMİZİ KENDİMİZ ANLATMAK İSTEDİK”
Türkiye’nin son yıllarda siber saldırılar ve dezenformasyon kampanyalarına karşı direnç geliştirdiğini belirten Duran, bu süreçte stratejik iletişime öncelik verildiğini söyledi. Duran STRATCOM’un temel amaçlarından birinin Türkiye’nin tezlerini ve Cumhurbaşkanı’nın vizyonunu dünyaya anlatmak olduğunu belirtti ve şu ifadeleri kullandı:
İkinci amacımız kendi hikâyemizi kendimize anlatmak ama buna diğer ülkelerine katmak, çevremizdeki bölgelerin söyleyecek sözü olan ve mevcut sistemin sıkıntılarından rahatsız olan yeni bir ses getirmek isteyenlere de bir platform oluşturduk. Biliyorsunuz dünyada az sayıda aktör hikâyeyi belirliyor. Biz kendi hikâyemizi kendimiz yazalım ve birlikte yazalım istedik. Onun için de çok sayıda ülkenin buraya katılması, burada görüşlerini, dünyanın nereye gitmesi gerektiğini birlikte anlatmalarını istedik ve bu platformda bugün bu amaca hizmet ettiğini görmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum.
“ULUSLARARASI SİSTEMDE BİR KOPUŞ YAŞANIYOR”
Zirvenin temasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Duran, uluslararası sistemde yaşanan kırılmanın artık açık bir “kopuş” olduğunu belirterek, çok kutuplu dünyada güç dengelerinin ve yeni düzenin henüz netleşmediğini dile getirdi. Mevcut krizlerin çok boyutlu olduğunu vurgulayan Duran şu şekilde konuştu:
Küresel ve bölgesel güçler kendi meselelerini savaşla çatışmayla çözmeye çalışıyorlar. Bizim zamanında Cumhurbaşkanımız liderliğinde ifade etmiş olduğumuz bu sistem değişmeli mesajı aslında değerleri ve normları terk etmek değildi. Aksine biz bu gelen dünyanın sorunlarını gördüğümüz için fark ediyorduk. Yapılması gereken şey değerleri ve normları dayalı olan adaleti önceleyen, birlikteki önceleyen bir sistemi kurulmasıydı. Onun için bu kopuşun getirdiği sıkıntıları görelim. Hangi sınavlarla karşı karşıyayız, hangi tehditlerle karşı karşıyayız, ne gibi çözümler üretilebilir, bunlara odaklanalım istiyoruz. Benim iki gün içerisinde gördüğüm, katılabildiğim kadarıyla panellerde katılımcılar bu konunun cevabını çok etkili bir şekilde aradılar. Kendi söylemlerimizi, kendi çözüm önerilerimizi hep birlikte nasıl hayalde geçirebiliriz? Diplomasiden medyaya kadar hangi alanda neler yapılabilir? Bunlar geniş bir şekilde konuşuldu.
“İSTİKRAR VE GÜVENLİK TÜRKİYE’NİN ÖNCELİĞİDİR”
Türkiye’nin yaklaşımının savaş ve çatışma yerine diplomasi, uzlaşı ve iş birliğini öncelemek olduğunu belirten Duran, büyük güçlerin sorunları çatışma yoluyla çözmeye çalışmasının küresel geleceği daha belirsiz ve riskli hâle getirdiğini ifade etti.
Bölgesel gelişmelere de değinen Duran, Türkiye’nin Balkanlar’dan Orta Doğu’ya, Afrika’dan Türkistan'a kadar geniş bir coğrafyada istikrar ve güvenliği öncelediğini söyledi. Ayrıca Duran “Geliştirdiğimiz kapasiteleri savunma sanayi dahil birçok ülkeyle paylaşmakta hiçbir mahsup görmüyoruz. Biliyorsunuz geçmişte Türkiye'ye aynı şekilde paylaşılmayan müttefiklerimizin bile bizimle paylaşılmadığı kapasiteleri biz güvenliği sağlamak, istikrarı sağlamak için birçok ülkeyle paylaşıyoruz. Buradaki amaç elbette bir bölgesel barışın, bir bölgesel iş birliğini sağlamasıdır. Türkiye'nin öncelikle çevresindeki bölgede bu barışın sağlanması bizim önerimiz. Dolayısıyla ortaya çıkan bu savaşları elbette kabul edilemez buluyoruz.” ifadelerini kullandı.
İsrail’in bölgedeki saldırılarını ve sivillerin hedef alınmasını kabul edilemez bulduklarını vurgulayan Duran, Türkiye’nin diplomasi kanallarıyla barış ortamı oluşturmak için çalıştığını kaydetti.
Duran ayrıca, STRATCOM’un gelecek süreçte de farklı toplantılarla devam edeceğini ve her yıl İstanbul’da düzenlenerek küresel ölçekte ortak bir mesaj ortaya koymayı hedeflediğini sözlerine ekledi.