
Türk dünyasında baharın ve yeniden doğuşun simgesi Nevruz, İstanbul’da anlamlı bir sergiyle kutlandı. Umay Ana Türk Dünyası Kadınlar Birliği ve İstanbul Üniversitesi iş birliğiyle hazırlanan “Türk Halk Kültüründe Kadın Kıyafetleri” sergisi, Türkistan bozkırlarından Kırım’a uzanan kadim mirası Topkapı Kültür Mahallesi’ndeki Yörük Otağı’nda sanatseverlerle buluşturdu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde kapılarını açan sergi, Türk kültür coğrafyasının en zarif ve köklü örneklerini bir araya getirdi. Kadın kıyafetleri ve başlıklarının merkezde olduğu seçki, ziyaretçileri Türk dünyasının derinliklerine doğru kültürel bir yolculuğa çıkardı.
Sergiyle ilgili Kırım Haber Ajansına (QHA) konuşan Umay Ana Türk Dünyası Kadınlar Birliği Başkanı Prof. Dr. Muallâ Uydu Yücel, “Bugün Türk tarihinin çok önemli günlerinden birini yaşıyoruz. Yeni günü, yani Nevruz'u yaşıyoruz ve kutluyoruz. Bu münasebetle de yine biz de kendi birliğimize uygun bir şekilde İstanbul Büyükşehir Belediyesinin konukseverliğinde Türk kültüründe kadın kıyafetlerini hazırladık. Bu koleksiyonun hazırlanmasında özellikle birliğimiz içerisindeki kadınlarımız bize büyük destek verdiler. Zira kadının aslında biz buna sessiz dili diyoruz. Kadını hayatının her aşamasında yaşadıklarını motiflere, sembollere dökmüştür, kıyafetlere dökmüştür ve bu şekilde kendisini betimlemiştir. Biz de geçmişten devraldığımız bu kültürel mirasımızı gelecek nesillere attırmak için önümüzden gelen her türlü gayreti Umayana Türk Dünyası Kadınlar Birliği olarak göstermeye çalışıyoruz.” dedi.
Ayrıca Kırım’ın bağımsızlığına olan inancını, “Bir gün mutlaka ama mutlaka Kırım'ın bağımsız olacağına canı yürekten inanıyorum.” sözleriyle vurgulayan Yücel, bu özel günde kendilerini yalnız bırakmayan katılımcılara ve QHA'ya teşekkürlerini sundu.
Serginin küratörlüğünü üstlenen Özlem Özer Tuğal ise hazırlık sürecinde geleneksel yöntemlerden ödün vermeden modern dokunuşları harmanladıklarını vurguladı. Yörük Otağı’nın tarihsel atmosferinde sergilenen koleksiyonun kapsamı hakkında bilgi veren Tuğal, şunları kaydetti:
“Koleksiyonumuzun bir bölümünü oluşturan Kırgız, Kazak, Özbek, Azerbaycan, Türkmenistan, Kırım Tatarı, Irak Türkmeni ve Gagauz kadın kıyafetleri ile başlıkları ve seramik kadın başlıkları yer alıyor. Sanatın birleştirici ve toplumu geliştirici gücünü göz önünde bulundurduğumuzda; köklü geleneklerimizin sanatla harmanlanarak gelecek nesillere aktarılmasında bu tür etkinliklerin son derece önemli olduğunu düşünüyoruz.” şeklinde konuştu.
Nevruz bayramının enerjisiyle birleşen etkinlik, Türk halk kültüründe kadının sadece bir figür değil, aynı zamanda toplumun en güçlü kültürel taşıyıcısı ve hikaye anlatıcısı olduğunu bir kez daha kanıtladı.