
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos ve Moldova Başbakanı Vasile Tofan, Brüksel'de düzenlenen AB-Moldova Ortaklık Konseyi'nin 10'uncu toplantısının ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Toplantıda, Rusya kaynaklı güvenlik tehditleri ve Moldova'nın AB'ye katılım süreci ana gündem maddelerini oluşturdu.
"AMAÇ KORKU YARATMAK VE KARAR MEKANİZMALARINI FELCE UĞRATMAK"
Son haftalarda Rusya kaynaklı hibrit saldırılar, sabotaj girişimleri ve hava sahası ihlallerinde belirgin bir artış yaşandığını vurgulayan Kallas, Rus füzeleri ve insansız hava araçlarının son olarak Moldova hava sahasını ihlal etmesini eleştirdi.
Bu durumun kesinlikle kabul edilemez olduğunu belirten Kallas, şu ifadeleri kullandı:
Kremlin, kıta genelinde insanların hayatını riske atıyor. Moskova’nın bu eylemlerinin ardındaki asıl amaç korku yaratmak ve karar alma mekanizmalarını felce uğratmaktır. Avrupa Birliği olarak buna dayanıklılığımızı artırarak ve Ukrayna’ya desteğimizi sürdürerek cevap veriyoruz.
Kallas ayrıca yükselen enerji fiyatlarının yalnızca AB üyelerini değil tüm bölgeyi etkilediğini belirterek ortaklarla temasların sürdüğünü kaydetti.
KOS: ÇABALAR YOĞUNLAŞTIRILMALI
AB Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos ise Moldova'nın AB'ye güvenebileceğini, üyelik sürecinin mevcut başbakanın görev süresinde gerçekleşebileceğini dile getirdi.
Büyüme Planı'nın somut ve elle tutulur bir değişim yaratmasını sağlamak için çabaların yoğunlaştırılması gerektiğini kaydeden Kos, "Moldova bu doğrultuda ilerlemeye devam ederse, yalnızca bu yıl Büyüme Planı kapsamında 500 milyon avronun üzerinde bir kaynak alabilir." şeklinde konuştu.
MOLDOVA'DA HEDEF 2030'DA TAM ÜYELİK
Müzakere sürecindeki teknik detaylara değinen Moldova Başbakanı Vasile Tofan, yıl sonuna kadar kalan tüm fasıl kümelerini açmayı hedeflediklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
Amacımız, müzakerelerin 2028'in başına kadar tamamlanması için gerekli teknik çalışmaları bitirmek ve Moldova'yı 2030 yılına kadar üyeliğe hazırlamaktır. Standartların düşürülmesini veya kestirme yolların kullanılmasını istemiyoruz. Reformlardaki ilerlemenin müzakereleri takip ettiği, öngörülebilir ve liyakate dayalı bir sürece inanıyoruz.
Tofan, Moldova'nın bir gün AB'ye katılma ihtimalinin geçmişte düşük görüldüğünü ancak bugün somut takvimlerin konuşulduğunu belirterek, bu sürecin bütün bir nesil için tarihi bir misyon olduğunu sözlerine ekledi.