Kırım Tatar araştırmacıları uluslararası akademik ağ kuruyor: Uluslararası Kırım Tatar Araştırmaları Derneği oluşturuldu

Kanada Ukrayna Araştırmaları Enstitüsünün öncülüğünde, Türkiye, Ukrayna, Kanada ve diğer ülkelerden araştırmacıların katılımıyla Uluslararası Kırım Tatar Araştırmaları Derneği oluşturuluyor.

Haber Giriş Tarihi: 07.11.2026 14:23
Haber Güncellenme Tarihi: 07.11.2026 14:25
https://www.qha.com.tr/

Dünyanın farklı ülkelerinde Kırım ve Kırım Tatarları üzerine çalışmalar yürüten araştırmacılar, Uluslararası Kırım Tatar Araştırmaları Derneğini kurmak üzere bir araya geldi. Kanada Ukrayna Araştırmaları Enstitüsünün (KIUS) öncülük ettiği girişimle oluşturulan uluslararası akademik ağın; Kırım Tatar tarihinin, kültürünün ve kimliğinin araştırılmasını, bilimsel çalışmaların geliştirilmesini ve uluslararası akademik iş birliğinin güçlendirilmesini hedeflediği bildirildi.

Kırım Haber Ajansına (QHA) konuşan Kanada Ukrayna Araştırmaları Enstitüsü Direktörü Nataliya Hanenko-Friesen, derneğin kuruluş sürecinin üç yıldır devam eden akademik iş birliğinin sonucu olduğunu belirtti. Ukrayna, Türkiye, Kanada ve diğer ülkelerden araştırmacıların katılımıyla oluşturulacak ağın, Kırım Tatar araştırmalarını uluslararası ölçekte bir araya getireceğini ifade etti.

Hanenko-Friesen, Kırım Tatar halkının Ukrayna’da yerli halk olarak tanınmasının, Ukrayna çalışmalarının akademik açıdan yeniden ele alınmasını gerekli kıldığını vurguladı. Bu kapsamda Kırım ve Kırım Tatarları üzerine yapılan araştırmaların yalnızca Ukrayna çalışmaları çerçevesinde değil, yerli halkların perspektifinden de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

KIRIM TATAR ARAŞTIRMALARI ULUSLARARASI AKADEMİK AĞDA BULUŞACAK

Enstitünün Kırım konusundaki çalışmalarına üç yıl önce başladığını belirten Hanenko-Friesen, süreç içerisinde farklı ülkelerde ve üniversitelerde çalışan araştırmacıların ortak bir bilimsel platformda buluşmasına ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.

Hanenko-Friesen, “Kırım Tatar Araştırmaları Derneğini kurma ve faaliyete geçirme fikri ortaya çıktı. Ancak yalnızca bir dernek değil, ulusötesi bir Kırım Tatar Araştırmaları Derneği oluşturmayı hedefliyoruz. Ukrayna, Türkiye, Kanada ve diğer ülkelerden bilim insanlarını bu çalışmaya dâhil ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Kırım Tatar araştırmalarının Ukrayna çalışmalarının önemli bir parçası olduğunu belirten Hanenko-Friesen, Kırım Tatar halkının yerli halk kimliği ve tarihinin akademik alanda daha görünür hâle getirilmesinin önemine dikkati çekti.

“KIRIM TATARLARININ AKADEMİK VARLIĞI UZUN SÜRE GÖRMEZDEN GELİNDİ”

Kıyiv-Mohıla Akademisi Kırım Araştırmaları Merkezi Başkanı Martin-Oleksandr Kıslıy da uluslararası derneğin, dünyanın farklı ülkelerine dağılmış araştırmacıları ortak bir bilimsel toplulukta buluşturacağını söyledi.

Kıslıy, Kırım Tatar araştırmaları alanında uluslararası ölçekte sürdürülebilir bir akademik ağa duyulan ihtiyacın uzun süredir hissedildiğini belirterek, araştırmacıların farklı üniversitelerde ve ülkelerde birbirlerinden bağımsız çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.

Derneğin üniversite, bölüm veya enstitü gibi belirli bir merkezde faaliyet gösteren geleneksel bir kurum olmayacağını kaydeden Kıslıy, uluslararası bir araştırma ağı olarak çalışacağını bildirdi. Bu kapsamda bilim insanları arasında fikir ve bilgi alışverişi yapılacak, ortak yayınlar hazırlanacak, konferans ve sempozyumlar düzenlenecek.

Kıslıy, Kırım Tatarlarının akademik alandaki varlığının uzun süre yeterince temsil edilmediğini vurgulayarak, yeni oluşumun bu eksikliğin giderilmesine katkı sunmasını beklediklerini söyledi. Derneğin Türkiye, Kanada, Almanya, Ukrayna ve işgal altındaki Kırım dâhil farklı coğrafyalarda bulunan araştırmacıları ortak amaç etrafında birleştireceğini belirtti.

SÖZLÜ TARİH VE 1944 SÜRGÜNÜ ARAŞTIRMALARI ÖNCELİKLİ ALANLAR ARASINDA

Uluslararası Kırım Tatar Araştırmaları Derneğinin çalışma alanlarından biri sözlü tarih olacak. Hanenko-Friesen, araştırmacıların insanlarla yapılan görüşmeler ve tarihî tanıklıkların belgelenmesi konusunda önemli deneyime sahip olduğunu belirtti.

Bu kapsamda özellikle 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı, sürgün sonrasında yaşanan yer değiştirmeler ve 2014 ile 2022 yıllarından sonra ortaya çıkan yeni göç ve yerinden edilme deneyimleri üzerinde durulacak.

Sovyet döneminde Kırım Tatar toplumu ve halkın tarihi üzerine bilimsel bilgi üretmenin ciddi biçimde engellendiğini hatırlatan Hanenko-Friesen, sözlü tarih çalışmalarının, arşiv belgelerinin, mektupların ve diğer tarihî kaynakların incelenmesinin Kırım Tatar halkının tarihinin daha kapsamlı biçimde anlaşılmasına imkân sağlayacağını ifade etti.

Hanenko-Friesen, bu çalışmaların Kırım Tatar halkının gelişimini, tarihî deneyimlerini ve Ukrayna ile dünya tarihi üzerindeki entelektüel izlerini ortaya koymaya katkı sunacağını kaydetti.

KGB ARŞİVLERİNDEKİ BELGELER ARAŞTIRILACAK

Derneğin bir diğer önemli çalışma alanını ise Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) bünyesindeki Sektörel Devlet Arşivinde muhafaza edilen Sovyet Devlet Güvenlik Komitesi (KGB) belgelerinin incelenmesi oluşturacak.

Hanenko-Friesen, Kanada Ukrayna Araştırmaları Enstitüsünün SBU Devlet Sektörel Arşivi ile birlikte “Adalet” projesini başlattığını ve iki yıldır Kırım’la bağlantılı Sovyet baskı organlarına ait belgelerin dijital ortama aktarılması üzerinde çalıştıklarını bildirdi.

Resmî olarak kullanıma açılan dijital arşiv portalında Kırım’la ilgili Sovyet dönemi baskı ve takip mekanizmalarına ait belgelerin yer aldığını belirten Hanenko-Friesen, portalın ilerleyen süreçte yeni belgelerle genişletileceğini ve bu kaynaklar temelinde bir araştırma laboratuvarı kurulmasının planlandığını açıkladı.

BİLİMSEL ÇALIŞMALARIN TOPLUMSAL BİLGİYE DÖNÜŞMESİ HEDEFLENİYOR

Uluslararası Kırım Tatar Araştırmaları Derneğinin faaliyetlerinin yalnızca akademik çevrelerle sınırlı kalmayacağı, Kırım Tatar halkı ve Ukrayna’nın diğer yerli halkları hakkında toplumsal bilginin geliştirilmesine de katkı sağlayacağı belirtildi.

Dernek kapsamında hazırlanacak bilimsel yayınlar, düzenlenecek konferanslar ve ortak araştırmalar aracılığıyla Kırım Tatar tarihinin uluslararası akademik alandaki görünürlüğünün artırılması hedefleniyor.

Araştırmacılar, farklı ülkelerde dağınık hâlde bulunan bilim insanlarını ortak bir platformda buluşturacak bu girişimin, Kırım Tatar araştırmalarında kalıcı uluslararası iş birliğinin gelişmesine zemin hazırlamasını bekliyor.