
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nun 81. oturumu kapsamında New York'ta düzenlenen 6. Uluslararası Kırım Platformu Zirvesi, çok sayıda devlet başkanı, hükûmet temsilcisi ve uluslararası kuruluşu üst düzeyde bir araya getirdi. Zirvede, işgal altındaki Kırım’da devam eden insan hakları ihlalleri, yarımadanın askerileştirilmesi, gençlik ve eğitim sistemine yönelik sistemli baskılar ile Kırım’ın işgalden kurtarılmasına ilişkin ortak adımlar ele alındı.
Uluslararası koalisyonun pekiştirilmesi ve Rus işgalini tanımama politikasının sürülmesinin hedeflendiği zirvede, Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu tarihi bir konuşma gerçekleştirdi.
KIRIM’IN İŞGALİNİN 4599. GÜNÜ
Konuşmasına Kırım’daki işgalin 4599. gününe girdiğini belirterek başlayan Kırımoğlu, 2014 yılındaki ilk işgal günlerinde gösterilen kararsızlığın ağır bedellerine dikkat çekti. İşgalin başladığı dönemde Kırım Tatarlarının silaha sarılmaya hazır olduğunu ancak gerek dönemin Ukrayna yönetiminden gerekse Batılı müttefiklerden gelen "kan dökülmesini önleme ve diplomatik baskı uygulama" telkinleri sebebiyle askerî bir direniş gösterilemediğini hatırlatan Kırımoğlu, “Ukrayna yönetiminin ve Batılı müttefiklerimizin bu tutumu, Putin’i Ukrayna topraklarında yeni işgallere girişme konusunda fazlasıyla cesaretlendirdi. Kırım’da ise toplu aramaların, tutuklamaların, işkencelerin, aktivistlerin kaçırılmasının ve öldürülmesinin asıl hedefi yerli halkın temsilcileri oldu. Şüphesiz ki Kırım’da işgalcilere karşı başlatılacak askerî eylemler büyük bir kan dökülmesine yol açabilirdi; ancak şundan tamamen eminim ki bu adım, Rusya’nın ilerideki yayılmacılığını durduracak ve dolayısıyla sonraki yıllarda meydana gelen ve bugün de devam eden katbekat büyük kan dökülmesinin önüne geçecekti." ifadelerinin kullandı.
"ÖNCEKİ ZİRVELERDEN BU YANA DURUM SADECE DAHA DA KÖTÜLEŞTİ"
Önceki beş Kırım Platformu zirvesinde kabul edilen bildirilere ve uluslararası hukukun ihlaline dikkat çeken kararlara değinen Kırımoğlu, kağıt üzerindeki metinlerin sahadaki gidişatı değiştirmeye yetmediğini vurgulayarak şunları kaydetti:
Ağustos 2021’den bu yana düzenlenen önceki beş Kırım Platformu zirvesinin tamamında iyi kararlar alındı. İşgalci ülkenin ihlal ettiği uluslararası hukuk kuralları, en ağır insan hakları ihlalleri, Kırım’ın demografik yapısının değiştirilmesi ve işlenen diğer suçlar bu metinlerde tek tek sıralandı. Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün sağlanması gerektiği ve daha birçok doğru söz bu bildirilerde yer aldı. Ancak ilk Kırım Platformu zirvesinden bu yana bir değişiklik olduysa, o da sadece daha kötüye doğru olmuştur. Yeni Ukrayna toprakları işgal edildi, bir milyondan fazla insan hayatını kaybetti, dökülen kanlar adeta bir deniz oldu, şehirler ve köyler yerle bir edildi. İşgalcilerin Kırım’da tüm muhaliflere ve özellikle yerli halkın temsilcilerine uyguladığı baskının boyutu keskin bir şekilde arttı.
KIRIMOĞLU: ŞİDDETSİZLİK İLKESİNE BAĞLI KALDIM ANCAK BU FAŞİZM BARIŞÇIL YÖNTEMLERLE DURDURULAMAZ
Sürgün ve soykırım tarihine rağmen ömrü boyunca barışçıl mücadeleyi savunduğunu vurgulayan Kırımoğlu, mevcut tablo karşısındaki değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
Ben tüm hayatım boyunca şiddet karşıtlığı ilkelerine bağlı kaldım. 1944 Sürgünü ve Soykırımı'ndan sonra Kırım Tatarları, ağır baskılara maruz kalmalarına rağmen, bunca yıl boyunca tek bir damla yabancı kanı dökmeden ana vatanları Kırım'a dönmek ve sivil haklarını kazanmak için yarım asra yakın bir süre mücadele ettiler. Şiddet karşıtlığı ilkelerine ve demokrasiye olan bağlılığım nedeniyle BM Fridtjof Nansen Ödülü’ne dahi layık görüldüm.
Ancak şu an son derece açıktır ki; milyonlarca insanın ölümünden, yüzlerce şehir ve köyün yıkımından sorumlu olan, Ukrayna devletini yok etmeyi ve ardından Ukrayna halkını yeni savaşlar için kullanmayı hedefleyen Putin ve Rus faşizmini barışçıl ve diplomatik yöntemlerle durdurmak neredeyse imkânsızdır.
Bu durumun, 6. Kırım Platformu Zirvesi’nin sonuç bildirgesinde açıkça yer alması gerektiğine inanıyorum.
"RUSYA'NIN SINIRLARI DİŞİNİN KIRILDIĞI YERDE BİTER"
Kremlin’in yaymacı politikalarına ve propaganda faaliyetlerine de değinen Kırımoğlu, Rusya’nın yurt dışına dağıttığı ve üzerinde "Büyük bir adamın (Putin) büyük sözleri" yazan hediye kutularındaki "Rusya’nın sınırları hiçbir yerde bitmez" sloganına sert tepki gösterdi. Bu saldırgan anlayışa karşı tek geçerli yanıtın askerî güç olduğunu belirten millî lider, konuşmasını şöyle sürdürdü:
Kremlin, 'Rusya’nın sınırları hiçbir yerde bitmez' sloganını yayıyor. Ancak bu faşist slogana tek bir alternatif vardır: Rusya’nın sınırları, hak ettiği cevabı aldığı ve dişinin kırıldığı yerde biter. Şu anda Ukrayna’nın yaptığı tam olarak budur. Ülkemiz sadece kendi topraklarını değil, esasen tüm Avrupa’yı savunmaktadır.
Ancak işgal altındaki tüm toprakların en kısa sürede özgürleştirilmesi ve savaşın sona ermesi için Ukrayna'nın, başta halkımızı Ukrayna genelinde 24 saat süren Rus bombardımanlarından koruyacak yeterli miktarda hava savunma silahlarının tedariki olmak üzere, kayda değer bir desteğe ihtiyacı vardır.
Kırımoğlu konuşmasını zirveye katılarak Ukrayna’ya destek veren tüm ülkelerin devlet başkanlarına ve temsilcilerine teşekkür ederek sonlandırdı.