Macaristan, komünist dönemin acı veren sırlarını gün yüzüne çıkarıyor

Macaristan, komünist dönem güvenlik belgelerini ülkenin geçmişiyle yüzleşme ve demokratik dönüşüm sürecinin bir parçası olarak 4 Kasım'da internetten erişime açtı.

Haber Giriş Tarihi: 05.11.2026 16:51
Haber Güncellenme Tarihi: 05.11.2026 16:57
https://www.qha.com.tr/

Macaristan, 1989'da sona eren komünist idare döneminde devlet güvenlik birimlerince tutulan belgeleri internet üzerinden erişime açıyor. İlk bölümü 4 Kasım'da yayımlanan arşivlerde, komünist yönetim boyunca muhbirlik yapan 50-60 bin kişinin isimlerinin ve faaliyetlerine ilişkin kayıtların bulunması bekleniyor.

Macaristan hükûmeti, eski devlet güvenlik servisinin komünist dönem boyunca tuttuğu belgeleri dijital ortama aktararak kamuoyunun erişimine sunmaya başladı. Hükûmet, uygulamayı ülkenin demokratik dönüşüm sürecindeki önemli adımlardan biri olarak nitelendiriyor.

Belgelerin yayımlanması, komünist yönetim döneminde devletin gözetim ağına dahil edilen kişilerin kimliklerinin ve faaliyetlerinin ortaya çıkmasını sağlayabilir. Arşivlerde, komşularını, iş arkadaşlarını, dostlarını ve aile üyelerini izleyen muhbirlerin kayıtlarının da yer aldığı belirtiliyor.

ARŞİVLERDE 50-60 BİN MUHBİRİN ADI BULUNUYOR

Macaristan Devlet Güvenliği Tarih Arşivi Başkanı Gergely Bendegúz Cseh, belgelerde 50-60 bin kişinin isminin geçtiğini belirtti. Cseh, eski ajanlara ait dosyaların taranarak yayımlandığını, böylece muhbirlerin nasıl işe alındığı, hangi koşullarda iş birliğine zorlandığı ve nasıl faaliyet gösterdiği hakkında bilgi edinilebileceğini söyledi.

Arşivlerin açılması, geçmişte devlet gözetimine maruz kalan kişiler için de önem taşıyor. Komünist dönem muhaliflerinden Bálint Magyar, yıllar önce kendisi hakkında tutulan bazı belgelere ulaşmıştı. Bunlar arasında, 1987'de bir grup öğretmene yaptığı konuşmayı aktaran bir muhbir raporu da bulunuyordu.

Raporda Magyar'ın, ülkede yakında rejim değişikliği yaşanacağını söylediği kaydedilmişti. Magyar, BBC'ye yaptığı açıklamada, o dönemde rejim değişikliğinden söz ettiğini hatırlamadığını belirtti. Ancak kendisini kimin izlediğini ve muhbirin kim olduğunu hâlâ bilmediğini ifade etti.

1956 MACAR AYAKLANMASI'NIN 70. YIL DÖNÜMÜNDE YAYIMLANDI

Arşivlerin ilk bölümü, Sovyet birliklerinin 1956 Macar Ayaklanması'nı bastırmasının 70. yıl dönümünde, 4 Kasım'da kamuoyuna açıldı. Ayaklanmanın bastırılmasının ardından yüzlerce hareket lideri hapse atıldı veya idam edildi.

Komünist yönetim, toplumun farklı kesimlerinden insanları muhbir olarak kullanarak geniş kapsamlı bir gözetim sistemi oluşturmuştu. BBC'nin haberinde, bazı kişilerin şantaj veya rüşvet yoluyla iş birliğine yönlendirildiği aktarılıyor.

1980'li yıllarda Macaristan'ın yeraltı rock müzik sahnesinde yer alan Péter “Sziámi” Müller de gizli polisin takibine maruz kalan isimler arasındaydı. Müller, konserlere ve etkinliklere katılanlar arasında polis muhbirlerinin bulunduğunu, ihbarlar sonucunda insanların düzenli olarak karakola götürülebildiğini anlattı.

Bununla birlikte Müller, aradan uzun yıllar geçtikten sonra muhbirlerin isimlerinin açıklanması konusunda temkinli bir yaklaşım sergiledi. İnsanların teşhir edilmesi, küçük düşürülmesi ve cezalandırılması düşüncesine katılmadığını belirtti.

ARŞİVLERİN AÇILMASI TARTIŞMA YARATTI

Arşivlerin kamuoyuna açılmasını öngören yasa eylül ayında kabul edildi. Başbakan Péter Magyar, nisan ayındaki seçim zaferinin ardından verdiği sözlerden birini yerine getirerek mevcut belgeleri kamuya açık ve aranabilir hâle getireceklerini açıklamıştı.

Polonya ve Almanya gibi bazı ülkeler, komünist yönetimlerin sona ermesinden sonra arşivlerini Macaristan'dan daha erken açmıştı. Ancak bu ülkelerde de belgelerin tamamı dijital ortama aktarılmış değil ve arşivlere erişim bazı kişisel veya ailevi dosyalarla sınırlı olabiliyor. Macaristan ise çevrim içi arşiv üzerinden herkesin açık arama yapabilmesini hedefliyor.

Eski muhalif Bálint Magyar, arşivlerin açılmasını olumlu bulmakla birlikte bunun sorumluların hesap vermesi açısından geç kalınmış bir adım olduğunu düşünüyor. Komünist dönemde görev yapan kuşağın önemli bölümünün hayatını kaybettiğini veya aktif çalışma yaşamını tamamladığını belirten Magyar, asıl meselenin geçmişle yüzleşmek olduğunu vurguladı.

Magyar, bir milletin geçmişindeki yalanlarla yüzleşmeden yaşamını sürdüremeyeceğini belirterek arşivlerin açılmasının Macaristan'ın geçmişiyle hesaplaşmasına katkı sağlayacağını ifade etti.