Mareşal Mustafa Fevzi Çakmak, vefatının 76. yılında saygıyla anılıyor

Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Genelkurmay Başkanı ve son mareşali Mustafa Fevzi Çakmak, vefatının 76. sene-i devriyesinde saygıyla yâd ediliyor.

Haber Giriş Tarihi: 10.04.2026 13:33
Haber Güncellenme Tarihi: 10.04.2026 13:33
https://www.qha.com.tr/

Kurtuluş Savaşı’nın askerî zaferlerini takiben, lâik ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e sarsılmaz inançla bağlı silâh arkadaşlarının önemli rolleri oldu. Mareşal Mustafa Fevzi Çakmak, bu silâh arkadaşlarının başında geldi.

ÇAKMAK; BİRÇOK TÜMEN, KOLORDU VE ORDUYU KOMUTA ETTİ

1876 yılında İstanbul’da doğan Çakmak, Harp Okulundan 1896 yılında teğmen, devam ettiği Harp Akademisinden ise 1898 yılında kurmay yüzbaşı olarak mezun oldu. 6 Şubat 1901’de kurmay kıdemli yüzbaşılığa, 19 Ağustos 1909’da kurmay binbaşılığa, 29 Eylül 1910’da kurmay yarbaylığa yükseldi. 1911 yılına kadar ordunun çeşitli kademelerinde görev aldı.

Trablusgarp Savaşı ve Balkan Savaşı’na katıldı. 2 Ağustos 1913’te Ankara Redif Tümen Komutanlığına, 6 Kasım 1913’te 2’nci Tümen Komutanlığına atandı. 24 Kasım 1913’te kurmay albay rütbesine yükseldi. Birinci Dünya Savaşı’nda 22 Aralık 1914’te ise 5’inci Kolordu komutanı olarak atandı.

2 Mart 1915 tarihinde tümgeneralliğe yükselen Çakmak, 13 Temmuz 1915’te komutanı olduğu 5’inci Kolordu ile Çanakkale Cephesi’ne katıldı. Bu cephede, İkinci Kerevizdere Muharebesi’nde düşmanı püskürtmeye muvaffak oldu. 10 Aralık 1915’te 5’inci Kolordu Komutanlığı uhdesinde kalmak üzere Anafartalar Grubu komutan vekili olarak görevlendirildi. 19 Nisan 1916’da Doğu Cephesi’nde 3’üncü Mıntıka komutanı olarak atandı. Bu cephede Çoruh-Kaledere-Tercan Muharebelerinde Ruslara karşı çarpıştı.

7 Eylül 1916’da 2’nci Kafkas Kolordu komutanı, 5 Temmuz 1917’de Diyarbakır’da bulunan 2’nci Ordu komutanı oldu. 9 Ekim 1917’de Filistin Cephesi’nde bulunan 7’nci Orduya komutan olarak tayin edildi. Bu cephede 30 Ekim-3 Kasım 1917 tarihlerinde Gazze-Birüssebi ve 15 Kasım 1917’de Kudüs-Yafa Muharebelerine katıldı. Daha sonra hastalanarak tedavi için İstanbul’a gitti.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN İLK GENELKURMAY BAŞKANI OLDU

28 Temmuz 1918’de korgeneralliğe terfi eden Çakmak, 24 Aralık 1918’de Genelkurmay Başkanı oldu. 14 Mayıs 1919’da 1’inci Ordu Kıtaatı müfettişi olarak atandı. 3 Kasım 1919’da Meclis-i Vükela kararı ile Anadolu’daki komutan ve subayların durumunu tahkik için gönderilecek Nasihat Heyetinde görevlendirildi. 31 Aralık 1919’da Askerî Şûra üyesi, 3 Şubat 1920’de Harbiye nazırı olarak atandı. 8 Mart 1920’de kurulan Salih Paşa Kabinesinde tekrar Harbiye nazırı olarak atandı. 8 Nisan 1920’de Kabinenin çekilmesiyle nazırlık görevi sona erdi.

27 Nisan 1920’de Ankara’ya gelerek Millî Mücadele’ye katılan Çakmak, 3 Mayıs 1920’de Kozan Milletvekili sıfatıyla Millî Savunma bakanı olarak seçildi. Aynı zamanda Heyet-i Vekile (Bakanlar Kurulu) başkan vekilliği görevini yapan Çakmak ; 9 Kasım 1920’de diğer görevlerine ek olarak Genelkurmay Başkanvekili (Erkânıharbiyeiumumiye Vekâleti), 24 Ocak 1921’de de önceki görevlerinin yanı sıra Heyet-i Vekile başkanı oldu.

3 Nisan 1921’de orgeneral olan Çakmak, 5 Ağustos 1921’de Millî Savunma Bakanlığı görevinden çekilip asaleten Genelkurmay başkanı olarak atandı. 10 Temmuz 1922’de Heyet-i Vekile Başkanlığı görevinden istifa etti. 31 Ağustos 1922 tarihinde mareşalliğe terfi eden Çakmak, 27 Ekim 1922’de İsmet Paşa’nın Dışişleri Bakanı olması üzerine, Genelkurmay Başkanlığı uhdesinde kalmak üzere Batı Cephesi Komutanı olarak atandı.

"MİLLÎ SECİYE VE RUH KIYMETİ, NESİLDEN NESİLE İNTİKAL EDER"

14 Ağustos 1923’e kadar Kozan Milletvekili, bu tarihten sonra da İstanbul Milletvekili olarak görev yaptı. 31 Ekim 1924’te milletvekilliğinden istifa etti. 23 yıl Genelkurmay Başkanlığı görevinde bulunduktan sonra 12 Ocak 1944’te yaş haddinden emekliye ayrıldı. Sivil yaşamında, 1946 yılında 8. Dönem Demokrat Parti listesinden İstanbul Milletvekili olarak seçildi. 1948’de Millet Partisinin kurulmasında görev aldı ve şeref başkanlığı yaptı. Osmanlı Devleti, Alman İmparatorluğu ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu tarafından verilen çeşitli nişan ve madalyalar ile Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından verilen İstiklal Madalyası sahibi olan Çakmak, hayatı boyunca vatana karşı sorumluluk bilinci yüksek, disiplinli, çalışkan ve cesaretini savaş meydanlarında defalarca kanıtlayan bir asker oldu.

Öte yandan yaşamının büyük kısmını asker olarak geçiren ve vatan savunmasında cansiperane görev yapan ve fiilî hizmet süresi yarım asrı bulan Çakmak, bundan tam 76 yıl önce hayata veda etti.

Çakmak’ın şu sözleri ise, tarihe altın harflerle kazındı:

Bir ordunun muharebe vasıta ve usulleri alınabilir, lakin millî seciye ve ruh kıymeti, nesilden nesile intikal eder.