
Doğu Türkistan davasının sembol isimlerinden Mehmet Emin Buğra, Doğu Türkistan’ın Çin esaretinden kurtulması gerektiğine ve bağımsızlık için Çin’e karşı silahlı bir direnişin şart olduğuna kanaat getirdi.
Buğra, 1931 yılında çıktığı 6 aylık Türkistan gezisinden Eylül 1932’de Hoten’e döndüğünde Millî İnkilap Teşkilatını kurdu. 20 Şubat 1932 tarihinde, Hoten'in Karakaş nahiyesinde Geçici Hoten Hükûmeti’nin teşkili kararlaştırıldığında ise bu hükûmetin Başkomutanı olarak Buğra belirlendi.
DOĞU TÜRKİSTAN İSLAM CUMHURİYETİ’NİN İLK CUMHURBAŞKANI OLDU
Buğra, 12 Kasım 1933 tarihinde Kaşgar'da ilan edilen ve ilk Cumhurbaşkanı olduğu Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti'nin tesisine de büyük katkılarda bulundu. Cumhuriyetin kısa süre içerisinde yıkılması dolayısıyla Buğra, vatan ve millet davasını yürütmek için 1934 yılında Hindistan’a hicret etmek zorunda kaldı.
Hindistan ve Afganistan’ın Doğu Türkistan’a sınırı olan Pamir ve Vahan yörelerinde tekrar birlik kurmaya çalıştı.
MESUT SABRİ BAYKOZİ, İSA YUSUF ALPTEKİN VE KADİR EFENDİ İLE YURTTAŞLAR CEMİYETİNİ KURDU
1942 yılında Afganistan’dan Hindistan’a geçen Buğra, o sırada bölgeyi elinde bulunduran İngilizler tarafından Peşâver’de altı ay boyunca hapiste tutuldu. 8 Ocak 1943 tarihinde Çin’e gitmek şartıyla serbest bırakılan Buğra, 4 Nisan 1943 tarihinde Çin’in II. Dünya Savaşı yıllarındaki başkenti Çongçing’e (Chongqing) giderek burada Dr. Mesut Sabri Baykozi, İsa Yusuf Alptekin ve Kadir Efendi ile Yurttaşlar Cemiyetini kurdu.
Öte yandan Doğu Türkistan’ın siyasi, iktisadi ve kültürel sorunlarına çözümler sunmak üzere hazırlanan, Xinjiang (Sincan) adının Doğu Türkistan olarak değiştirilmesi ve Doğu Türkistan halkının Türk kimliğinin tescili gibi önemli teklifler içeren on dokuz maddelik taslak metin, o dönemde yazılmakta olan yeni Çin anayasasında yer almak üzere Yurttaşlar Cemiyeti tarafından 13 Ekim’de ilgili komisyona sunuldu
Hemen ardından, Buğra’nın hükûmet gazetesi Congyang Ribao’nun 21 Ekim 1944 tarihli sayısında yayımlanan “Şinjiang/Sincan Değil Doğu Türkistan” ve “Doğu Türkistanlılar Türk’tür” başlıklı yazıları, Çin’de büyük yankı uyandırdı. Buğra ve arkadaşları tarafından yürütülen bütün bu lobi çalışmaları, Doğu Türkistan meselesine daha ılımlı yaklaşılmasına önemli katkılar sağladı.
DOĞU TÜRKİSTAN CUMHURİYETİ TEKRAR İLAN EDİLDİ
Doğu Türkistan’ın kuzeyinde bulunan Gulca, Tarbağatay ve Altay illerinde yürütülen ve Üç Vilayet İnkılabı adıyla bilinen millî mücadele hareketi sonuç verdi. 12 Kasım 1944 tarihinde Ali Han Töre Sağuni liderliğinde, merkezi Gulca olan Şarkî Türkistan Cumhuriyeti ilan edildi.
Bu gelişme sonucunda Doğu Türkistan mücadelesine dair umutları güçlenen Mehmet Emin Buğra, aralarında Dr. Mesut Sabri Baykozi ve İsa Yusuf Alptekin’in de bulunduğu bazı dava arkadaşlarıyla birlikte 17 Ekim 1945 tarihinde Urumçi’ye döndü. Ahmet Can Kasımî başkanlığındaki Gulca heyetiyle yapılan görüşmeler neticesinde, 6 Haziran 1946 tarihinde farklı siyasi grupların temsil edildiği Birleşik Eyalet Hükûmeti kuruldu.
Bu hükumette önemli görevler üstlenen Buğra, Temmuz 1946’da İmar Bakanı, 29 Aralık 1948 tarihinde de Başkan Yardımcısı oldu.
Buğra, Aynı yıllarda İsa Yusuf Alptekin ile birlikte çıkardıkları aylık Altay Dergisi ve günlük Erk Gazetesi ile de mücadelesini sürdürdü. Yine İsa Yusuf Alptekin ile birlikte kurduğu Bilim Cemiyeti çerçevesinde bilimsel çalışmalar yaptı ve Türkistan Türk Milliyetçi Partisinin temelini oluşturma girişimlerinde bulundu.
MEHMET EMİN BUĞRA’NIN TÜRKİYE’DEKİ GÜNLERİ
Doğu Türkistan lideri, Aralık 1951’de arkadaşları ve bir grup hemşehrisiyle Türkiye’ye geldi. Buğra; Başbakan Adnan Menderes, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Refik Koraltan, Dışişleri Bakanı Mehmed Fuad Köprülü ve bazı siyasilerle yaptığı görüşmelerin ardından 13 Mart 1952 tarihli Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile Hindistan ve Pakistan’da bekleyen bin 850 Doğu Türkistanlı mültecinin Türkiye’ye getirilmesine yardımcı oldu.
1953 yılında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçen Buğra, Türkiye’deki sivil toplum örgütleriyle, bilhassa Batı Türkistanlı, Kafkasyalı, İdil-Ural ve Azerbaycanlı akraba toplulukların liderleriyle ortaklık yollarını aradı. Bu kapsamda Türk Birliği ve Türk Ortak Cephesi gibi isimler altında Sovyet Rusya ve Komünist Çin’e karşı bir dizi siyasi çalışma yürüttü.
Zorlu ve çetin olan bu kutlu yolda, yokluk ve imkânsızlıklara rağmen yılmadan mücadelesini sürdüren Mehmet Emin Buğra, Doğu Türkistan ve Turan sevdalılarının örnek aldığı, mümtaz bir şahsiyet hâline geldi. 14 Haziran 1965 tarihinde Ankara'da hayata gözlerini yumdu.