
Emel Kırım Vakfı tarafından Türkiye Cumhuriyeti kurumlarının destekleriyle düzenlenen 1. Uluslararası Kırım Film Festivali, “Kırım Tatar Sinemasının 100 Yılı” temasıyla ikinci gününde devam ediyor.
İstanbul’daki Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Yeşilçam Sineması'nda gerçekleştirilen uluslararası yarışma seçkisindeki gösterimler, sinemaseverlerin yoğun katılımıyla sürüyor.
Festivalin ikinci gününde Kırım Haber Ajansı (QHA) Türkiye İrtibat Bürosu Müdürü Esma Kasar’ın yönettiği “70 Yaşında Bir Çınar: Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği” belgesel filmi izleyiciyle buluştu.
“TAKDİRE ŞAYAN BİR BELGESEL”
Emel Kırım Vakfı Başkan Vekili Nurten Camcı Bay “70 Yaşında Bir Çınar: Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği” belgesel filmi sonrasında gerçekleştirdiği konuşmada, Esma Kasar’ın hazırladığı çalışmadan duyduğu memnuniyeti dile getirerek QHA’nın çalışmalarını da takdir etti. Camcı Bay, “Esma gerçekten bu belgeselle hepimizi çok duygulandırdın. Tebrik ediyorum bu çalışmanız için ve Kırım Haber Ajansıyla ilgili çalışmalarınız için. Hepsi çok takdir edilecek işler.” ifadelerini kullandı.
Kırım’dan gelen bir ailenin çocuğu olduğunu belirten Camcı Bay, çocukluk yıllarında Romanya’da yaşayan ve ulaşamadıkları akrabaları hakkında bilgiler edindiğini söyledi. Lise yıllarına geldiğinde ise Romanya’dan ailelerinin bir bölümünü temsilen misafirlerin gelmeye başladığını aktardı.
Camcı Bay, bu kişilerin Kırım ve Kırım Tatarlarının yaşadığı sorunlar konusunda bilinçli olduklarını belirterek, Kırım’ın Romanya’daki durumunu ve Kırım Tatarlarının yaşadığı sıkıntıları kendilerine anlattıklarını ifade etti.
Kırım kültürüyle bağının güçlenmesinde eğitim yıllarında yaşadığı bir deneyimin önemli bir yere sahip olduğunu anlatan Camcı Bay, öğretmen okulunda Emel dergisini çıkaran Müstecib Ülküsal’ın arkadaşı Emin Bektöre’nin okullarına gelerek kendilerine Kırım oyunlarını öğrettiğini ve seminerler verdiğini söyledi. Camcı Bay, bu çalışmaların Kırım davasını ve kültürünü tanımasında önemli rol oynadığını dile getirdi.
Kırım’ın sesini duyurmak için yıllardır ellerinden geleni yaptıklarını ifade eden Camcı Bay, belgesel gösteriminin kendisi için büyük anlam taşıdığını belirterek, “O anlamda ben çok mutlu oldum, çok duygulandım.” dedi.
“TARİHE BİR NOT DÜŞMEK İSTEDİM”
QHA Türkiye İrtibat Bürosu Müdürü Kasar ise gerçekleştirdiği konuşmada, Kırım Tatar halkının sürgün ve vatan mücadelesine ilişkin kişisel tanıklıklarını paylaştı. Kendisinin sürgünde doğan bir neslin çocuğu olduğunu belirten Kasar, anneannesi ve dedelerinin sürgün edildiğini, kendisinin ise 1981 yılında Özbekistan’da sürgünde dünyaya geldiğini söyledi.
Kasar, Kırım Tatar halkının yaşadığı zorlu süreçlere ve verdiği mücadelelere tanıklık ettiğini ifade ederek, mücadelenin yalnızca vatana dönüş sonrasında değil, sürgün yerlerinde de sürdüğüne dikkat çekti.
Kırım Tatarlarının ana topraklarından koparıldıktan sonra yerleştikleri farklı coğrafyalarda da varlıklarını ve kimliklerini korumak için mücadele verdiğini belirten Kasar, halkının hem sürgün yerlerinde hem de vatana döndükten sonra çeşitli mücadelelerden geçtiğini dile getirdi. Kasar, Kırım Tatar halkının kimliğini, kültürünü ve dilini korumak için verdiği mücadeleyi belgeleyerek tarihe aktarmak istediğini belirtti.
Kasar, “Kimliğini, kültürünü, dilini korumak için verdiği çabayı, yaptığı mücadeleyi belgelemek istedim. Tarihe aktarmak, tarihe bir not düşmek istedim. Bu insanların kültürünü, kimliğini nesilden nesile aktarmak için verdiği mücadeleyi kaydetmek istedim. Bu niyetle çıktık bu yola.” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından, belgeselin hazırlanmasına katkıları ve çalışmaları dolayısıyla Kasar’a Camcı Bay tarafından sertifika takdim edildi.