Rus esaretinden kurtulan Ukraynalı askerlerin tanıklıkları Rusya'nın sistematik işkencelerini gözler önüne serdi

Rusya'nın Volgograd bölgesindeki 2 Nolu Kamışin Tutukevinde aylarca esir tutulan ve ardından esir takasıyla özgürlüğüne kavuşan Ukraynalı askerlerin tanıklıkları, Kremlin'in Ukraynalı savaş esirlerine uyguladığı vahşeti ve sistematik işkenceleri tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Ukrayna Parlamentosu Başkan Yardımcısı Olena Kondratyuk, Rusya'nın elinde hâlâ yaklaşık 7 bin Ukraynalı savaş esirinin bulunduğunu ve esirlerin yüzde 95'inden fazlasının ağır işkenceye maruz kaldığını açıkladı.

Haber Giriş Tarihi: 12.06.2026 13:37
Haber Güncellenme Tarihi: 12.06.2026 13:37
https://www.qha.com.tr/

Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik topyekûn işgal girişiminde esir düşen Ukraynalı askerlerin tutulduğu hapishaneler, uluslararası hukukun tamamen askıya alındığı birer işkence ve imha merkezine dönüştü. Rusya'nın Volgograd bölgesindeki 2 Nolu Kamışin Tutukevinde (SİZO-2) aylarca esir tutulan ve ardından esir takasıyla özgürlüğüne kavuşan Ukraynalı askerlerin tanıklıkları, Kremlin'in Ukraynalı savaş esirlerine uyguladığı vahşeti, sistematik işkenceleri tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

HAPİSHANE GİRİŞİNDE KÖPEKLER VE ELEKTROŞOK CİHAZIYLA KARŞILAMA

Ukrayna Deniz Piyade Tugayınd subay olarak görev yapan Vladıslav Stryukov, Mariupol savunması sırasında esir düştükten sonra Rusya içlerindeki Kamışin Tutukevi'ne nakledildi. Stryukov ve beraberindeki onlarca Ukraynalı askerin nakil süreci, tüm insani koşulların dışındaydı. Yüzlerine yön bulmalarını engellemek amacıyla kağıtlar yapıştırılan, elleri koli bandıyla bağlanan esirler, saatlerce ayakta, balık istifi şeklinde kamyonlarda taşındı.

Hapishaneye varış anını anlatan Stryukov, Rus gardiyanların ve askeri personelin esirlere yönelik muamelesini şu sözlerle aktardı:

Araç durduğunda gardiyanların ‘Merdivenleri indirelim mi?’ sorusuna, diğerinin ‘Hayır, onlara merdiven gerekmez’ dediğini duydum. İnsanları kamyonlardan doğrudan beton zemine fırlattılar. Etrafta dehşet verici bir köpek havlamasını duyuyorduk. Kamyondan ilk fırlatılan askere elektroşok uyguladıklarını, onun dövüldüğünü ve çığlıklarını duydum. Daha sonra koşmamızı emrettiler; koşarken arkamızdan sürekli vurdular ve üzerimize eğitimli köpekleri saldılar. Bizi köpeklere ısırttılar."

Esirlerin kayıt işlemleri sırasında da işkencenin dozu düşmedi. Çıplak şekilde fotoğrafları çekilen askerler, saç kazıma bahanesiyle saçları kafa derilerinden koparılarak işkenceye maruz kaldı. Temizlenmeleri için verilen iki dakikalık banyo süresinde dahi üzerlerine soğuk su dökülürken coplarla dövüldüler. Vladıslav Stryukov, en temel insani hak olan tıbbi yardım taleplerine verilen tepkiyi ise şu şekilde anlattı:

Bir adam koşarak gelirdi ve yardım isteyenlere elektroşok cihazıyla saldırdı.

HÜCRELERDE MUTLAK ESARET: HAREKET ETMEK BİLE YASAK

Kamişin Tutukevi'ndeki günlük yaşam, psikolojik ve fiziksel imha üzerine kuruluydu. Eski esirlerin anlatımlarına göre, hücrelerin içinde en ufak bir hareket dahi kameralardan izlenerek hücre baskınları ve meydan dayaklarıyla sonuçlanıyordu.

Eski esir, “Hücrede dolaşamazdınız. Bütün zamanımızı oturarak geçirirdik. Konuşmak da yasaktı. Başınızı öne eğmek zorundaydınız. Tuvalete gitmek için iki dakikanız vardı, yoksa koşarak gelir ve sizi dövmeye başlarlardı." şeklinde anlattı.

İŞKENCE ODASI VE SAHTE İTİRAFLAR

Esirlerin "İşkence Odası" olarak adlandırdığı hapishanenin üçüncü katındaki özel oda, sistematik sorguların ve vahşetin merkeziydi. Kafalarına torba geçirilerek bu odaya sokulan Ukraynalı subaylar, günlerce süren ağır işkencelere maruz bırakıldı.

Kafasında torbayla günlerce dövüldüğünü belirten Stryukov, Rus sorgucuların taktiklerini şöyle deşifre etti:

Sizi yere yatırıp acımasızca dövüyorlar. ‘Kaç kişi öldürdün?’ diye soruyorlar. Yapmadığımı söylediğimde iğneler, elektroşoklar ve coplar devreye giriyor. Orada fantezilerinin sınırı yoktu. Ağır işkenceler altında, hayatta kalabilmek için sivil halkı öldürdüğüme dair sahte belgeleri imzalamak zorunda kaldım. Yetmedi, kendi komutanımın aleyhine de ifade vermemi istediler. Komutanımı da o odaya getirip gözümün önünde işkence ettiler.

Eski esir, bu işkence odasında ağır darbeler sonucu çok sayıda Ukraynalı askerin hayatını kaybettiğini, kendisinin ise bu sahte itiraflar neticesinde Rusya güdümündeki sözde mahkemelerce önce 20, ardından 24 yıl hapis cezasına çarptırıldığını belirtti.

KÜLTÜREL KIRIM VE AÇLIKLA İMTİHAN

Rus yönetimi, fiziki işkencenin yanı sıra Ukraynalı esirlerin millî kimliklerini yok etmek için yoğun bir psikolojik asimilasyon kampanyası yürüttü. Esirlerin Ukraynaca konuşması tamamen yasaklanırken, kendilerine sürekli olarak "Ukrayna diye bir devlet artık yok" propagandası yapıldı. Her gün zorla Rusya millî marşı okutulan ve Rus militarist sloganları attırılan esirlere, hoparlörlerden saatlerce Rus devlet propagandası yapan şarkıcıların şarkıları dinletildi.

“Haftada en az bir kez Rus ordusuna katılma ve Ukrayna'ya karşı savaşma sözleşmeleri imzalatma teklifi ediliyordu. Karşılığında Rus vatandaşlığı ve işkencenin sona ermesi vaat ediliyordu.” diyen Vladislav Stryukov, Rus askerî yetkililerin esirlerin açlık ve acı zaafiyetinden faydalanmaya çalıştığını belirtti.

Hapishanedeki beslenme koşulları ise esirleri yavaş ve sancılı bir ölüme terk etmek üzere tasarlandı. Yemekler tamamen tuzsuz, şekersiz ve çoğunlukla pişmemiş şekilde, çok küçük porsiyonlarla verildi. Bir somun ekmeğin bazen 18 parçaya bölünerek esirlere dağıtıldığı, çorba olarak verilen gıdanın ise sadece sıcak sudan ibaret olduğu bildirildi.

YAKLAŞIK 7 BİN UKARAYNALI ASKER ESİR TUTULUYOR

Ukrayna Parlamentosu Başkan Yardımcısı Olena Kondratyuk, mayıs ayında yaptığı açıklamada, Rus esaretindeki Ukraynalı askerlerin yüzde 95'inden fazlasının işkence gördüğünü ve kasıtlı tıbbi ihmalin Rusya tarafından bir savaş suçu ve soykırım politikası olarak sistematik şekilde uygulandığını açıkladı. Geniş çaplı işgalin başlangıcından bu yana 400'den fazlası sivil olmak üzere 9 bini aşkın Ukrayna vatandaşının Rus esaretinden kurtarıldığını belirten Kondratyuk, “Şu anda Rusya'nın elinde yaklaşık 7 bin Ukraynalı savaş esiri bulunuyor. Alıkonulan sivil Ukraynalıların sayısı ise 10 ile 20 bin arasında. Ukraynalı savaş esirlerinin yüzde 95'inden fazlası Rus esaretindeyken işkenceye ve kötü muameleye maruz kalıyor." dedi.

İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARI RUS VAHŞETİNİ DOĞRULUYOR

İnsan hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşları, Rusya’nın esir kamplarında nazi kamplarını aratmayan bir strateji izlediğini doğruluyor. Aktivistler, hapishanede yetersiz beslenme, ağır darp ve tıbbi yardımın kasıtlı olarak esirgenmesi nedeniyle çok sayıda ölüm vakası kaydetti. Hak savunucuları, Rusya'nın hapishanelerde katlettiği Ukraynalı askerlerin cenazelerini, vücutlarındaki darp, kırık, sigara yanığı ve elektroşok gibi ağır işkence izlerinin çürümesi ve delillerin yok olması amacıyla ailelerine ancak yıllar sonra teslim ettiğini belirtiyor.