
Ukrayna Millî Güvenlik ve Savunma Konseyine bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Rusya’nın Avrupa’daki göç krizlerini istikrarsızlık aracı olarak kullandığını açıkladı.
Merkezin değerlendirmesinde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in son on yılda Avrupa’daki göç dalgalarının arkasındaki başlıca aktörlerden biri olduğu vurgulandı. Açıklamada, Avrupa Komisyonunun Göçten Sorumlu Üyesi Magnus Brunner’ın da bu yöndeki ifadelerine dikkat çekildi.
Raporda, Rusya’nın 2015’teki Suriye iç savaşından, Ukrayna’nın işgali ve İran’daki gelişmelere kadar birçok kriz üzerinden büyük göç hareketlerini tetiklediği belirtildi. Kremlin’in Afrika ve Orta Doğu’daki çatışmaları uzatarak göç akınlarını artırdığı ve bu durumu Batı ülkelerine karşı “hibrit baskı aracı” olarak kullandığı ifade edildi.
RUSYA DÜZENSİZ GÖÇLERİ AB SINIRLARINA YÖNLENDİRİYOR
Ayrıca, Avrupa Birliği (AB) Konseyi verilerine göre düzensiz göçmenlerin önemli bir bölümünün Rusya’nın doğrudan desteğiyle AB sınırlarına yönlendirildiği kaydedildi. Bu kapsamda Rusya’nın vize vererek göçmenleri Belarus üzerinden Polonya, Litvanya ve Finlandiya sınırlarına taşıdığı, bu yolla sınır bölgelerinde krizler oluşturmayı hedeflediği belirtildi.
Yetkililer, bazı durumlarda göçmen akınları arasına ajanların sızdırılmaya çalışıldığını, bunun da NATO ülkelerinde kritik altyapıya yönelik sabotaj ve iç istikrarsızlık riskini artırdığını ifade etti.
Açıklamada, yapay olarak oluşturulan göç krizlerinin Avrupa’da siyasi dengeleri etkilemeyi amaçladığı, özellikle aşırı sağ partilerin güç kazanmasına zemin hazırladığı vurgulandı. Bu stratejiyle Rusya’nın AB’nin odağını Ukrayna’ya verilen destekten uzaklaştırarak iç güvenlik sorunlarına yönlendirmeyi hedeflediği kaydedildi.
Öte yandan, 2025 yılı boyunca Litvanya’nın bin 721 Belarus ve Rusya vatandaşını millî güvenlik açısından tehdit olarak değerlendirdiği bildirildi.