
“Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” temasıyla düzenlenen STRATCOM Zirvesi’nin ikinci günündeki “Geleceğin Güvenlik Mimarisini Şekillendirmek: Türk Savunma Sanayinin Rolü” oturumunda Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün yer aldı.
“SAVAŞTA BİLGİ, SİLAHTIR”
“Hepimizin bildiği gibi savaş meydanı, artık yalnızca coğrafya ile tanımlanamaz.” şeklinde konuşan Görgün, bu durumun bugünün çatışmalarının ayrılmaz bir parçası olduğunu, kamuoyunun fikrini şekillendirmekle birlikte ittifakları ve millî iradeyi olumsuz yönde etkilemekte olduğunu kaydetti. Görgün, bu durumun savaşın sonuçlarını, zaman zaman geleneksel silah sistemlerinden daha çok belirlemekte olduğunu bildirerek yanlış bir anlatımın, sahadaki olayların akışını etkilemesine birçok kez şahit olunduğunu belirtti.
Görgün, bununla birlikte şu ifadelere yer verdi:
Savaşta bilgi, silahtır. Bu yüzden savunma sanayii ve stratejik iletişim artık birbirinden ayrı kavramlar değildir; güvenlik mimarisinin temel taşlarıdır. Bugün çok kutuplu bir düzen oluşmaktadır. Küresel bazda güçler arasında gerçekleşen rekabet derinleşmektedir. Hibrit tehditler ve geleneksel çatışmalar aynı sahnede meydana gelmektedir. Bu geçiş, küresel güvenlik ortamında somut bir şekilde görünmektedir.
GÖRGÜN, UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI'NI HATIRLATTI
11 Eylül 2001 tarihli saldırılardan sonra küresel güvenlik ortamının çoğunlukla terörle mücadele etrafında şekillendiğini belirten Görgün; asimetrik tehdit unsurlarının, devlet dışı aktörlerin (uluslararası örgütler, sivil toplum kuruluşları, çok uluslu şirketler, silahlı gruplar, terör örgütleri, medya kuruluşları ve bireyler) ve terör ağlarının strateji belgeleri, savunma bütçeleri ve zorla oluşturulan yapıların merkezine taşındığını dile getirdi.
“Bugün, tamamıyla farklı bir gerçeklik ile karşı karşıya geldik. Ulus devletler, bir kez daha birbirleriyle savaş alanında karşı karşıya gelmektedir. Ukrayna-Rusya Savaşı, bugünü şekillendirmektedir.” şeklinde konuşan Görgün, Rusya’nın Ukrayna’yı topyekûn işgal girişiminde askerî güçler, enformasyon savaşı ve sanayi sapasitesinin eşit oranda silah olarak kullanılmakta olduğunu kaydetti.
TÜRK SAVUNMA SANAYİ, MODERN MUHAREBEYİ ŞEKİLLENDİRDİ
Savunma sanayinin yalnızca savaşın bir bileşeni olmadığını, bir milletin savaşma ve dayanıklılık kapasitesini ölçtüğünü bildiren Görgün, savunma sanayinin savaşı birebir temsil ettiğini dile getirdi. İnsansız sistemlerin savaş meydanının sınırları dışına çıktığını kaydederek küçük, hızlı ve ekonomik platformların geleneksel savaş yöntemlerinden daha çok öne çıktığını belirtti. Görgün, “Türkiye’nin insansız sistemleri ve muharip insansız uçak sistemleri, sadece ihracatta başarı elde etmemiştir; modern muharebenin şekillenmesinde öncü bir rol oynamıştır.” dedi.
Savunma sanayi alanında öneme sahip kritik ve stratejik madenlerden de bahseden Görgün, Türkiye’nin bu madenlere yönelik çalışmalarında aktif rol aldığını belirtti. “Türkiye, yalnızca kaynakları elinde tutan bir aktör değil, aynı zamanda minerallerin çıkarılmasından uygulamada kullanılmasına kadar olan zincirde egemen bir aktör olarak konumlandırmaktadır.” şeklinde konuşan Görgün, savunma sanayi alanında iş birliğinin öneminin altını çizdi.
“ÜLKELER BERABER ÜRETİM YAPTIĞINDA SADECE SİSTEMLERİ PAYLAŞMAZ”
Görgün, “Türkiye’nin savunma sanayi iş birliği anlayışı, platform satışlarını aşan bir kapasite inşası modeli üzerine kuruludur.” şeklinde konuşarak Türkiye’nin sadece ortaklarına askerî sistemlerin satışını gerçekleştirmediğini kaydetti. Görgün, aynı zamanda ortaklarıyla sistemlerin geliştirilmesine yönelik çalıştığını bildirdi.
Türkiye’nin ortaklarıyla birlikte geliştirmek, üretmek, teknoloji transferini gerçekleştirmek ve sanayi alanında sürdürülebilir ilişkiler kurma üzerine gösterdiği çabaları vurgulayan Görgün, “Güvenliğin, güvene dayalı ve uzun süreli ortaklıklar üzerine inşa edildiğine inanıyoruz. Ülkeler beraber üretim yaptığında sadece sistemleri paylaşmaz; bilgi birikimini ve planlarını paylaşır ve geleceğe birlikte yatırım yapar.” dedi.