
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen 5. Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM 2026), İstanbul’da gerçekleştirilen kapanış oturumuyla sona erdi. Zirvenin kapanış konuşmasını yapan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, küresel ölçekte artan krizler ve iletişim alanındaki dönüşümlere dikkat çekti.
Konuşmasının başında Duran, çağın en mühim ve en hayati meselelerine ışık tutan, derinlikli, düşündürücü ve son derece verimli tartışmalarla STRATCOM 2026’nın tamamlanmış olduğunu belirterek, “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı adına, bu mühim buluşmaya ev sahipliği yapmaktan ve böylesine seçkin bir küresel katılımcı topluluğunu ağırlamaktan duyduğum derin memnuniyeti ifade etmek isterim.” dedi.
Zirvenin, medya ve iletişim profesyonellerinden akademiye, sivil toplumdan muhtelif alanlara uzanan, son derece çeşitli ve yetkin bir topluluğun katkılarıyla güç kazandığına vurgu yapan Duran şu ifadeleri kullandı:
Her biriniz, derinlik ve muhteva bakımından zengin bir diyaloğun şekillenmesinde hayati bir rol üstlendiniz. Medya kuruluşlarımız ve dijital platformlarımız da burada ortaya konan fikir ve tartışmaların bu salonların çok ötesine taşınarak dünyanın dört bir yanındaki kitlelere ulaşmasını sağlamak suretiyle örnek teşkil eden bir kararlılık sergilemişlerdir. Öğrencilerden akademisyenlere, gazetecilerden sivil toplum temsilcilerine kadar tüm katılımcılara ve özellikle farklı kıtalardan bizlere katılan siz kıymetli misafirlerimize en içten teşekkürlerimi sunuyorum.
Zirvenin iki gün boyunca son derece verimli tartışmalara sahne olduğunu belirten Duran, teknoloji, diplomasi, kriz yönetimi ve dezenformasyonla mücadele gibi birçok başlıkta kapsamlı değerlendirmeler yapıldığını ifade etti.
ZİRVE KAPSAMINDA İYİ NİYET BİLDİRGESİ YAYIMLANDI
Bununla birlikte Duran, “Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” temasıyla gerçekleştirilen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi STRATCOM 2026’nın İyi Niyet Bildirgesi’ni takdim etmekten onur duyduğunu söyleyerek şu ifadeleri kaydetti:
Bilginin yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda hem ulusal hem de küresel güvenliğin temel unsuru olduğunu teyit ederek, iletişimi hem bir aktarım aracı hem de hakikati dezenformasyondan ayırt eden ve dijital ile enformasyon alanlarında ulusal güvenliği tahkim eden stratejik bir savunma hattı olarak tanımlayarak, yeni nesil teknolojiler ile dijital iletişim araçlarının bu dönüşümün merkezinde yer aldığını vurgulayarak, yeni iletişim teknolojilerinin dezenformasyonu 'daha ikna edici' ve 'daha zor tespit edilebilir' hâle getirmek amacıyla kullanılmasına karşı çıkarak ve algoritmik şeffaflık ve etik amaç ilkesini müdafaa ederek, kamuoyunun manipülasyona açık hale geldiği bir ekosistemde, doğru bilgiye erişimin temel bir hak ve küresel istikrarın ön koşulu olduğunu vurgulayarak, manipülasyona karşı kalıcı kurumsal dayanıklılığı tesis etme yönündeki azim ve kararlılığımızı yineleyerek, uluslararası düzenin yalnızca bir kriz değil, aynı zamanda derin bir ayrışma sürecinden geçtiğini tespit ederek ve mevcut statükonun sürdürülemez olduğunu ve yıkım yerine adil ve hakkaniyetli bir reformun gerekliliğini teyit ederek, özellikle İran'ı da içeren bölgesel gerilimler karşısında gerilimin tırmanmasını önleyen, uluslararası hukuku gözeten ve diyaloğu önceleyen bir yaklaşımı benimseyerek, müzakere yoluyla adil, insan odaklı ve stratejik temellere dayalı bir yaklaşımı ileri taşıyarak, bölgemize sahip çıkarak ve bölgesel gerçeklikleri açıklık ve tutarlılıkla ortaya koyarak, bölgesel güvenlik, istikrar ve refaha olan bağlılığımızı yineleyerek, devletler, uluslararası kuruluşlar, medya, akademi, teknoloji şirketleri ve sivil toplum arasında hakikat temelli bir iletişim düzeni tesis etme yönündeki ortak hedefimizi vurgulayarak, gücün haklılığı tayin ettiği bir anlayışla uluslararası sistemin aşındırılmasını ve her türlü çifte standardı kati surette reddederek, özellikle kriz dönemlerinde insan odaklı yaklaşımı, liderler arası doğrudan temasları ve diplomasinin önceliğini esas alarak, kamu diplomasisinin her koşulda güven ve meşruiyet üretme kapasitesinin sürekliliğini vurgulayarak, kalıcı barışın ancak tüm tarafların hak ve menfaatlerini gözeten politikalarla mümkün olacağını özellikle insanlıktan çıkarma gibi savaş suçları karşısında bu yaklaşımın hayati önem taşıdığını hatırlatarak, bölgesel sorunların önlenmesi amacıyla kendi dinamiklerimize dayalı bir güvenlik mimarisi inşa etme kararlılığımızı teyit ederek, iklim meselesini yalnızca teknik bir çevre meselesi olarak değil, aynı zamanda bir insan hakları ve güvenlik meselesi olarak ele alarak çözüm yollarını insanlığın ortak faydası doğrultusunda şekillendirerek, geride bıraktığımız iki gün boyunca STRATCOM 2026, küresel meselelerin ele alınmasında ortak aklın ve müşterek sorumluluğun öne çıktığı öncü bir platform olmuştur.
DURAN’DAN ŞEFFAT BİR İLETİŞİM EKOSİSTEMİ İÇİN ÇAĞRI
Konuşmasının sonunda, daha adil bir uluslararası düzen ve şeffaf bir iletişim ekosistemi için ortak sorumluluk bilinciyle hareket edilmesi çağrısında bulunan Duran, hakikati esas alan, güven temelli ve insan onurunu önceleyen bir yaklaşımın önemine dikkat çekti. Bu çerçevede Duran, “Bu zirvenin, daha adil bir uluslararası düzen ve daha şeffaf, hesap verebilir bir iletişim ekosistemi yolunda anlamlı bir dönüm noktası olacağına inanıyorum. İletişimde hakikati esas alma, ortak bir zemin olarak güveni tesis etme ve her koşulda insan onurunu koruma yönündeki kararlılığımız doğrultusunda birlik içinde hareket edelim. Bir kez daha kıymetli katkılarınız için her birinize çok teşekkür ediyorum.” ifadeleriyle konuşmasını sonlandırdı.
Zirve, aile fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.