Haber Giriş Tarihi: 02.07.2012 15:00
Haber Güncellenme Tarihi: 02.07.2012 15:00

ATR Kırım Tatar televizyon kanalının Yerçekimi (Gravitatsiya) adlı programında Kırım Tatar Milli Meclis Başkanı, Ukrayna milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun hazırladığı Sürgün Yasası’nın kabul edilip edilmeyeceği konusu tartışıldı. Program sonucunda oylamaya katılan seyircilerin 332’si yasanın kabul edileceğine inandığını, 569’u ise inanmadığını belirtti.
Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun yanı sıra Dünya Yunan Parlamenterler Birliği yönetim kurulu üyesi, Ukrayna Yunanlılar Birliği Başkan Yardımcısı, Kırım milletvekili hukukçu Olga Kovitidi, hukukçular Rüstem Ablatif, Teyfuk Gafarov ve Jan Zaputa ile tarihçi Oleksa Gayvoronskiy’in konuşmacı katıldığı programda yasanın Ukrayna Parlamentosunun 20 Haziranda gündeme aldığı yasa tasarısının tam olarak kabul edilip edilmeyeceği tartışıldı.
Kırımoğlu, yasa ile ilgili yaklaşık 100 değişiklik teklifinin geldiğini belirterek “Bu teklifler parlamentonun İnsan hakları Komitesine geliyor. Yasa tasarısının her maddesi ile ilgili değişiklik teklifleri var. Onların sayısı yaklaşık 100. Ben onları henüz görmedim. Pazartesi günü bakacağım. Biz hepsini inceleyeceğiz. Kabul edilebilir önerileri dikkate alacağız, geri kalanlarını kabul etmeyeceğiz ve bunun sebeplerini de açıklayacağız.” dedi
Kırımoğlu, değişikliklerin yasanın esas hedefini değiştirebileceğini, bu durumda yasayı desteklemeyeceğini söyledi. Kırımoğlu, “Bir sorunun çözülmesinin istenmemesi halinde her yasanın esas hedefi saptırılabilir. Bu halde ben kendim onu desteklemem.” dedi. Kırımoğlu, Sürgün Yasası’nın 2004 yılında kabul edildiğini, ancak dönemin Ukrayna Cumhurbaşkanı Leonid Kuçma’nın veto koyduğunu hatırlatarak “Aynı yasa tasarısı 2004’te kabul edilmişti. Ancak Kuçma’nın vetosuna takıldı. Biz, parlamentonun İnsan Hakları Komitesi Kuçma’nın önerilerini inceledik ve yasaya dâhil edilebilecek olanlarını kabul ettik. Ancak orada kabul edilmesi mümkün olmayanlar vardı. Biz bunların hesaba alamayacağımızı söylemiştik. Sonra, Yuliya Timoşenko’nun başbakan olduğu dönemde hükümetin hazırladığı yasa tasarısı vardı. Ancak o yasa tasarsı boş bir belge şeklinde idi. Onun anlamı “Siz (Kırım Tatarları) diğer vatandaşlarla aynı haklara sahipsiniz.” şeklinde idi. Biz Timoşenko’nun bu yasa tasarısını geri çekmesi için 2 yıl uğraşmıştık.” dedi.
Olga Kovitidi, Kırımoğlu’nun yasa tasarısını desteklediğini, ancak bu yasa tasarısının olduğu gibi kabul edileceği konusunda Kırımoğlu kadar karamsar olmadığını dile getirdi. Kovitidi, “Cumhurbaşkanımız anayasa reformunu hazırlıyor. Bu reform sonucunda insan hakları devletten üstün olacak.” dedi.
Kovitidi, Kırım Tatar halkının yanı sıra Kırım’dan Yunanlılar, Ermeniler, Almanlar ve Bulgarların da sürgün edildiğini belirterek yasada Kırım Tatarlarının ayrı tutulmasının yanlış olduğunu söyledi. Kovitidi, “Sovyet tarihinde Yunanlılar 14 sürgün yaşadı, toplam 90 bin Yunanlı sürgün edilmişti.” dedi.
Kırımoğlu, “Biz bu konuyu komite toplantısında görüştük. Komite başkanı Oleg Zarubinskiy da bunu açıklamıştı. Biz, Kırım Tatar halkının Kırım’dan komple sürgün edildiği ve bu halkın Kırım’dan başka vatanın olmadığı için “Kırım Tatar halkı ve diğer halklar mensupları” ifadesinde durduk. Sürgünden sonra Yunanlılar Yunanistan’a, Almanlar Almanya’ya, Ermenler Ermenistan’a, Bulgarlar Bulgaristan’a gitmeyi tercih ettiler. Sürgünden Kırım’a geri dönenlerin yüzde 98,5’ini Kırım Tatarları oluşturuyor. Eğer onlar geri dönmek isterse, biz onlara kucağımız açarız. Yasadan sürgünden dönen herkes yararlanabilecek.” dedi.
Sürgün Yasasının kabul edilmemesi talebiyle Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç ve Ukrayna Genel Savcısı Viktor Pşonka’ya başvuran Rusya yanlısı hukukçu Jan Zapruta, yasanın adına takıldı. Program boyunca özellikle Kırım Tatarlarına karşı hoşgörüsüzlük sergileyen Zapruta, “Bu yasa, milliyete göre ayrıcalığı suç olarak ilân etti. Ukrayna Anayasasının 161. maddesini ihlal ediyor. Üstelik anayasa zaten tüm vatandaşlara eşit haklarını garanti ediyor. Hangi haklarınızın iade edilmesini istiyorsunuz?” dedi.
Zapruta’ya ilk olarak Rüstem Ablâtif ve Teyfuk Gafarov cevap verdi. Ablâtif, tüm vatandaşların haklarının eşit olması için öncelikli olarak ihlâl edilen hakların iade edilmesi gerektiğini söyledi. Ablâtif, “Kezlev’de, ki şu anda bu şehrin adı Yevpatoriya, bizim ailemize ait 3 ev vardı. Şu anda orada 17 aile yaşıyor. Bu evler suç sonucunda ailemizden alındı. İkincisi, benim babam Kırım Tatar dilinde eğitim veren okul bitirmişti. Şu anda ana dilinde eğitim sorunu çözülmüş değil.” dedi. Kırımoğlu’nun hazırladığı yasa tasarısının en çok maddi kısmına takılan Zapruta, Kırım Tatarlarının sürgün yerlerinde sahip olduğu evleri satıp Kırım’a geri döndüğünü, dolayısıyla tazminata gerek kalmadığını belirtti. Hukukçu Teyfuk Gafarov, Zapruta’ya “Peki, siz enflasyonu unuttunuz. Enflasyon sonucunda Kırım Tatarlarının ev satışından elde ettiği para değerini kaybetmişti.” dedi. Gafarov, Zapruta’nın çalışmayan kanuna atıfta bulunduğunu söyledi. Gafarov, “Atıfta bulunduğunuz anayasanın 161. maddesi çalışmıyor. Bu dava gereğince bugüne kadar sadece 30 dava açıldı.” dedi. Zapruta, Gafarov’a cevabında, bu maddenin ancak Rusya yanlısı aktivistlere karşı uygulandığından şikâyet etti.
Jan Zapruta’nın, “Biz niye Kırım Tatarlarını sevmiyoruz?”demesi, program sunucusu Lilya Bucurova’nın tepkisine yol açtı. Bucurova, “Biz dediğiniz de kim? Siz mi? Ben de Kırım Tatarıyım, beni de mi sevmiyorsunuz?” dedi.
Zapruta, Kırım Tatarlarının toprak zaptı eylemi yaptığı için Kırım Tatarlarını sevmediğini söyledi. Kırımoğlu, Zapruta’nın Yanukoviç ve Pşonka’ya yaptığı itiraz ile ilgili “Peki, Rusya dâhil, sürgünlerin gerçekleştirildiği ülkelerde milliyetinden dolayı sürgün edilen vatandaşlara haklarının iade edilmesini öngören yasalar kabul edildi. Rusya’da kabul edilen yasa bizimkinden daha radikal. Niçin o yasaya karşı çıkmamıştın?” sorunu sordu. Zapruta, “O zaman o kadar aktif değildim” deyince Kırımoğlu, “Yani, küçüktün. Peki, büyük olsaydın, Rusya Devlet Başkanına itiraz eder miydin?” sorusunu sordu. Zapruta, “Ederdim.” dedi.
Kırımoğlu, Zapruta’nın toprak zaptı eylemi ile ilgili itirazına “Kırım Tatarları toplu olarak Kırım’a dönmeye hazırlandığı zaman biz halkın geri döneceği, bunun için toprakların ayrılması gerektiği konusunda uyarmıştık. Ancak yerel yönetim, sorunu çözmek yerine var olan toprakları dağıttı. Bunun için bu sorun ortaya çıktı. Toprak verilsin, sorun çözülecek.” dedi.
Kırım Özerk Cumhuriyeti’nde ve Sivastopol’de faaliyet gösteren Rusya yanlısı teşkilatların koordinasyon kurulu başkanı Vladimir Tyunin, programda “Benim Ermenilere, Almanlara, Bulgarlara, Yunanlılara ve diğer halklara itirazım yok. Ama Kırım Tatarlarına var. Çünkü onlar hainlik yaptı. Üstelik sürgün, birilerin bir ülkede başka ülkeye sürgün edilmesi demektir. Kırım Tatarları başka ülkeye sürgün edilmedi, onlar aynı ülke sınırları içinde başka yere taşıtıldı. Evet korkunç şekilde taşıtıldı, ama sürgün edilmedi. Sürgün edilen, Ukrayna’dan Rusya’ya gönderilen Rusya yanlısı aktivist Vitaliy Hramov’dur.” deyince büyük tartışmaya yol açtı. Rüstem Ablâtif, dedesinin Kızıl Ordu’da Nazilere karşı savaştığını belirterek duygusal şekilde Tyunin’den buna hainlik denilip denilmeyeceği konusunda cevap vermesini istedi. Tyunin, bütün Kırım Tatarlarının hain olmadığı itiraf etmek zorunda kaldı. Ablâtif, Tyunin’e “Yalancı şovenistsin dedi.”
Kırımoğlu, Tyunin’e, “Siz bu açıklama ile etnik çatışma kışkırtarak Ukrayna’nın 161.maddesine göre suç işlemiş oluyorsunuz. Bakın, Almanya, Yahudilere karşı soykırım işledi. Şimdi Almanya’da biri soykırımın yapıldığını inkâr ederse ne olur? Hapse girer.” dedi.
Tarihçi Oleksa Gayvoronskiy, Kırım’ın yerleşim bölgelerine tarihi adlarının iade edilmesi gerektiğini söyledi. Gayvoronskiy, “Kırım’ın köy ve şehirlerinin adları arasında farklı dillerden alınan sözcükler var. Artık yok olan halkların dillerinden alınan kelimeler da yer alıyor. Bunlar kendi kendine büyük değer taşıyor. Bunların iade edilmesi güzel değil mi? Biz Slavlar da bu adları söyleyebiliyoruz ve evimizde de kullanıyoruz. Demek ki onları kullanmamız sorun değil. Sorun, tarihi toponiminin iade edilmesi konusunda siyaset yapılmasında.” dedi.
Kırımoğlu, programın sonunda yasanın olduğu gibi kabul edileceği konusunda karamsar olduğunu söyledi. Kırımoğlu, bunun nedenini şöyle açıkladı: “Maalesef ülkemizde siyasetçiler kendi prensiplerine dayanarak karar almıyor. Bakın, 2004 yılında aynı Sürgün Yasasını komünistler de desteklemişti. 16 Mayısta tribünden çirkin açıklamalar yapan Ukrayna Komünist Partisi Başkanı Petro Simonenko da, Leond Graç da desteklemişti. Niye, çünkü yukarıdan talimat gelmişti. Bu, benim bu konuda karamsar olmamın sebebidir.” dedi.
Hukukçu Rüstem Ablâtif, ABD’yi örnek göstererek Ukrayna’da Sürgün yasasının kabul edilmesi için toplumun desteğinin olması gerektiğini belirtti. Sunucu Lilya Bucurova, toplumun uzlaşmaya gelmesi için bu tür sorunların göze göz konuşulması gerektiğini dile getirdi.
Osman Bayramaliyev
QHA