Türk Millî Mücadelesi'nin hedef ve esasını belirleyen Misak-ı Millî’nin kabulünün 106. yılı

Son Osmanlı Mebusan Meclisinin Türk milletinin iradesini yansıtan vatanın bölünmez bütünlüğü şiarıyla ilan ettiği Misak-ı Millî sınırlarının kabulünün üzerinden 106 yıl geçti.

Haber Giriş Tarihi: 28.01.2026 11:35
Haber Güncellenme Tarihi: 28.01.2026 11:35
https://www.qha.com.tr/

Birinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan yeni dünya düzeni içerisinde, Türk milletinin yaşadığı sınırları belirlemek ve bunu uluslararası kamuoyu ile paylaşarak kesinlik kazandırmak için son Osmanlı Mebusan Meclisi, 28 Ocak 1920 günü tarihî bir karar aldı. Meclisin aldığı kararlar doğrultusunda çizilen sınırları ilan eden Misak-ı Millî'nin kabulünün bugün 106. yıl dönümü kaydediliyor.

MİSAK-I MİLLÎ NEDİR?

Misak-ı Millî, 1. Dünya Savaşı sonrasında oluşan yeni dünya düzeni içerisindeki Osmanlı Devleti'nden arda kalan topraklarda yaşayan Türklere ait toprakları çizen bir sınır olarak belirlenmişti. Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nin 17 Şubat 1920'de kamuoyuna açıkladığı sınırlar, Misak-ı Millî olarak biliniyor. Ancak açıklanan bu sınırlar meclis tarafından 28 Ocak 1920'de kabul edilmişti. Misak-ı Millî, Mustafa Kemal Paşa başta olmak üzere vatanperver subay ve milletvekillerinin diretmesi ile mecliste açıklanmış, sonrasında da İtilaf devletleri tarafından işgal süreci başlatılmıştı.

MİSAK-I MİLLÎ SINIRLARI

Birinci Dünya Savaşı sonrası Osmanlı Mebusan Meclisi tarafından kabul edilerek Osmanlı Türklerinin yaşadığı alanları -kesin olmamakla birlikte- siyaseten belirleyen Misak-ı Millî'ye dâhil edilen topraklar şöyle:

Kıbrıs, Musul Vilayeti, Deyr-i Zor, Kars, Ardahan, Batum, Musul, Batı Trakya ve On İki Ada.

MİSAK-I MİLLÎ KARARLARI

Osmanlı Mebusan Meclisi tarafından 28 Ocak 1920 tarihinde kabul edilen Misak-ı Millî kararları ise şöyle:

Misak-ı Millî bir bütündür ve asla ayrılamaz. Mondros sonrası işgal edilen yerlerin geleceğine halkın oylaması ile karar verilecektir. Ülkenin tam bağımsızlığı esastır. (siyasi, mali ve adli) Bu konudaki kısıtlamalar kabul edilemez. Batı Trakya'nın durumuna halkın oyları karar verecektir. Kars, Ardahan ve Batum'da halk oylaması yapılacak ve bölge halkı geleceğine karar verecektir. İstanbul ve Marmara Denizi güvenliği açısında tehlikeden uzak bir duruma getirilecek. Boğazlar ticarete açık kalacaktır.