
Ukrayna'nın düzenlediği uzun menzilli silahlı insansız hava aracı (SİHA) saldırıları, Rusya'nın nominal petrol işleme kapasitesinin yüzde 45'ini ve fiili kapasitesinin yüzde 30'dan fazlasını devre dışı bıraktı. Londra merkezli Financial Times (FT) gazetesinin analizine göre bu durum, Rusya'da Sovyetler Birliği'nin dağılmasından bu yana görülen en ağır yakıt krizine yol açtı.
FT; petrol rafinerilerinin yerleşim planları, fotoğraflar, uydu görüntüleri ve termal kızılötesi ışıma verilerine dayanarak gerçekleştirdiği analizde, Rusya’daki dev tesislerde meydana gelen hasarların son derece yavaş onarıldığını ve tahribatın haftalar, hatta aylar boyunca sürdüğünü ortaya koydu.
Moskova, Omsk ve Tuapse gibi Rusya'nın en büyük 10 rafinerisindeki tahribat izleri, saldırıların üzerinden haftalar hatta aylar geçmesine rağmen geçerliliğini koruyor. Örneğin Moskova Rafinerisi’nde vurulan dev depolama tankının parçalanmış kapağı ve hasarlı boru hatları bir aydan uzun süredir atıl vaziyette beklerken, Nijniy Novgorod'daki Kstovo Rafinerisi’nin distilasyon ünitesinden mayıs ortasından bu yana hiçbir ısı sinyali alınamıyor. Alman istihbarat şirketi Constellr verileri de bu tesisin tamamen durduğunu doğruluyor.
TAMİRİ ZOR PARÇALAR HEDEF ALINIYOR
Ukrayna ordusunun bu stratejisinde en dikkat çeken unsur, rafinerilerin tamiri en zor ve ikamesi imkânsız parçalarını hedefe alması oldu. Saldırılarda özellikle ham petrolün işlenmeden önce tuz ve sudan arındırılmasını sağlayan kritik Sovyet dönemi üniteleri vuruluyor. Ukrayna sınırından 2 bin 500 kilometre uzaklıktaki dünyanın en büyük tesislerinden Omsk Rafinerisi'nde tam olarak bu sistem hedef alındı.
PETROL TESİSLERDEKİ AKTİVİTE YÜZDE 30 DÜŞTÜ
Roma Sapienza Üniversitesi tarafından yürütülen bir araştırma kapsamında, Rusya’daki 29 büyük rafinerinin gece termal ışımaları incelendi. İncelemeler, ilk SİHA darbesinden sonra tesislerin ısı emisyonunun ilk bir kilometre yarıçap içinde yüzde 30 oranında düştüğünü ve bu durgunluğun vurulan tesislerde 13 aydan fazla sürdüğünü ortaya koydu. Yaşanan bu sistemik çöküşle birlikte Rusya'daki petrol işleme hacimleri 2005 yılından bu yana görülen en düşük seviyeye gerilemiş durumda bulunuyor.