Ürkün Katliamı şehitleri, 110 yıl sonra rahmetle anılıyor

Kırgız Türklerinin Çarlık Rusyası’na karşı verdiği bağımsızlık mücadelesinin en kanlı dönemlerinden biri olan Ürkün Katliamı’nın üzerinden 110 yıl geçti.

Haber Giriş Tarihi: 07.08.2026 10:22
Haber Güncellenme Tarihi: 07.08.2026 10:22
https://www.qha.com.tr/

Kırgız Türklerinin tarihinde bağımsızlık için verilmiş mücadelelerden birisi, tarihe “Ürkün” adıyla geçen halk isyanı oldu. Ürkün kelimesi Kırgız Türkçesinde “bir şeyden korkarak toplu halde kaçma” anlamına gelse de kelime, genel anlamından çok Kırgız Türklerinin tarihinde büyük acılar yaşadığı 1916 yılı olaylarıyla bütünleşti ve bu anlamda kullanılır oldu.

ÜRKÜN, SADECE KIRGIZ TÜRKLERİNİN DEĞİL, BÜTÜN TÜRKİSTAN’IN HAFIZASINA KAZINDI

Kırgızistan’ın Çarlık Rusyası`nın hâkimiyeti altına girmesiyle yeni bir dönem başladı. Bu aşamanın temelinde Kırgız Türklerinin meşru menfaatleri değil, Çarlık Rusyası`nın genişleme siyasetinin çıkarları yer almaktaydı.

Çarlık Rusyası, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Türkistan’da uyguladığı siyasi ve etnik asimile politikalarını artırdı. Türkistan halkının ortak maddî ve manevî değerleri olmasına karşın bunları hiçe sayan Çarlık Rusyası’nın koloni siyaseti sonucu köklü değişimler yaşandı. Aynı sömürgeci zihniyete sahip Rus milliyetçisi sözde yöneticilerin ve Rus yerleşimcilerin Rus Çarlığı tarafından bölgeye gönderilmesi, bu değişikliklerin fitilini ateşledi. Neticede yüz binlerce insan, kendi vatanlarında esir duruma düştü.

ÇARLIK RUSYASI, GÖÇEBE KIRGIZ TÜRKLERİNİN YAŞAM TARZINA MÜDAHALE ETTİ

Çarlık Rusyası, “Kırgızları Yerleştirme” (1907) ve “Yedisu Bölgesini Koloni Yapma” (1908) kararlarıyla birlikte Kırgız Türklerinin topraklarına el koyma girişimlerinde bulundu. Bu kararı çıkaranlar “Step Kanunu”nun 119. maddesine dayanarak göçebelerin topraklarını devlet mülkiyetine geçirdi.

Rus-Japon Savaşı'ndan sonra başlayan Birinci Dünya Savaşı’nda tüm harcamalar, halktan “vergi“ adı altında toplandı. Kırgız Türkleri ise maruz bırakıldıkları sömürüye ve acılara karşı 1916 yılında millî mücadelelerini başlattı.

RUS ÇİFTÇİLERDEN KIRGIZ TÜRKLERİNE KARŞI İNSANLIK DIŞI MUAMELE!

Mücadelenin en önemli sebeplerinden biri, çok sayıda Rus çiftçisinin Kırgız Türklerine ait topraklara gelmesi ve onların yerleştirilmesinde Kırgız Türklerine karşı zor kullanılmasıydı

Ruslar, 1916 yılında Türkistan’da genel halkın yüzde 6’sını oluştursa da kendilerine, işlemeleri için en verimli toprakların yüzde 57,7’si verilmişti. Halkın yüzde 94’ünü oluşturan yerel halkın payına ise verimli toprakların yüzde 42,3’ü düştü. Kırgız Türkleri, bu nedenle geçimlerini sağladığı tarım alanlarında en az hakka sahip olan halk konumuna düşürüldü.

Baskı ve zulüm, sadece devlet tarafından uygulanmadı. Rus çiftçileri yerli halkı aşağılayarak suyun başını sahiplendi, Kırgız Türklerine su vermeyip onları topraklarını bırakıp gitmeye mecbur bıraktı.

Yerli halkın dinî inançları gibi haklarının da sınırlanması ve ve Kırgızistan topraklarına Rus isimleri verilmeye başlanması ise Kırgız Türklerinin tepkisini çeken bir başka unsur oldu.

HOCENT ŞEHRİNDE BAŞLAYAN İSYAN, BÜTÜN TÜRKİSTAN’A YAYILDI

Çarlık Rusyası’nın, Birinci Dünya Savaşı’nda yer alması ve halkı zaten ağır koşullar altında yaşıyorken ağır kayıplar vermesi iyi sonuçlanmadı. Savaş, 1916 yılında Ruslar açısından kötü gidiyorken Rus Çarlığı ise orduya asker bulabilmek için çırpınıyordu.

Çar II. Nikolay'ın 25 Haziran 1916 tarihli fermanına göre, Türkistan Vilayet temsilcilerince Yedi Su bölgesinden cephe gerisi işlerde çalışacak 19-31 yaş arası 60 bin kişinin seferber edilmesi kararı alındı. Kırgız, Özbek, Türkmen, Kazak Türklerinden ise toplamda 500 bin kişi, baskı ve zulüm yoluyla silahaltına çağrılmıştı. Karar duyurulduğu andan itibaren ise bütün Türkistan bölgesinde büyük bir hoşnutsuzluk hâkim oldu.

Semerkant bölgesinin Hocent şehrinde başlayan isyan, daha sonra Türkistan’ın diğer kısımlarına da yayıldı. Zaten zor durumda ve sabrı taşmış olan Kırgız halkının başlattığı isyanı bastırmak için 14 tabur, 37 Rus Kazak bölüğü, 42 top ve 69 makineli tüfek kullanıldı. Ayaklananlara karşı verilen savaşta, ordu birliklerinin yanı sıra silahlandırılmış Rus istilacılar da yer aldı.

İsyana katılan Kırgız Türkleri, Ruslar tarafından ele geçirildikleri yerde katledildi. Canını ve malını kurtarmak için tek bir seçenekleri Çin`e kaçmak olan Kırgız Türkleri, en büyük kayıpları Çin’e kaçarken, Çin’deyken ve Çin’den döndüklerinde verdi.