Yönetmen ve Yazar Neşe Sarısoy Karatay, Prof. Dr. Halil İnalcık ile 23 yıllık saha tanıklığını bilimsel makaleye taşıdı

Yönetmen ve yazar Neşe Sarısoy Karatay’ın, Prof. Dr. Halil İnalcık’ın Osmanlı’nın kuruluş sürecine ilişkin saha araştırmalarını ele aldığı "Osmanlı Arkeolojisi, Karacahisar ve Halil İnalcık" başlıklı bilimsel makalesi, Uzman Arkeolog Sergen Çirkin editörlüğündeki “Kökler: İklim-i Rum” adlı kitapta yayımlandı.

Haber Giriş Tarihi: 22.02.2026 14:38
Haber Güncellenme Tarihi: 22.02.2026 14:38
https://www.qha.com.tr/

Yönetmen ve yazar Neşe Sarısoy Karatay’ın, Prof. Dr. Halil İnalcık’ın Osmanlı’nın kuruluş yılları araştırmalarını ele aldığı bilimsel makalesi, Uzman Arkeolog Sergen Çirkin’in hazırladığı “Kökler: İklim-i Rum” başlıklı kitabında yayımlandı.

Alanında önemli isimlerin katkılarıyla hazırlanan eserde; tarih, arkeoloji, dilbilim ve antropoloji disiplinlerinden çok değerli akademisyenlerin makaleleri yer alırken, Karatay’ın İnalcık ile 23 yıl süren saha çalışmalarına dayanan belgesel tanıklığını aktardığı yazısı dikkat çekiyor.

Neşe Sarısoy Karatay, yapımcı ve yönetmenliğini KTMM Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay ile paylaştığı Osmanlı Devleti’nin Doğuşu belgeseli için Osmanlı’nın kuruluş coğrafyasında, Prof. Halil İnalcık ile çekimler gerçekleştirdi.

Sarısoy Karatay "Osmanlı Arkeolojisi, Karacahisar ve Halil İnalcık" başlıklı yazısında, yıllarca hem hafızasına hem de bantlara kaydettikleri bu görsel bellek ışığında Osmanlı Devleti’nin kuruluş sürecinin arkeolojik verilerle nasıl yeniden değerlendirildiğini ortaya koyuyor.

Kırım Haber Ajansına (QHA) konuşan Sarısoy Karatay, makalesinin “Kökler: İklim-i Rum” kitabında yer almasından duyduğu gururu “Bu kitap, köklerini merak edenler için bilimsel bir rehber niteliğinde. Böyle değerli bir çalışmanın içinde yer almak benim için büyük bir onur.” sözleriyle ifade etti.

SARISOY KARATAY: “OSMANLI’NIN KURULUŞU TOPRAĞIN ALTINDA SAKLIYDI”

Büyük tarihçi Prof. Dr. Halil İnalcık ile 23 yıl Anadolu’nun kuruluş coğrafyasında çekimler yapan yönetmen Sarısoy Karatay, Osmanlı arkeolojisinin doğuş sürecini ve bilinmeyen yönlerini “Osmanlı Arkeolojisi, Karacahisar ve Halil İnalcık” adlı makalesiyle ortaya koydu. Sarısoy Karatay, Osmanlı Devleti’nin kuruluş tarihine ilişkin önemli bir noktayı şöyle dile getirdi:

Halil İnalcık, o dönemde yaptığımız her çekimde, Osmanlı Devleti’nin kuruluş sürecinin yalnızca kroniklerle değil; arkeolojik veriler ve saha araştırmalarıyla anlaşılabileceğini kameralarımıza vurguladı. Osmanlı’nın kuruluşu toprağın altında saklıydı ve muhakkak arkeolojik olarak kazılar yapılması gerekiyordu.”

Sarısoy Karatay, Zafer Karatay ile hazırladığı Osmanlı belgeselleri sırasında İnalcık’ın tarih anlayışını ve sahadaki yöntemini ise şu şekilde anlattı:

Hocamız masa başında tarih yazmazdı. Olayların geçtiği yerlere gider, yer adlarını tek tek kontrol eder, toprağın altındaki izleri dikkate alırdı. Osmanlı Arkeolojisi fikri daima aklındaydı ve bu alanda kazıların başlamasına vesile oldu.”

KARACAHİSAR: BİR DÖNÜM NOKTASI

Osmanlı arkeolojisinin en önemli uygulama alanlarından biri olan Eskişehir’deki Karacahisar Kalesi’nde 1999 yılında İnalcık’ın öncülüğünde kazılar başlatılmıştı. Bu kazılarda ise, Osmanlı Beyliği’nin erken dönemine dair çarpıcı bulgular ortaya konmuştu. Sarısoy Karatay, Karacahisar çekimlerini şöyle değerlendirdi:

Karacahisar’da hocayla yaptığımız çekimlerde şunu çok net görmüştüm: Bu kale sadece bir askeri üs değildi. Burada hutbe okunmuş, kadı atanmış, pazar kurulmuştu. Yani bir devlet düzeni başlamıştı.”

Daha sonra yapılan kazılarda bulunan erken dönem sikkeler ve büyük sarnıç yapısı, kalenin uzun süreli ve örgütlü bir yerleşim olduğunu ortaya koydu.

1302 TEZİ: DEVLETİN FİİLÎ DOĞUŞU

Yazarın makalesinde öne çıkan başlıklardan biri, 27 Temmuz 1302’de gerçekleşen Bafeus (Koyunhisar) Savaşı’nın Osmanlı Devleti’nin fiilî kuruluş sürecini başlatan bir zafer olarak değerlendirilmesi. Bu tez, İnalcık’ın uzun yıllara yayılan araştırmalarına dayanıyor. Sarısoy Karatay konuyla ilgili olarak, “Hocamız, Pachymeres’in kronikleriyle sahadaki bulguları karşılaştırarak 1302 tarihini biçimde ortaya koymuştu. Ona göre o tarihte Osman Gazi artık bir aşiret beyi değil, bağımsız bir bey konumundaydı.” dedi.

EFSANE İLE GERÇEK ARASINDA

Osmanlı’nın erken dönemine ilişkin rivayetler uzun yıllar boyunca tartışma konusu oldu. Kulaca, Beştaş ve Sakarya geçiş hattı gibi yerler kroniklerde yer almasına rağmen, bazı tarihçiler bu anlatıları efsane olarak değerlendirdi. Neşe Sarısoy Karatay, saha çalışmalarına ilişkin gözlemlerini şu sözlerle aktardı:

Kroniklerde geçen yer adlarını tek tek sahada gösterdi İnalcık Hocam. Beştaş’ın gerçekten var olduğu görüldü. Sakarya’daki geçit, kroniklerde tarif edildiği şekildeydi. Bu kadar ayrıntılı bir güzergâhın sonradan kurgulanmış olması mümkün görünmüyor, ifadelerini de kaydettik.”

“YAZIM O TANIKLIĞIMIN KAYDIDIR”

İnalcık ile 23 yıl süren çekim sürecinin kendisi için yalnızca bir belgesel çalışması olmadığını belirten Karatay, sözlerini şu şekilde tamamladı:

Biz sadece kamera arkasında değildik. Zafer Karatay ile tarihin yeniden yazılışına tanıklık ettik ve bunu kaydettik. Bu yazım, o tanıklığın kaydıdır.”

Neşe Sarısoy Karatay’ın bu tanıklığını aktaran makale, Osmanlı Devleti’nin kuruluşuna ilişkin tartışmalara yeni bir boyut kazandırıyor. Aynı zamanda arkeolojinin, tarih yazımındaki belirleyici rolünü bir kez daha gözler önüne seriyor.”