
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Rusya’nın işgal altındaki Kırım’da bulunan 10 Ukraynalı çocuğu Rusya vatandaşı ilan ederek evlatlık verme sürecine ilişkin davada 13 Ekim 2026’da karar aldı. Kararın resmî olarak birkaç hafta içinde açıklanması beklenirken, davacı çocukların avukatlığını üstlenen Serhiy Zayets, kararın Rusya’nın çocukların kimliklerini değiştirmesi, zorla evlatlık vermesi ve akıbetlerini gizlemesiyle ilgili önemli hukuki meseleleri gündeme getirdiğini bildirdi.
Avukat Serhiy Zayets, 7 Kasım 2026’da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, davanın işgal altındaki Kırım ve Akyar'daki (Sivastopol) çocuk kurumlarında kalan, ebeveyn bakımından yoksun 10 Ukraynalı çocuğu kapsadığını belirtti.
Zayets, Rusya’nın Kırım’ı işgal etmesinin ardından söz konusu çocukları Rusya vatandaşı ilan ettiğini ve daha sonra evlatlık verme sürecine dâhil ettiğini aktardı. Avukat, bu uygulama nedeniyle çocukların yalnızca Rusya vatandaşları tarafından evlat edinilebildiğini ifade etti.
Zayets, çocukların en azından bir bölümünün evlatlık verildiğini, bazılarının ise işgal altındaki Kırım’dan Rusya’ya götürülmüş olabileceğini kaydetti.
DAVADA ÇOCUKLARIN KİMLİKLERİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ VE ZORLA EVLATLIK VERİLMESİ ELE ALINDI
AİHM’ye sunulan başvuruda, çocuklara Rusya vatandaşlığının dayatılması, Ukraynalı kimliklerinin Rus kimliğiyle değiştirilmesi ve Ukrayna mevzuatı ile uluslararası hukuk kurallarına aykırı biçimde evlatlık verilmesi konuları ele alındı.
Davanın bir diğer önemli boyutunu ise çocukların akıbetlerinin gizlenmesi oluşturuyor. Zayets, Rusya yönetiminin çocukların nerede bulunduğuna ilişkin bilgi vermeyi reddettiğini ve evlatlık verilme durumları da dâhil olmak üzere çocuklarla ilgili bilgileri saklamaya başladığını belirtti.
Avukat, bu durumun zorla kaybetmelerle bağlantılı yeni bir hukuki tartışmayı gündeme getirdiğine dikkati çekti. Ayrıca, doğrudan temas kuramadıkları savunmasız kişilerin hukuki temsili meselesinin de AİHM açısından yeni sorular ortaya çıkardığını ifade etti.
AİHM’DE SÖZLÜ DURUŞMA 22 EYLÜL’DE YAPILDI
Davanın sözlü duruşması 22 Eylül 2026’da Fransa’nın Strazburg kentinde gerçekleştirildi. Zayets, AİHM’nin 13 Ocak 2023’te yapılan başvurudan yaklaşık 3 yıl 9 ay sonra karar aldığını belirterek, bunun mahkemenin silahlı çatışmalarla bağlantılı davalarındaki değerlendirme süreçleri bakımından görece hızlı olduğunu söyledi.
Dava sürecinde taraflar arasında iki aşamalı yazılı iletişim gerçekleştirildiğini aktaran Zayets, mahkemenin başvuruculardan ilk açıklamaları aldıktan sonra ek sorular yönelttiğini ve sözlü duruşmada yazılı aşamada ele alınanlardan farklı bazı konuların da gündeme getirildiğini kaydetti.
AİHM, RUSYA’DAN ÇOCUKLARIN AKIBETİNE İLİŞKİN BİLGİ İSTEDİ
Zayets’in açıklamasına göre AİHM, sözlü duruşmanın ertesi günü, 23 Eylül 2026’da Kremlin rejiminin başvurarak çocukların nerede bulunduğuna ilişkin bilgi ve açıklama talep etti.
Avukat, Kremlin rejiminin daha önce de mahkemeyle iş birliği yapmayı reddettiğini hatırlatarak, bu kez de herhangi bir açıklama sunmadığını düşündüğünü belirtti. AİHM’nin olası Rusya yanıtlarını başvurucuların temsilcileriyle paylaşmamış olmasını da değerlendiren Zayets, Rusya’nın açıklama yapmamasının mahkeme tarafından ülke aleyhine dikkate alınabileceğini ifade etti.
Zayets, mahkemenin Rusya’ya açıklama sunması için bir fırsat daha tanıdığını ancak Rusya yönetiminin bu imkânı kullanmamış olabileceğini kaydetti.
KARARIN RESMÎ METNİNİN AÇIKLANMASI BEKLENİYOR
AİHM’nin 13 Ekim’de aldığı kararın resmî metninin birkaç hafta içinde kamuoyuna duyurulması bekleniyor. Zayets, kararın içeriğine ilişkin kapsamlı değerlendirme yapabilmek için resmî metnin yayımlanmasını beklemek gerektiğini vurguladı.