
Rusya’nın 2014 yılından bu yana Kırım’da yürüttüğü sistemli baskı, baskıcı rejim politikaları ve zorunlu nüfus değişim hamleleri, yarımadayı derin bir demografik krizin eşiğine getirdi. İşgalci yönetimin kontrölündeki sözde "Kırım Bölgesel İnsan Kaynaklarını Geliştirme ve Demografi Araştırmaları Merkezi" Başkanı Kseniya Sikaç, Rus yanlısı "Radio Krım" yayınında yaptığı açıklamada, göç süreçleri ve doğal nüfus artışının durması nedeniyle Kırım’da 118 yerleşim yerinin yakın gelecekte haritadan silinme riskiyle karşı karşıya olduğunu itiraf etti.
Sikaç, yarımadadaki nüfus kaybının ulaştığı boyutları gözler önüne sererek, halihazırda 14 köyün tamamen boşaldığını ve fiilen varlığının sona erdiğini belirtti.
Yerli halkın ve özellikle Kırım Tatarlarının siyasi baskılar, haksız tutuklamalar ve zorunlu askerlik tehdidi sebebiyle yarımadayı terk etmek zorunda kalması, kırsal bölgelerdeki insansızlaşmayı hızlandıran ana etken olarak öne çıkıyor.
1 MİLYONA YAKIN RUS NÜFUS YERLEŞTİRİLDİ
İşgalin başladığı günden bu yana Rusya, yerli halkı göçe zorlarken boşalan alanlara Rusya Federasyonu topraklarından yüz binlerce kişiyi yerleştirdi. 12 yıllık işgal sürecinde Kırım nüfusunun üçte birinden fazlasının yapısı değiştirildi.
İşgalci idarenin planlı nüfus mühendisliği kapsamındaki uygulamalarıyla Rusya'dan getirilenlerin ve 2022 yılı sonrası Ukrayna'nın yeni işgal edilen bölgelerinden zorla nakledilenlerin sayısının yaklaşık 1 milyona ulaştığı tahmin ediliyor. Baskı nedeniyle yaşanan dış göç ve doğal nüfus artışındaki sert düşüş, Kırım'ın tarihsel ve sosyal dokusunu yok olma tehlikesiyle baş başa bırakıyor.