
İşgal altındaki Kırım’da Kremlin kontrolündeki sözde yönetim, kültürel alan üzerindeki baskısını artırmaya devam ediyor. Sözde Kırım Parlamentosu Başkan Yardımcısı Sergey Tsekov, son altı ayda işletmelerin Latin alfabesiyle yazılmış reklam tabelalarının yaklaşık yarısını Kiril alfabesiyle değiştirdiğini açıkladı.
1 MART’A KADAR ZORUNLU DEĞİŞİM
Tsekov, “Rus Dilinin Kullanımı ve İç Dil Politikasının Geliştirilmesi” başlığıyla düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, Latin alfabesi ve yabancı dillerdeki tabelaların sayısının son altı ayda yüzde 50 oranında azaltıldığını belirterek, “Bu çalışmayı sürdürmemiz gerekiyor.” dedi.
Sözde Yerel Yönetimler Birliği Başkanı Boris Yegorov ise Kırım genelinde hâlâ 647 tabelanın (yaklaşık yüzde 44) Latin alfabesi veya yabancı dillerde olduğunu, bunların 1 Mart’a kadar değiştirilmesinin zorunlu olduğunu söyledi. Yegorov, bu tarihte kamusal alanda “Rus dilinin korunmasına yönelik yasanın” yürürlüğe gireceğini hatırlattı. Turistik bölgelerde faaliyet gösteren bazı işletmelerin ise sezon öncesi tabelalarını değiştirmeyi taahhüt ettiğini ifade etti.
Tsekov ayrıca, bazı girişimcilerin tabelalarını Kiril alfabesine çevirmek istemediğini ve bu nedenle Latin alfabesi veya yabancı dillerde marka tescili için başvuruda bulunduğunu da dile getirdi.
İŞGALCİLERDEN KIRIM’DA “LATİN ALFABESİ” BASKISI
Sözde Kırım Parlamentosu Başkan Yardımcısı Sergey Tsekov, daha önce tüm resmî belgelerde ve kamusal alanlardaki yazılarda yalnızca Kiril alfabesinin kullanılmasını savunarak Latin alfabesini “vatansever olmayan” olarak nitelendirmişti.
Kırım Tatarları açısından bu uygulama, teknik bir düzenlemeden çok daha fazlası olarak değerlendiriliyor. Yarımadanın yerli halkı olan Kırım Tatarları için Latin alfabesinin tasfiyesi, dilsel ve kültürel kimliğe yönelik yeni bir darbe olarak görülüyor. Uzmanlar, bu politikanın Kırım Tatar dilinin eğitim, medya ve dijital alandaki kullanımını ciddi biçimde kısıtlayacağına, ayrıca Ukrayna ve Türk dünyasıyla olan kültürel bağları zayıflatmayı hedeflediğine dikkat çekiyor.
İşgalcilerin söz konusu politikasını Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendiren Kırım Tatar tarihçi Gülnara Abdullayeva, Rusya’nın işgal altındaki Kırım’da izlediği dil politikasının, Kırım Tatarlarını Ukrayna’dan ve Türk dünyasından izole etmeyi amaçlayan daha geniş bir asimilasyon stratejisinin parçası olduğuna dikkat çekmişti.