Kırım'daki lojistik çöküş siyasi tutsakları da vurdu: Nakiller tamamen durdu

Ukrayna'nın lojistik hatları vurması ve yakıt kıtlığı nedeniyle Kırım'daki siyasi tutsakların nakilleri durduruldu.

Haber Giriş Tarihi: 24.06.2026 17:33
Haber Güncellenme Tarihi: 24.06.2026 17:33
https://www.qha.com.tr/

İşgal altındaki Kırım'da, Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin köprü ve demir yollarına yönelik düzenlediği operasyonlar ile yarımadada baş gösteren derin yakıt krizi, Rus hapishane lojistiğini de tamamen felç etti.

Kırım Tatar Kaynak Merkezi Başkanı Eskender Bariyev, işgal mahkemeleri tarafından yasa dışı şekilde cezalandırılan siyasi tutsakların Rusya'daki cezaevlerine nakledilme işlemlerinin bir haftadır tamamen durdurulduğunu açıkladı. Bariyev, işgalcilerin ilk başlarda bu durumu bombardıman altındaki yollarda seyahat etmenin tehlikeli olmasıyla gerekçelendirdiğini ancak gerçekte ise yarımadada yaşanan yakıt krizi nedeniyle mahkum taşıma araçları için yakıt bulunamadığını belirtti.

AKMESCİT TUTUKEVİNDE BELİRSİZ BEKLEYİŞ

Yaşanan bu lojistik felç nedeniyle hem Kırımlı siyasi tutsakların hem de yeni işgal edilen Ukrayna topraklarından duruşmalar için getirilen Ukrayna vatandaşlarının Akmescit (Simferopol) tutukevlerinde kalış süreleri ucu açık şekilde uzatıldı. Bariyev, “Cezaevi lojistiğindeki felç durumu, Kırım'daki altyapı krizinin derinliğini ortaya koyuyor. İşgalcilerin askerî liderliği, en temel iç süreçleri bile güvence altına almakta yetersiz kaldığını görüyoruz.” dedi.

YÜZLERCE İNSAN GİZLİCE ALIKONULUYOR

Öte yandan Kırım Tatar Kaynak Merkezi Müdürü Zarema Bariyeva, Akmescit’teki 2 No’lu tutukevinin üçüncü katında dış dünya ile iletişimleri tamamen kesilmiş ve isimleri gizlenen onlarca kişinin "incommunicado" statüsünde tutulduğunu aktardı. Hak savunucularının çabalarıyla kimlikleri tespit edilen bu kişilerin büyük kısmının, Rusya'nın geniş çaplı işgali sonrası yeni ele geçirilen Ukrayna topraklarından kaçırılan siviller olduğu belirlendi.

Gardiyanların bu tutsaklara karşı özellikle zalimce davrandığını kaydeden Bariyeva, tutsakların yanlarında neredeyse hiçbir eşya bulundurmasına izin verilmediğini, her hafta hücrelerin basıldığını ve gardiyanların odanın ortasına kasıtlı olarak bir kova su devirip ardından "düzeni bozma" bahanesiyle mahkumları acımasızca darp ettiğini anlattı. Tutsakların özellikle kamera arkası kör noktalarda, koridorlarda ve depo odalarında sistematik olarak dövüldüğünü belirten Bariyeva, işgalci yönetimin bu insanlık dışı muameleyi dünyadan gizlemek için her yolu denediğini vurguladı.