
Kırım Tatarı tarihçi Abdulmecit Seytumerov, Rusya'nın Güney Bölgesi Askerî Mahkemesinde görülen davanın duruşmasında savunma yaptı. Seytumerov, “Beşinci Bahçesaray Grubu” olarak anılan davada kendisine yöneltilen suçlamaları destekleyen hiçbir bilirkişi raporunun, gizli tanığın veya dosyaya yerleştirilen bir kitabın iktidarı zorla ele geçirme hazırlığını kanıtlamadığını ifade etti.
Seytumerov'un savunma metni, eşi Amina Seytumerova tarafından paylaşıldı. Suspilne Kırım haber kanalının insan hakları savunucularına dayandırdığı habere göre tarihçi, tutuklanmasının ailesi üzerindeki etkilerini de anlattı.
BASKIN SIRASINDA 40 GÜNLÜK BEBEĞİ VARDI
Seytumerov, evine baskın düzenlendiği sırada yeni doğan oğlunun henüz 40 günlük olduğunu belirtti. Görme engeli nedeniyle ikinci grup engelli statüsünde bulunan annesinin ve çeşitli hastalıklar nedeniyle birden fazla ameliyat geçiren emekli babasının durumuna dikkati çekti.
Öte yandan, Seytumerov'un evinde arama, 24 Ağustos 2023'te sabaha karşı saat 04.00 civarında başladı. Silahlı ve maskeli kişilerin eve girerek tarihçinin yaşlı babasını yere yatırdığı, göğsüne bastırdığı ve kendisine otomatik silah doğrulttuğu aktarıldı. O sırada 70 yaşını aşmış olan amcasının ise bacaklarına vurularak duvar kenarında tutulduğu bildirildi. Baskın sırasında Seytumerov'un annesinin fenalaşması üzerine olay yerine ambulans çağrıldı.
KİTAP DELİL OLARAK GÖSTERİLDİ
Seytumerov, baskın sırasında Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) görevlilerinin ailesinin tamamı hakkında ceza davası açmakla tehdit ederek kendisini iş birliğine zorladığını açıkladı. Avukatını arama ve avukatının arama işlemlerine katılmasını sağlama taleplerinin ise reddedildiğini belirtti.
Tarihçi, arama sırasında görevlilerden birinin ceketinden çıkardığı bir kitabı kitaplığa doğru uzattığını ve ardından “Yasaklı bir kitap bulundu!” diye bağırdığını anlattı. Seytumerov, söz konusu kitabı daha önce görmediğini ve eline almadığını bildirdi. Kitap üzerinde parmak izi veya kendisine ait biyolojik iz bulunup bulunmadığının araştırılmadığını aktaran Seytumerov, daha sonra bilirkişi incelemesinin de iptal edildiğini ve bunun savunma hakkını zedelediğini ifade etti. Arama tutanağında haklarının kendisine açıklandığının ve tercümana ihtiyaç duyup duymadığının sorulduğunun yazıldığını belirten tarihçi, bu ifadelerin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Ayrıca tutanağa ilişkin itirazlarını kayda geçirmesine izin verilmediğini vurguladı.
BİLİRKİŞİ RAPORLARINA VE GİZLİ TANIKLARA İTİRAZ ETTİ
Bunun yanı sıra Seytumerov, FSB'nin talebiyle hazırlanan ses kayıtları, dilbilim ve din incelemelerine ilişkin bilirkişi raporlarının gerçeği yansıtmadığını aynı anda konuşmalardan bazı ifadelerin bağlamından koparıldığını ve olağan dinî anlatımların suç unsuru olarak yorumlandığını bildirdi.
Namaz, oruç, iftar, ramazan, Kur'an ve şeriat gibi kavramların Müslümanların günlük yaşamının bir parçası olduğunu vurgulayan Seytumerov, dosyadaki ses kayıtlarının kopyalarının kaynağının da doğrulanmadığını belirterek ilgili bilirkişi raporlarının deliller arasından çıkarılmasını istedi.
Dosyada üç gizli tanığın bulunduğunu, savunma tarafının ise kendisini uzun yıllardır tanıyan akrabalar, komşular, öğretmenler ve çalışma arkadaşlarından oluşan 21 tanık sunduğunu aktaran Seytumerov, gizli tanıkların ifadeleri arasında çelişkiler bulunduğunu açıkladı.
KIRIM TATAR SİYASİ TUTSAK CEZAEVİNDEKİ KOŞULLARIN SAĞLIĞINI ETKİLEDİĞİNİ SÖYLEDİ
Ayrıca Seytumerov, tutuklandığından bu yana ailesiyle yüz yüze görüşemediğini belirtti. Ailesinin 260'ı olmak üzere toplam 394 görüşme talebinde bulunulduğunu, ancak bu taleplerin somut bir yasal gerekçe gösterilmeden reddedildiğini ifade etti.
Cezaevindeki hijyen koşullarının yetersizliği, kötü kalitedeki su ve yiyecekler, güneş ışığına ve vitaminlere erişimin sınırlı olması nedeniyle sağlığının kötüleştiğini aktaran Seytumerov, son iki yılda güneş ışığını ortalama ayda bir kez, yürüyüş sırasında görebildiğini söyledi. Tutsaklık sürecinde daha önce sağlıklı olan beş dişinin çekildiğini belirten tarihçi; baş ağrısı, karın rahatsızlıkları, cilt döküntüleri ve bayılacak gibi olma durumları yaşadığını da belirtti.
SAVCILIK 17 YIL HAPİS CEZASI İSTİYOR
Mart 2024'te Seytumerov hakkında terör örgütünün faaliyetlerine katılma suçlamasının yanı sıra iktidarı zorla ele geçirmeye hazırlanma suçlaması da yöneltildi. Seytumerov, ikinci suçlamanın da önceki iddialarla aynı materyallere dayandırıldığını ve bunların şiddet eylemlerine hazırlığı kanıtlamadığını vurguladı.
Dava kapsamında savcılık, Seytumerov'un da aralarında bulunduğu dört sanık için 17 yıl, diğer iki sanık Remzi Nimetulayev ve Ruslan Asanov için ise 19 yıl hapis cezası talep etti. Savcılık ayrıca altı sanığın da cezalarının ilk üç yılını hapishanede geçirmesini istedi.
Seytumerov'un avukatı da müvekkilinin suçsuz olduğunu belirterek beraatini talep etti. Savunma makamı, bilirkişi raporlarının güvenilirliğine, gizli tanıkların ifadelerine ve ev araması sırasında yaşandığı belirtilen usulsüzlüklere itiraz etti.
Ayrıca mahkemenin, altı Kırım Tatarı sanığın son sözlerini 20 Ekim'de dinlemesi bekleniyor. Kararı, Rostov-na-Donu'daki Güney Bölgesi Askerî Mahkemesinin üç hâkimden oluşan heyeti verecek.
Abdulmecit Seytumerov, savunmasının sonunda hakkındaki davanın uydurma olduğunu ve sunulan delillerin suçlamaları doğrulamadığını belirterek, “Tek doğru sonuç beraat kararı verilmesi ve daha önce elimden alınan medeni haklarımın iade edilmesidir.” dedi.