
Kadim Türk yurdu Kırım, 2014 yılından beri Rusya işgali altında bulunuyor. Kırım Tatarları başta olmak üzere yarımada halkına ağır siyasi ve dinî baskılar uygulayan Rus işgalciler, Kırımlıları asılsız iddialarla açtıkları düzmece davalar kapsamında alıkoyuyor.
İşgal altındaki Kırım'da insan hakları ihlallerini takip eden "Tribunal. Kırım Bölümü" (Tribunal: Krymskiy Epizod) girişiminin resmî sosyal medya hesabından yayımlanan açıklamaya göre, Rusya mahkemelerinde 2026 yılının ilk yarısında sözde “casusluk” ve “vatana ihanet” suçlamaları kapsamında 284 düzmece dava açıldı.
ALIKONULAN KIRIMLILARIN YARGILANDIĞI SÖZDE DAVALAR, KAPALI KAPILAR ARDINDA GÖRÜLÜYOR
Düzmece davaların her 13’te birinin işgal altındaki Kırım’da açılmasına dikkat çekilen açıklamada, “Üstelik hâkimler o kadar pervasızlaştı ki son derece karmaşık bir davanın görülmesine yalnızca bir buçuk saat ayırmaktan çekinmiyorlar. Hatta bir dava yalnızca 2 dakikada sonuçlandırıldı.” ifadelerine yer verildi.
Öte yandan, düzmece davalar kapsamında alıkonulan Kırımlıların sözde duruşmaların kapalı gerçekleştirildiği ve delil sunma imkânlarının olmadığı bir ortamda yargılandığının altı çizildi. Sözde kararların ise Rus işgalcilerin kontrolünde kamuoyuna duyurulduğu kaydedildi.
2026 YAZI İÇERİSİNDE EN AZ 22 KIRIMLI, UKRAYNA ADINA CASUSLUK YAPTIĞI İDDİASIYLA ALIKONULDU
Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından işgal edilmesinin ardından yarımada sakinleri, işgalci Rus yönetimi tarafından Ukrayna istihbaratıyla bağlantılı oldukları iddia edilerek alıkonulmaya başlandı. İnisiyatifin açıklamasında, 2026 yazı içerisinde en az 22 Kırımlının söz konusu iddia kapsamında alıkonulduğu belirtilirken düzmece davaların görülmesinden önce çoğu zaman zorla kaybetme vakalarının yaşandığı ve sözde yargı süreçlerinin kapalı kapılar ardında yürütüldüğü ifade edildi.
İnisiyatifin açıklamasında son olarak şu ifadelere yer verildi:
İşgal altındaki topraklarda siviller için normal bir yargılama sürecinin bulunmaması bir savaş suçudur. Bu durumun sistematik niteliğe sahip olduğu göz önünde bulundurulduğunda Kırım'daki sözde hâkimlerin eylemleri, hâlihazırda insanlığa karşı suçlar kapsamında yeniden ele alınmıştır. Tespit edilen ve eylemleri belgelenen sorumlular, er ya da geç hesap verecektir.