
“Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” temasıyla düzenlenen STRATCOM Zirvesi’nin ikinci gününde “Anlatıyı Taşıyanlar: Gerçeğin Sahadaki Mücadelesi” başlıklı oturum gerçekleştirildi. Oturumda konuşmacı olarak yer alan Atlantik Konseyi Kıdemli Araştırmacısı Yevgeniya Gaber, oturum sonrasında Kırım Haber Ajansına (QHA) konuştu.
Gaber, Rusya’nın küresel ölçekte yürüttüğü propaganda faaliyetlerine dikkat çekerek, Ukrayna’nın bu alanda gerçekleri uluslararası kamuoyuna anlatmak için aktif bir çaba içerisinde olduğunu belirtti. Gaber, “Gerçekler önemli, ancak bu gerçeklerin medyada nasıl yansıtıldığı da en az onun kadar önemli. Dolayısıyla da Ukrayna bu konuda kendi görüşlerini paylaşmak elinden geleni yapıyor. Rusya'nın her yere anlattığı şeyler: ne kadar güçlü olduğunu, ne kadar yenilmez olduğunu ve Ukrayna'da nasıl Ukraynalıları yendiği… Biz de bunu tabii ki her yerde yalanlayıp gerçek durumları anlatmaya çalışıyoruz.” dedi.
Ukrayna’nın sahadaki gelişmeleri ve Rusya’nın bilgi savaşında kullandığı yöntemleri müttefikleriyle paylaştığını kaydeden Gaber, “Rusya'nın tarihini, kültürünü, stratejik kültürünü bilmek çok önemli. Dolayısıyla kendi partnerlerimizle, ortaklarımızla sahadaki gerçek gelişmeleri paylaşıyoruz ve aynı zamanda Rusya'nın dezenformasyon alanında, bilişsel savaş alanında kullandığı taktikleri ve metotları da paylaşmaya çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.
“RUSYA, GÖRÜŞMELERİ ZAMAN KAZANMAK İÇİN KULLANIYOR”
Orta Doğu’daki gelişmelere rağmen Ukrayna’nın müzakereye açık olduğunu vurguladı. Öte yandan Orta Doğu’nun ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD)müzakereler için uygun durumda olmadığını belirten Gaber, Türkiye dâhil olmak üzere farklı ülkelerin sürece katkı sunabileceğini belirtti.
Öte yandan Rusya’nın müzakere konusunda gerçek bir irade ortaya koymadığını dile getiren Gaber, Moskova’nın görüşmeleri süreci uzatmak ve zaman kazanmak amacıyla kullandığını söyledi. Gaber, “Görüşmeler her zaman bütün tarafların iradesiyle devam eden bir şeydir. Maalesef Rusya'ya baskıyı güçlendirmesek, o baskıyı daha büyük hâlâ getirmesek hiçbir şekilde maalesef Rusya'yı barışmasına veya görüşmeler olmasına getiremeyiz. Fakat görüşmelerin devam etmesini bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
İRAN VE RUSYA İŞ BİRLİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ
Gaber, İran'da şu an devam eden savaşın gölgesinde kalmamak için Ukrayna'nın da kendi gündemini ortaya koymaya çalıştığına vurgu yaptı.
Öte yandan Ukrayna’daki savaş ile Orta Doğu’daki gelişmelerin birbirinden bağımsız ele alınmaması gerektiğini belirten Gaber, “Aslında hem İran'ın hem de Rusya'nın Ukrayna'da savaşının büyük bir tablonun ayrı ayrı parçaları olduğunu da söyleyebiliriz. Çünkü İran'la Rusya arasında da çok yoğun iş birlikleri var. Özellikle savunma sanayi konusunda, silahlı insansız hava araçları (SİHA) üretimi konusunda, siyasi ve askerî konularında iş birlikleri var.” dedi.
“UKRAYNA ARTIK TECRÜBESİNİ PAYLAŞAN BİR AKTÖR”
Bu nedenle yaşanan gelişmelerin daha geniş bir jeopolitik çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Gaber, Son dönemde Ukrayna’nın Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerle geliştirdiği iş birliklerine değindi. Gaber, bu ilişkilerin yalnızca sembolik olmadığını, somut sonuçlar doğurabilecek nitelikte olduğunu ifade etti.
“2022'den beri her gün, her gece Şâhid SİHA’larına karşı farklı teknolojileri denedik ve şu an bunlardan hangisi etkili olduğunu ve daha ucuz olduğunu çok iyi biliyoruz.” diyen Gaber, bu deneyimi paylaşmaya hazır olduklarını vurguladı.
Ukrayna’nın özellikle SİHA'lara karşı geliştirdiği teknolojiler ve operasyonel tecrübenin bölge ülkeleri için önemli olduğunu belirten Gaber, Ukraynalı pilotların ve uzmanların bu bilgi birikimini paylaşmaya hazır olduğunu söyledi. Ayrıca Gaber, Ukrayna’nın bu tablo içerisinde yalnızca yardım alan bir ülke değil, aynı zamanda güvenliğe katkı sunan bir aktör hâline geldiğini söyledi.
SAVAŞIN İNSANİ BOYUTU: “HER GECE SİVİLLER HEDEFTE”
Savaşın insani boyutuna da dikkat çeken Gaber, Ukrayna’da sivillerin her gün saldırılarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Özellikle Odesa’da son dönemde yoğun saldırılar yaşandığını ifade eden Gaber, gece saatlerinde gerçekleştirilen SİHA saldırılarında sivil yerleşimlerin ve hatta bir doğum evinin hedef alındığını aktardı.
Enerji altyapısına yönelik saldırılar nedeniyle kış aylarında ciddi zorluklar yaşandığını dile getiren Gaber, elektrik ve ısınma sorunlarının halkın yaşamını doğrudan etkilediğini söyledi.
Tüm bu zorluklara rağmen Ukrayna halkının adil ve sürdürülebilir bir barış istediğini vurgulayan Gaber, “Bu adalet kavramı çok önemli. Bu konferansta da defalarca ve defalarca vurgulandı. Ukrayna halkı için de herhangi bir barışın değil, gerçekten uluslararası hukuka dayalı insan haklarının korunması altında olan bir barış istiyoruz. Bütün herkesin, Kırım Tatarlarının, Ukrainlerin, bütün vatandaşlarımızın evlerine geri dönmesini, Rusya tarafında kaçırılan çocuklarımızın evlerine geri dönmesini ve bütün bunları içeren geniş kapsamlı ve sürdürülebilir bir barış istiyoruz.” dedi.