
26 Haziran Kırım Tatar Millî Bayrak Günü'nde Rusya Federasyonu Adalet Bakanlığı, Rus işgali altındaki Kırım'da ifade özgürlüğünü tamamen bastırmaya yönelik düzmece bir karara imza atmıştı. Rusya Federasyonu Adalet Bakanlığının 26 Haziran 2026 tarihinde yabancı ajan ilan ettiği Kırım Dayanışması (Krymskaya Solidarnost), 21 Temmuz 2026 tarihinde faaliyetlerini sonlandırma kararı aldığını duyurdu. Hareket, kararın siyasi baskı niteliği taşıdığını belirterek, mevcut koşullarda çalışmalarını eski formatta sürdürmelerinin mümkün olmadığını açıkladı. Rusya Adalet Bakanlığı, 24 Temmuz 2026 tarihinde Kırım Dayanışması hareketiyle bağlantılı olduğunu iddia ettiği kişilerden oluşan listeyi genişletti. Yeni listede 137 kişi yer aldı.
Ukrayna Parlamentosu İnsan Hakları Yetkilisi (Ombudsman) Kırım Temsilcisi Elvin Kadirov, Kırım Haber Ajansına (QHA) açıklamalarda bulunarak Rusya'nın "Kırım Dayanışması" sivil toplum hareketini ve bağlı insan hakları savunucuları ile yurttaş gazetecileri yabancı ajan ilan etmesini değerlendirdi. Kadirov, bu kararın yarımadadaki baskı ortamını derinleştirmeyi hedeflediğini vurguladı.
“KIRIM DAYANIŞMASI KIRIM’DAKİ GERÇEKLERİ ANLATAN TEK SESTİ”
Elvin Kadirov, Rusya'nın temel amacının işgal altındaki bölgelerde yaşayan vatandaşların sesini tamamen kısmak ve onları haklarından habersiz bırakmak olduğunu belirterek şunları kaydetti:
Kırım Dayanışması, işgal altındaki Kırım Yarımadası’nda insan hakları ihlallerine ilişkin bilgi sağlayan neredeyse tek kaynaktı. Bu hareket 2016'dan beri aktif olarak işgalci yönetimin işlediği suçları dünyaya duyurulmasını sağladı. Hareketin, insanları hak ve adalet arayışı mücadelesinde birleştirebilme yeteneği işgal yetkilileri tarafından büyük tehdit olarak görüldü.
Kırım Dayanışmasının sadece yerel bir savunma mekanizması olmadığını, aynı zamanda uluslararası insan hakları kurumları ve dış dünya için yarımadadaki yabancı düşmanlığı, dinî ve etnik ayrımcılık eğilimlerini takip etmeyi sağlayan hayati bir bilgi kaynağı olduğunu kaydeden Kadirov şu ifadelerini kullandı:
Şüphesiz Kırım Dayanışması, sözde kolluk kuvvetlerinin sürekli baskısını hisseden toplum üzerinde olumlu bir etkiye sahipti. Örgütün tasfiye edilmesi, işgal altındaki topraklarda bulunan Ukrayna vatandaşlarını; hukuka aykırı şekilde zulme uğrayan Kırım Yarımadası sakinlerini savunan güvenilir bir hak savunucusundan, medya gücünden ve gür bir sesten fiilen mahrum bırakmıştır. Kırım Dayanışması, Ukrayna sınırları dışında da güçlü bir sözcü; uluslararası savunuculuk faaliyetleri ve uluslararası insan hakları kurumları için temel bir bilgi kaynağı hâline gelmişti. Kırım Dayanışmasının faaliyetleri sayesinde Rus toplumunun kendi içindeki eğilimleri, yabancı düşmanı eğilimleri ile dinsel ve etnik farklılıklara yönelik müsamahasızlığı takip etmek mümkün oluyordu.
Kırım Dayanışmasının abartısız tüm dünyada takip edilen medya görünürlüğü, hareketin katılımcıları için belirli bir güvenlik alanı da sağlıyordu. Kırım Dayanışması ile çalışan avukatlar sistematik olarak baskıya maruz kalıyordu; bu durum, mütecaviz devletin baskısı altında yürüttükleri faaliyetler nedeniyle Kırım Dayanışması avukatlarına yıllık ödüller takdim eden ünlü insan hakları örgütü Front Line Defendersın raporlarına da yansıyordu.
SiYASİ TUTSAKLAR VE AiLELERİ DESTEKSİZ BIRAKILMAK İSTENİYOR
Kırım Dayanışmasının yasaklanmasının ardından işgal altındaki bölgelerde hak ihlallerinin artacağını belirten Kadirov, hareketin tutsaklara ve ailelerine sunduğu hukuki ve manevi desteğe şu sözlerle dikkat çekti:
Hareketin faaliyetleri, Kırım Yarımadası sakinlerini birleştiriyor; onlara destek, umut ve işgal yönetimin suç teşkil eden eylemlerine karşı direnme özgüveni sağlıyordu. Bu sivil toplum kuruluşu; siyasi tutsaklara ve ailelerine büyük bir destek veriyor, Kırım Yarımadası’nın hukuka aykırı şekilde zulme uğrayan sakinlerine yönelik gelişmeleri kamuoyuna duyuruyordu. Kırım Dayanışması insan hakları savunucuları ve avukatları, siyasi saiklerle açılan davalarda sözde cezai takibatın tüm aşamalarında hukuki yardım sunuyor, kişisel özgürlüğünden yasa dışı biçimde yoksun bırakılan vatandaşlara destek oluyordu. Gerek Kırım Yarımadası’nda gerekse Rusya Federasyonu topraklarındaki özgürlükten yoksun bırakma merkezlerinde tutulan siyasi tutsaklara fiziksel erişimin bulunmadığı dönemlerde Kırım Dayanışması, onların sağlık durumları ve bulundukları yerler hakkında eksiksiz bilgi edinilebilen yegâne kaynaklardan biriydi.
“YABANCI AJAN LİSTELERİ BASKI ARACI OLARAK GENİŞLEMEYE DEVAM EDECEK”
Rusya'nın yabancı ajan listesini veba gibi yayarak aralarında hayatını kaybedenlerin ve hâlen cezaevinde bulunan siyasi tutsakların da yer aldığı 137 kişiye ulaştırdığını belirten Kadirov, bu stratejinin devam edeceğini belirterek şu ifadelere yer verdi:
Yabancı ajan listeleri genişlemeye devam edecek. Çünkü Rusya, toplumda fikir önderlerini ve hak savunucularını etkisiz hâle getirmek, yürütülen zulmü meşrulaştırmak için ayrımcı etiketleri sistemli bir yöntem olarak kullanıyor. Kırım'da işlenen savaş suçlarını belgeleyen ve siyasi tutsakları savunan kişileri tecrit ederek gerçeklerin dışarıya sızmasını engellemeye çalışıyorlar.