
Rusya’nın Kırım’ı uluslararası hukuku çiğneyerek işgal etmesinin ardından yarımadada başlatılan sistematik baskı, tecrit ve yıldırma politikaları her geçen gün boyut değiştiriyor. Kremlin rejimi, ilk yıllarda daha çok erkek aktivistleri, gazetecileri ve Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) üyelerini hedef alırken; son dönemde baskı dalgasını Kırımlı kadınlara, annelere ve genç kızlara kadar genişletti. Kırım Haber Ajansı (QHA) olarak hazırladığımız "İşgal Altında Çalınan Hayatlar: Kırım’ın Siyasi Tutsak Kadınları" özel dosya serimizin bu bölümünde; 15 Ekim 2025 tarihinde Bahçesaray’da düzenlenen baskında haksız yere alıkonulan siyasî tutsak Remzi Nimetulayev'in eşi, 5 çocuk annesi, ev hanımı Esma Nimetulayeva'nın hikâyesini sayfalarımıza taşıyoruz.
Kırım Tatar siyasi tutsak Esma Nimetulayeva’nın abisi Asan Bekirov, ailesinin ve kız kardeşinin esaret altında yaşadığı insani dramı QHA’ya aktardı.
Eşi Remzi Nimetulayev’in 24 Ağustos 2024’te tutuklanmasının ardından 5 çocuğunun tüm sorumluluğunu tek başına üstlenen Esma Nimetulayeva’nın alıkonulması, Rusya'nın Kırım'da kadınları da hedef alan yeni baskı dalgasının en somut göstergelerinden biri oldu.
ÇOCUKLARINA VE EVİNE ADANMIŞ BİR ÖMÜR
Kız kardeşinin hayat hikayesini ve karakterini anlatan Asan Bekirov, Esma’nın hayatı boyunca sadece ailesi ve çocuklarıyla ilgilenen kendi halinde bir ev hanımı olduğunu vurguladı:
Kız kardeşim Esma Nimetulayeva (Bekirova), 1986 yılında Tacikistan’da, sürgünde dünyaya geldi. 1991 yılında ailemizle birlikte vatanımız Kırım’a döndük. Mamut Sultan (Dobrovskoye) köyünde büyüdü, oradaki okulda okudu. 2008 yılında Remzi Nimetulayev ile evlenip Bahçesaray'ın Eski Şehir bölgesine yerleşti ve eşinin soyadını aldı. Esma tamamen kendini ailesine ve 5 kız çocuğuna adamış bir ev hanımıydı. En büyüğü şu an 17 yaşına basacak, en küçüğü ise henüz 5 yaşında. Çocuklarını okula, kreşe götürür; evinde butik pastacılık ve tatlılar yaparak ailesine katkı sağlardı. Eşi Remzi ise alıkonulmadan önce inşaat işleriyle uğraşırdı.
ESİ ZİNDANDAYKEN AİLEYİ AYAKTA TUTTU
Eşi Remzi Nimetulayev’in 24 Ağustos 2023’te gözaltına alınıp Rostov-na-Donu’daki cezaevine gönderilmesinin ardından Esma’nın sergilediği metaneti anlatan Bekirov, kız kardeşinin tek başına büyük bir mücadele verdiğini ifade etti:
Eşi tutuklandıktan sonra Esma pes etmedi. Ehliyeti ve arabası vardı; 5 çocuğun bakımını, okulunu, kreşini tek başına üstlendi. Bununla da kalmadı; Rostov’daki tutukevinde tutulan eşine koli gönderebilmek için postahanelerde, cezaevi yollarında mekik dokudu. Biz 'Sana yardım edelim' dediğimizde her defasında 'Ben hallederim' derdi. Güçlü ve içine kapanık bir karakteri vardı. Rostov’a kadar gitti, prosedürleri çözdü, eşini yalnız bırakmadı.
15 EKİM BASKINI: “EVİ PROFESYONELCE DİNLEMİŞLER, KADINLARI HEDEF ALACAKLARINI DÜŞÜNMÜYORDUK”
15 Ekim 2025 sabahı düzenlenen şafak baskınını anlatan Asan Bekirov, işgalci güçlerin kadınlara yönelik bu hamlesinin Kırım’da herkes için büyük bir şok olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
O sabah saatlerinde yeğenim mesaj attı. Hemen Bahçesaray’a, evlerine gittim. İki minibüs, trafik polisi ve silahlı özel kuvvet (OMON) ekipleri evi kuşatmıştı. Yaklaşmamıza izin vermediler. Esma sanki hissetmiş gibi baskından birkaç dakika önce uyanmış; camdan avluya atlayan maskelileri görünce kapıyı kırmasınlar diye 'Kapıyı kırmayın, açıyorum' diye bağırmış. Baskın sırasında annem Esma’nın evindeydi. Arama sırasında çocukları annemle birlikte bir arka adada kapatmışlar.
Evde arama yaptılar. Meğer evi ve kapı girişlerini uzun süredir dinliyorlarmış. Kırım Tatarları olarak kadınların hedef alınacağını hiç tahmin etmiyorduk; Kırım'da kadınlara dokunulmaz gözüyle bakılırdı. Annem o esnada baskını yapanlara 'Anne babaları hayattayken çocuklar yetim mi kalacak, bizden ne istiyorsunuz?' diye feryat etti ama adamlar tepkisiz kaldı.
Çok şükür annem o gün tesadüfen kızımın yanında misafirlikteydi de çocuklar tek kalmadı. İşgalciler bana 'Çocuklar için geçici vasilik belgesi çıkar' dediler. İşlemleri tamamladım; şu an 5 yeğenim de benim evimde, bizimle birlikte yaşıyor.
TUTUKEVİNDE KATİLLERLE AYNI HÜCREDE
Kız kardeşinin tutulduğu 1 Numaralı Akmescit Tutukevi'ndeki insani koşulların felaket olduğunu vurgulayan Asan Bekirov, Esma Nimetulayeva’nın karşı karşıya kaldığı hak ihlallerini şöyle aktardı:
Kadın bloğu olmadığı için 2 Numaralı tutukevine gönderilemedi. Çarlık döneminden kalma, havalandırması olmayan, nemli ve küflü 1 Numaralı tutukevine yerleştirildi. İlk zamanlar aramalarda erkek görevlilerin varlığında Kırım Tatar kadınların başörtülerini zorla çıkartmaya çalıştılar. Bu aşağılamaya karşı Moskova’ya, Savcılığa ve İnsan Hakları birimlerine şikayetler yazıldı; Kırım'da 6 binden fazla imza toplandı. Şikayetler ve kamuoyu baskısı sonrası bu uygulamayı biraz gevşetmek zorunda kaldılar.
Esma ilk gittiğinde hücresinde cinayetten yargılanan 3 kadın katille birlikte tutuluyordu. Sonradan hücreleri değiştirdiler. Tıbbi yardım neredeyse hiç yok. Kız kardeşimin cildi için istediği basit bir merhemi bile 'Bizde var' diyerek içeri almadılar. Ama revire şikayetle başvurduğu zaman ona merhem verilmiyor. İki haftada bir yemek ve ihtiyaç kolisi göndermeye çalışıyoruz.
7 ay boyunca sadece bir kez, o da cam arkasından telefonla görüşme izni alabildik. En büyük kızıyla birlikte gittik. Bunun dışında mektuplaşarak iletişim kuruyoruz. Esma çocuklara mektuplar yazarak onlara moral vermeye çalışıyor. Kardeşim ve yeğenlerim babalarının tutuklanmasıyla zaten çelikleşmişti. Şu an çocuklar metanetlerini koruyorlar. 5 çocuk kenetlenmiş durumda, büyük kızlar küçük kardeşlerine ebeveynlik yapıyor.
“UMUDUMUZ VAR AMA RUSYA’DAN NE GELECEĞİNİ BİLMİYORUZ”
İşgalci Rusya'nın Kırım Tatarlarına yönelik baskı politikasını sürdürdüğünü ifade eden Asan Bekirov, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
Rusya'nın ne olduğunu, adalet sisteminin nasıl çalıştığını çok iyi biliyoruz. İyimser olmak için elimizde pek gerekçe olmasa da umudumuzu asla kaybetmiyoruz. En büyük temennimiz Esma’nın bir an önce özgürlüğüne kavuşup 5 çocuğunun yanına dönmesidir.