Karapapak kızı Âşık Nargile Mehtiyeva QHA'ya konuştu: "Âşıklık bir ahlak ve yaşam felsefesidir"

Borçalı’nın zengin kültürel ortamında yetişen Âşık Nargile Mehtiyeva, âşıklık geleneğinin geleceğinden kadın âşıkların yaşadığı zorluklara, Türk dünyası arasındaki kültürel bağlardan dijital medyanın rolüne kadar birçok konuda düşüncelerini QHA ile paylaştı.

Haber Giriş Tarihi: 22.07.2026 13:44
Haber Güncellenme Tarihi: 22.07.2026 13:53
https://www.qha.com.tr/

Gürcistan’ın Borçalı bölgesinde yetişip sazıyla Türk dünyasında gönüllere taht kuran Âşık Nargile Mehtiyeva, sanat yolculuğunun kapılarını Kırım Haber Ajansına (QHA) açtı.

Gürcistan’da doğup Azerbaycan Devlet Konservatuarında aldığı saz eğitimiyle, kadın bir âşık olarak sanatını profesyonel bir boyuta taşıyan Mehtiyeva, usta-çırak geleneğini günümüzde de kararlılıkla sürdürüyor. Uluslararası platformlarda çok sayıda ödül kazanan ve Gürcistan Devlet Televizyonunda hazırlayıp sunduğu programlarla geleneği geniş kitlelere aktaran usta sanatçı, kültürler arasında kurduğu gönül köprüsünün hikâyesini ve yaşadığı zorlukları anlattı.

Karapapak Terekeme Türklerine mensup olan Mehtiyeva, sanat yolculuğunda ailesinin desteğinin ve ustalarının sanatına duyduğu hayranlığın kendisi için en büyük ilham kaynakları olduğunu söyledi.

3 Haziran 1980’de Gürcistan’da dünyaya gelen Nargile Mehtiyeva, ilk ve orta öğrenimini doğup büyüdüğü köyde tamamladı. Daha sonra Azerbaycan’a giderek 6 yıl eğitim aldı ve Azerbaycan Devlet Konservatuarında saz dersleri gördü. Azerbaycan’da İlgar İmamverdiyev’den ders alan Mehtiyeva, onu kendisine usta olarak kabul etti.

Sanat yaşamını Tiflis’te sürdüren Âşık Nargile Mehtiyeva, gelenek içerisinde yaşayan usta âşıklardan da faydalanarak sanatını geliştirdi. Gürcistan Devlet Televizyonunda âşıklık geleneği üzerine bir program hazırlayıp sunan Mehtiyeva, çok sayıda ülke içi ve uluslararası program, festival ve projede yer aldı.

“BU KADİM SANATI DÜNYANIN FARKLI ÜLKELERİNDE TEMSİL ETMEK EN BÜYÜK MUTLULUĞUM”

Mehtiyeva, “Çocukluğumdan itibaren sazın sesi ve âşıkların sözleri hayatımın bir parçası oldu. Bu yolda bana ilham veren en büyük güç ailemin desteği ve ustalarımızın sanatına duyduğum hayranlıktı” ifadelerini kullandı.

Yaptığı işi gönülden seven bir insanın karşılaştığı engellerin onu yolundan döndüremeyeceğini söyleyen Mehtiyeva, “Bugün geldiğim noktada en büyük mutluluğum, bu kadim sanatı dünyanın farklı ülkelerinde temsil edebilmek” dedi.

ÂŞIKLIK GELENEĞİ GENÇLERE NASIL AKTARILMALI?

Âşıklık geleneğinin gelecek nesillere aktarılmasında eğitim ve usta-çırak ilişkisinin önemine dikkat çeken Mehtiyeva, geleneğin yalnızca konser salonlarında değil, okullarda ve üniversitelerde de tanıtılması gerektiğini belirtti.

Mehtiyeva, gençlerin âşıklık sanatını daha yakından tanıması için kültürel projelerin artırılması gerektiğini ifade ederek, “Biz ustalar da öğrenci yetiştirmeye devam etmeli, bildiklerimizi yeni nesillere aktarmalıyız. Gelenek ancak usta-çırak ilişkisiyle yaşayabilir” diye konuştu.

Kendisi de çırak yetiştiren Mehtiyeva, iyi bir âşık olmak için yalnızca güçlü bir sese sahip olmanın yeterli olmadığını vurguladı. Bir âşığın öncelikle iyi bir insan olması gerektiğini vurgulayan sanatçı, sabır, saygı, araştırma isteği ve kültüre bağlılığın da büyük önem taşıdığını söyledi.

“Âşıklık sadece saz çalmak ya da türkü söylemek değildir” diyen Mehtiyeva, bu sanatın aynı zamanda bir kültürü, ahlakı ve yaşam felsefesini temsil ettiğini dile getirdi.

“KADIN İSTERSE HER ALANDA BAŞARILI OLABİLİR”

Kadın bir âşık olarak zaman zaman önyargılarla karşılaştığını anlatan Mehtiyeva, bu zorluklara rağmen sanatından vazgeçmediğini söyledi.

Mehtiyeva, özellikle saz çalmak ve âşıklık geleneğini sürdürmek isteyen genç kızlara şu tavsiyelerde bulundu:

Geleneklerine sahip çıksınlar, çok çalışsınlar ve kendilerine inansınlar. Kadın isterse her alanda başarılı olabilir. Önemli olan sanatı sevgiyle ve saygıyla yaşatmaktır.

“SAZIN SESİ EVRENSELDİR”

Yıllar boyunca farklı ülkelerde sahne aldığını ve çeşitli kültürlerle buluştuğunu belirten Mehtiyeva, uluslararası dinleyicilerin saz ve âşıklık geleneğine ilgisinin samimi sanatın evrensel gücünü gösterdiğini söyledi.

Mehtiyeva, “Sözleri anlamasalar bile duygusunu hissediyorlar. Bu da gösteriyor ki âşıklık geleneği sadece Türk dünyasının değil, bütün insanlığın ortak kültürel değerlerinden biridir” ifadelerini kullandı.

DİJİTAL MEDYA GELENEĞİN GELECEĞİ İÇİN FIRSAT SUNUYOR

Geleneksel sanatların dijital çağda nasıl korunacağı ve gelecek nesillere nasıl aktarılacağı konusunda da değerlendirmelerde bulunan Mehtiyeva, dijital medyanın doğru kullanıldığında önemli bir fırsat sunduğunu belirtti.

Gençlerin artık sosyal medya üzerinden bilgiye ulaştığını hatırlatan Mehtiyeva, kaliteli kayıtlar, eğitim videoları ve kültürel içeriklerin daha fazla paylaşılması gerektiğini ifade etti.

Mehtiyeva, “Teknolojiyi gelenekten uzaklaşmak için değil, geleneği daha geniş kitlelere ulaştırmak için kullanmalıyız” dedi.

SANAT, TÜRK DÜNYASI ARASINDA GÜÇLÜ BİR KÖPRÜ

Gürcistan’da yaşayan bir Karapapak Terekeme Türkü olarak Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye kültürlerinin sanatını beslediğini belirten Mehtiyeva, farklı kültürler arasında bir gönül köprüsü kurmaya çalıştığını söyledi.

Azerbaycan’ın âşık geleneği, Gürcistan’ın kültürel zenginliği ve Türkiye’nin ortak Türk kültürünün sanatında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Mehtiyeva, “Sanatın dili birdir; insanlar farklı diller konuşsa da sazın sesi herkese ulaşabiliyor” dedi.

QHA aracılığıyla başta Kırım Tatarları olmak üzere bütün Türk dünyasına mesaj gönderen Mehtiyeva, “Türk dünyasının en büyük gücü ortak dili, ortak tarihi ve ortak kültürüdür. Bu değerleri koruyup gelecek nesillere aktarmak hepimizin görevidir. Sanat bizi birbirimize yaklaştıran en güçlü köprülerden biridir. Başta Kırım Tatarları olmak üzere bütün Türk dünyasına sevgi, birlik ve beraberlik diliyorum. Kültürümüze sahip çıktığımız sürece köklerimiz daima güçlü kalacaktır. Hep birlikte ortak mirasımızı yaşatmaya devam edelim.” şeklinde konuştu.