MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy'dan Türk dünyasına Ahmed Cevad mesajı: "Ortak hafıza devlet politikası olmalı"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Başdanışmanı ve Ahmed Cevad Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy, Ahmed Cevad’ın Türk dünyası açısından tarihî önemini, enstitünün faaliyetlerini ve Türk dünyasının ortak hafızasının gelecek nesillere aktarılmasına yönelik çalışmaları QHA’ya değerlendirdi.

Haber Giriş Tarihi: 13.10.2026 17:35
Haber Güncellenme Tarihi: 13.10.2026 20:04
https://www.qha.com.tr/

Fatma Nur Sarıcaoğlu

QHA/Ankara

Azerbaycan Millî Marşı’nın ve “Çırpınırdı Karadeniz” şiirinin yazarı Ahmed Cevad’ın 89. ölüm yıl dönümünde Kırım Haber Ajansına (QHA) konuşan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Başdanışmanı ve Ahmed Cevad Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy, Azerbaycanlı şairin Türk dünyasının bağımsızlık ve birlik ülküsünü temsil eden eylemci bir aydın olduğunu belirterek, ortak kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması için devlet politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Ahmed Cevad’ın yalnızca güçlü bir şair değil, aynı zamanda fikirlerini eylemleriyle ortaya koyan bir aydın olduğunu belirten Ersoy, onun Türkiye ile Azerbaycan arasındaki tarihî ve kültürel bağların güçlenmesinde önemli bir rol oynadığını ifade etti.

“AHMED CEVAD, TÜRK DÜNYASININ HER YERİNİ AYNI GÖREN BİR AYDINDI”

Ahmed Cevad’ın 20. yüzyılın başlarındaki Türk dünyasının bağımsızlık mücadelesi içerisinde özel bir yere sahip olduğunu belirten Ersoy, şairin kendisini yalnızca Azerbaycan’la sınırlı görmediğini, bütün Türk dünyasını ortak bir aidiyet çerçevesinde değerlendirdiğini söyledi.

Ersoy, Ahmed Cevad’ın Balkan Savaşları sırasında Osmanlı Devleti’ne destek vermek amacıyla sınırları aşarak savaşa katıldığını, Birinci Dünya Savaşı yıllarında ise “Kardeş Kömeği” teşkilatı aracılığıyla Azerbaycan’dan toplanan yardımların başta Doğu ve Güneydoğu Bölgesi olmak üzere Osmanlı topraklarına ulaştırılmasına katkı sunduğunu anlattı.

Ahmed Cevad’ın bu yönüyle yalnızca eserleriyle değil, fiilî mücadelesiyle de öne çıktığını kaydeden Ersoy, şairin Türkiye ve Azerbaycan arasındaki tarihî dayanışmanın önemli temsilcilerinden biri olduğunu vurguladı.

Ersoy, Ahmed Cevad’ın şiirlerinin de bu ortak mücadelenin edebî ifadeleri arasında yer aldığını belirterek, özellikle “Çırpınırdı Karadeniz” eserinin Türk dünyasının ortak hafızasındaki önemine dikkati çekti. Ersoy şu ifadeleri kullandı:

Ahmet Cevat, Kafkas İslam Ordusu Bakü'yü kurtarmak için Nuri Paşa komutasında Bakü'ye gittiğinde ‘Gelirken kovmaya. Turan'dan Rus'u, Ayağını Karadeniz öptü mü?’ diye ‘Ey Türk Ordusu’ marşını yazan Ahmed Cevad'dır. Aynı Ahmed Cevad, sembollerle Çırpınırdı Karadeniz Bakıp Türk'ün Bayrağına şiirini yazan, daha sonra da İzmir düşman işgalinden kurtulduğunda Üzeyir Hacıbeyli ile birlikte onun bestelenmesinin de canlı tanıklar arasında olan, yani Anadolu ile Türkiye ile Azerbaycan arasındaki hattı kuran, Azerbaycan ile Türkiye ile kurduğu gibi Türk dünyasıyla kurabilen, bütüncül bakabilen bir Türk aydınıdır.

AHMED CEVAD ENSTİTÜSÜ, ŞAİRİN MİRASINI GELECEK NESİLLERE TAŞIYOR

MHP Genel Merkezi bünyesinde kurulan Ahmed Cevad Enstitüsünün çalışmalarına ilişkin bilgi veren Ersoy, enstitünün Türkiye’de, Azerbaycan’da ve Türk dünyasının farklı bölgelerinde gerçekleştirilen faaliyetleri kayıt altına aldıklarını ve bu çalışmaları bir almanak hâlinde yayımladıklarını belirtti.

Enstitünün iki buçuk yıllık bir enstitü olduğunu hatırlatan Ersoy, enstitünün öncelikli hedeflerinden birinin Ahmed Cevad’ın fikirlerini ve tarihî şahsiyetini Türkiye’de daha geniş çevrelere tanıtmak olduğunu ifade etti. Ersoy, bu kapsamda konser programları, paneller ve sempozyumlar düzenlediklerini aktardı.

Ersoy, Azerbaycan'ın Karabağ Zaferi'nin 4. yıl dönümü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ile gerçekleştirilen ve “Selam Türk’ün Bayrağına” başlığını taşıyan etkinliğin yanı sıra, Karabağ Zaferi ve Azerbaycan’ın kültürel mirasına ilişkin programların da bu çalışmalar arasında yer aldığını söyledi.

Enstitünün faaliyetleri kapsamında baskı ve siyasi zulme maruz kalan aydınların hayatlarını ele alan “Türk Dünyasında Repressiya Sergisi ve Paneli” düzenlediklerini belirten Ersoy, bu çalışmanın daha sonra bir sergi projesine dönüştüğünü kaydetti.

Ersoy, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde sergilenen “Represyaya Maruz Kalan Aydınlar” sergisinin ziyaret edilmesi çağrısında bulunarak, bu tür çalışmaların Türk dünyasının yakın tarihindeki acıların ve aydınların yaşadıklarının anlaşılması açısından önemli olduğunu ifade etti.

“ORTAK KÜLTÜREL MİRAS DEVLET POLİTİKASI HÂLİNE GELMELİ”

Ahmed Cevad’ın mirasının yalnızca anma etkinlikleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Ersoy, Türk dünyasının ortak tarihinin ve kültürel değerlerinin eğitim ve kültür politikaları aracılığıyla gelecek nesillere aktarılmasının önemine işaret etti.

Ersoy, Türk devletlerinin millî kültürü merkeze alan politikalarla birbirlerine daha fazla yakınlaşması gerektiğini belirterek, Türk dünyasının önemli aydınlarının yalnızca doğdukları veya yaşadıkları ülkelerin değil, bütün Türk dünyasının ortak değerleri olarak ele alınması gerektiğini söyledi.

Bu kapsamda Kazak Türkü şair Mağcan Cumabay’ı örnek gösteren Ersoy, şairin “Uzaktaki Kardeşime” şiirinin Kuvâ-yı Milliye mücadelesi veren Anadolu’daki Türklerle kurulan düşünsel ve kültürel bağın önemli örneklerinden biri olduğunu ifade etti. Cumabay’ın da siyasi baskılara maruz kalarak idam edildiğini hatırlatan Ersoy, Türk dünyasının gençlerinin bu aydınların hayatlarını ve mücadelelerini öğrenmesi gerektiğini vurguladı.

Ersoy, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) bünyesinde eğitim ve kültür alanlarında yürütülen çalışmaların artırılması gerektiğini belirterek, şu şekilde konuştu:

Türk Devlet Teşkilatları bünyesindeki milli eğitim ve kültür programlarının içerisindeki orta tarih, kültür ve kültürel mirasımızın ve manevi mimarlarımızın tanıtımıyla ilgili etkinliklerin arttırılarak devlet politikası haline gelmesi gerekmektedir. Bu tanıma, farkındalık, farkındalığın artması ve artan farkındalıkların her açıdan desteklenerek milli politikalar haline gelmesi ve bunun kamuoyuna da halkada mal olması ile mümkündür. Biz de bunun için gayret ediyoruz.