Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, savaşın 4 yılı ve Kırım’ın işgalinin 12 yılı dolayısıyla, Kırım Haber Ajansı’na (QHA) verdiği röportajda, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarının yol açtığı ağır insani, ekonomik ve çevresel yıkıma dikkat çekti.
"ÜLKENİN YENİDEN İNŞASI EN AZ 10 YIL VE YAKLAŞIK 525 MİLYAR DOLAR GEREKİYOR"
Celâl, savaşın dördüncü yılına girildiğini, ancak sürecin aslında 2014’te Kırım’ın işgaliyle başladığını belirterek, “Ukrayna’ya verilen doğrudan fiziki zarar 176 milyar doları aşmış durumda. Savaş bugün dursa bile ülkenin yeniden inşası en az 10 yıl ve yaklaşık 525 milyar dolar gerekiyor.” dedi.
Büyükelçi Celâl, savaş nedeniyle milyonlarca Ukraynalının evlerini terk etmek zorunda kaldığını ifade ederek, çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan yaklaşık 10 milyon kişinin başka ülkelere veya Ukrayna’nın güvenli bölgelerine göç ettiğini söyledi. Ancak Rus hava saldırılarının Ukrayna’nın batısında bulunan Lviv şehrine kadar ulaştığını vurguladı.
Rusya’nın özellikle enerji altyapısını hedef aldığına işaret eden Celâl, “Elektrik üretimimizin yaklaşık yarısını kaybettik. Kıyiv başta olmak üzere büyük şehirlerde halk ısınma, yemek pişirme ve günlük yaşamda ciddi zorluklarla karşı karşıya.” ifadelerini kullandı.
CELÂL:UKRAYNA'NIN YÜZDE 20'Sİ İŞGAL ALTINDA
Cephe hattındaki son duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Celâl, Kırım dahil Ukrayna topraklarının yaklaşık yüzde 20’sinin halen Rus işgali altında olduğunu belirterek, Donetsk, Pokrovsk, Kupyansk ve Herson bölgelerinde çatışmaların yoğun şekilde sürdüğünü ve Rus güçlerinin özellikle Herson’da sivilleri silahlı insansız hava araçlarıyla (SİHA) hedef aldığını ve bunun açık bir savaş suçu olduğunu vurguladı.
RUS TARAFI MÜZAKERELERİ UZATIYOR
Ateşkes ve barış görüşmelerine de değinen Celâl, Ukrayna’nın savaşın ilk gününden bu yana müzakereye açık olduğunu ancak Rusya’nın süreci bilinçli şekilde uzattığını söyledi.
Rusya’nın, askerî olarak ele geçiremediği bölgeleri müzakere masasında talep ettiğini kaydeden Celâl, “Bu, ne mantıkla ne de uluslararası hukukla bağdaşır. Ukrayna, kapitülasyon anlamına gelecek bir barışı kabul etmeyecektir.” şeklinde konuştu.
Ukrayna'nın Kırım konusundaki tutumlarının net olduğunu vurgulayan Celâl, “Kırım, Donetsk, Luhansk ve işgal altındaki tüm bölgeler Ukrayna toprağıdır. Bu konuda siyasi ya da hukuki bir tartışma yoktur.” dedi.
TÜRKİYE'NİN RÖLÜ ÖNEM TAŞIYOR
Türkiye’nin savaşın ilk günlerinde boğazları askeri gemilere kapatmasının Karadeniz’de dengeyi değiştirdiğini belirten Celâl, bu kararın Rusya’ya ciddi stratejik zarar verdiğini ifade etti.
Türkiye’nin Karadeniz’de mayın temizleme, güvenli seyrüsefer ve diplomatik girişimlerdeki rolünü takdirle karşıladıklarını dile getiren Celâl, “Türkiye’nin bölgedeki liderliği tartışmasızdır. Ukrayna, Türkiye’nin desteğine büyük önem veriyor.” diyerek, Türkiye'ye her zaman Ukrayna'nın yanında olduğu için şükranlarını iletti.
KIRIM'A İLİŞKİN UKRAYNA DEVLETİNİN TUTUMU NEDİR?
Nariman Celâl, Ukrayna devletinin Kırım'a ilişkin tutumunu ise şu sözlerle aktardı:
Ukrayna’nın Kırım ve diğer işgal altındaki topraklara ilişkin tutumu nettir. Kırım’ın işgalini asla tanımayacağız. Kırım’da yaşayan ya da oradan zorla göç ettirilen herkes Ukrayna vatandaşıdır. Bu, geçici olarak işgal edilmiş Kırım’a yönelik açık ve kararlı bir devlet politikasıdır. Rusya bu konuyu müzakerelerden ne kadar kaçırmaya çalışsa da, Kırım meselesi mutlaka yeniden gündeme gelecektir. Azerbayca-Karabağ örneği, toprak bütünlüğünün vazgeçilmez olduğunu göstermiştir. Bu noktada, Kırım meselesine ve Kırım Tatar halkına sürekli destek veren Türkiye’nin rolü son derece önemlidir. Bu nedenle Uluslararası Kırım Platformu kurulmuştur. Sonuç olarak Rusya, Kırım’ın Ukrayna’dan koparılacağını düşünmemelidir. Bu, egemenlik ve milli çıkar meselesidir. Özellikle Karadeniz bölgesi için bu aynı zamanda bir güvenlik meselesidir. Kırım’ın saldırganın elinde kalması mantıksız, adaletsiz ve bölgesel güvenliğe aykırıdır.