
Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) 13. Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi, 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek. Türk dünyasının ve Kırım Tatarlarının en önemli aydınlarından İsmail Bey Gaspıralı'nın ortaya koyduğu şiardan hareketle “Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik” temasıyla düzenlenecek zirvede Türkiye Cumhuriyeti, dönem başkanlığını Azerbaycan’dan devralacak.
Zirve öncesinde Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirmelerde bulunan Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Mehmet Gökhan Özçubukçu, Teşkilatın tarihsel gelişimini, Ankara buluşmasının önemini ve Türk devletleri arasındaki iş birliğinin geleceğini ele aldı.
Özçubukçu, zirvenin siyasi diyaloğun geliştirilmesi, ekonomik ilişkilerin derinleştirilmesi ve ortak hedeflerin somut iş birliği alanlarına dönüştürülmesi bakımından önem taşıdığını belirtti.
TÜRK DEVLETLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİLER KURUMSAL KİMLİK KAZANDI
Ankara Zirvesi’ni değerlendirirken TDT’nin tarihsel gelişiminin de göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade eden Özçubukçu, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından bağımsızlıklarını kazanan Türk cumhuriyetlerinin ortak tarih, dil ve kültür temelinde diplomatik temaslarını yoğunlaştırdığını anlattı.
Bu temasların zamanla düzenli ve kurumsal bir iş birliğine zemin hazırladığını belirten Özçubukçu, “3 Ekim 2009 tarihli Nahçıvan Anlaşması, Türk devletleri arasındaki iş birliğinin kurumsal kimlik kazanmasında temel bir dönüm noktası oldu.” dedi.
Nahçıvan Anlaşması’yla Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyinin kurulduğunu hatırlatan Özçubukçu, yapının 2021’de İstanbul’da gerçekleştirilen 8. Zirve’de Türk Devletleri Teşkilatı adını aldığını kaydetti.
Özçubukçu, bu dönüşümü şöyle değerlendirdi:
Böylece başlangıçta siyasi diyalog ve kültürel yakınlaşma ekseninde gelişen ilişkiler, ekonomik iş birliğini, ulaştırmayı ve ortak kurumsal mekanizmaları da kapsayan daha geniş bir çerçeveye taşındı.
TÜRKİYE’NİN DÖNEM BAŞKANLIĞI VE GELECEĞİN ÖNCELİKLERİ
TDT’nin günümüzde siyasi diyalogdan ekonomik ilişkilere, ulaştırmadan dijital dönüşüme ve kültürel iş birliğine uzanan geniş bir gündemle çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Özçubukçu, Ankara Zirvesi’nin mevcut çalışmaların değerlendirilmesi ve gelecek dönemin önceliklerinin belirlenmesi açısından öne çıktığını ifade etti.
Türkiye’nin dönem başkanlığını Azerbaycan’dan devralmasına da değinen Özçubukçu, “Bu devir, Teşkilat içerisindeki görev ve sorumlulukların devamlılığı açısından da önem taşıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Özçubukçu, liderlerin zirvede ticaret, yatırım, ulaştırma, bağlantısallık, enerji, dijital dönüşüm, uzay çalışmaları ve kurumsal gelişim başlıklarını ele almalarının beklendiğini söyledi. Bu alanlardaki çalışmaların ortak hedefler doğrultusunda yürütülmesinin, Türk devletleri arasındaki iş birliğini genişleteceğini ve uzun vadeli hedefleri destekleyeceğini belirtti.
“DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK” SOMUT PROJELERLE GÜÇLENECEK
Zirvenin temasının Türk devletleri arasındaki ortaklığın temel boyutlarını yansıttığını vurgulayan Özçubukçu, şu ifadeleri kullandı:
Dil ve kültür ortak tarihsel bağları temsil ederken fikir birliği ortak hedeflerin ve önceliklerin belirlenmesini, iş birliği ise bu hedeflerin somut projelerle hayata geçirilmesini ifade ediyor.
Ankara buluşmasının, ortak tarih ve kültür temelinde gelişen ilişkileri geleceğe taşıma bakımından önemine dikkat çeken Özçubukçu, “Ankara Zirvesi, Türk Devletleri Teşkilatının geçmişten gelen ortaklıklarını geleceğe yönelik iş birliği mekanizmalarıyla güçlendirme arayışının yeni bir aşamasını oluşturuyor.” dedi.
“ALINAN KARARLARIN SOMUT UYGULAMALARLA DESTEKLENMESİ ÖNEM TAŞIYOR”
Türk Dünyası 2040 Vizyonu doğrultusunda gerçekleştirilecek ortak projelerin, üye ülkeler arasındaki iş birliğinin uzun vadeli olarak ilerlemesine katkı sağlayacağını ifade eden Özçubukçu, ülkelerin öncelikleriyle ortak hedefler arasındaki uyuma işaret etti.
Özçubukçu, “Bu süreçte ülkelerin önceliklerinin ortak hedeflerle uyumlu hâle getirilmesi ve alınan kararların somut uygulamalarla desteklenmesi önem taşıyor.” diye konuştu.