
Türkmen bahşısı (geleneksel Türkmen destan ozanı), dutar (iki telli mızraplı saz) sanatçısı ve müzik bilimci Muhammed Geldi Geldi Nejad (Oğlan Bahşı-Oghlan Bakhshi), Kırım Haber Ajansına (QHA) sanat serüvenini anlattı. Çocukluk yıllarından itibaren müzikle iç içe büyüdüğünü söyleyen Nejad, Türkmen halk müziğinin kendisi için yalnızca bir sanat dalı değil, aynı zamanda kültürel kimliğin en önemli taşıyıcılarından biri olduğunu ifade etti.
Çocukluğunda annesinden Türkmen halk türküleri dinleyerek büyüdüğünü belirten Nejad, evlerinin İran ve Türkmenistan'ın farklı bölgelerinden gelen müzisyenlerin buluşma noktası olduğunu söyledi. Babası Abdülgaffar Geldi Nejad'ın gyjak (kemaneye benzer yaylı saz) üstadı olduğunu aktaran sanatçı, bu atmosferin müziği hayatının ayrılmaz bir parçası hâline getirdiğini dile getirdi.
Sahne adının “Oğlan Bahşı” olduğunu belirten dutar sanatçısı Nejad, Türkmen müziğinin efsanevi destan ozanı ve ilk Oğlan Bahşı olan Sahı Cepbarov'a derin bir ilgi duyması nedeniyle bu ünvanı aldığını belirtti.
"İLK HOCAM BABAM OLDU"
İlk müzik eğitimini babası Abdülgaffar Geldi Nejad'dan aldığını belirten sanatçı, daha sonra Akmyrat Çarıyev ve Çarı Sahetmyradov gibi önemli Türkmen ustalardan eğitim gördüğünü söyledi.
Türkmen müzik geleneğinde "gıyaben talebelik" anlayışının bulunduğunu anlatan Nejad, “Kişi, o üstadı hiç şahsen tanımasa bile, onun üslubunu talebeleri aracılığıyla inceleyerek ya da tarihî kayıtları dinleyerek derin bir bağ kurabilir. Bu anlamda, kendimi hiç tanımadığım Mıllı Aga ve Purlı Aga gibi eski üstatların da gıyaben talebesi sayıyorum; zira onların kayıtları müzikal kimliğimi derinden biçimlendirdi.” ifadelerini kullandı.
Geleneksel Türkmen dutar müziğinin Türkmen halkının tarihini, yaşam biçimini ve kültürel değerlerini yansıttığını ifade eden Nejad, "At çapan" gibi eserlerin dinleyiciyi bozkırlarda at süren bir Türkmen'in dünyasına götürdüğünü, konar göçer yaşam kültürünün bugün bile Türkmen müziğinde güçlü şekilde hissedildiğini söyledi.
“TÜRKMEN MÜZİĞİ DERİN BİR RUH HÂLİNİ TAŞIR”
Dünyadaki çeşitli müzik geleneklerinde tarihsel hadiselere dayanan ve hüzünlü olayları derin bir melankoliyle anlatan eserlerin olduğunu söyleyen Nejad, “Genel olarak Türkmen müziği, tefekkürle dolu derin bir ruh hâli taşır; bu belki de geleneksel göçebe hayatın zorluklarının ve atalarımızın coğrafya boyunca süregelen göçlerinin bir yansımasıdır.” dedi.
Uzun süredir ABD’de yaşayan Nejad, burada farklı müzik gelenekleriyle ve icracılarıyla tanışma fırsatı bulduğunu ve onlardan çok şey öğrendiğini söyledi.
ABD’ye yaşamaya başladıktan sonra Türkmen müziğinin Türkistan dışında yeterince tanınmadığını fark ettiğini belirten dutar sanatçısı, “Bu farkındalık, Türkmen müziğinin kültürel tarihiyle derinlemesine ilgilenmeme ve onu buradaki izleyicilere doğru ve anlamlı bir şekilde sunmama itici güç oldu.” diye konuştu.
"DUTAR BÜYÜK İLGİ GÖRÜYOR"
Türkmen müziğiyle ilk kez karşılaşan dinleyicilerin büyük ilgi gösterdiğini anlatan Nejad, birçok kişinin konserlerden sonra kendisine gelerek hayatlarında ilk kez böyle bir müzik duyduklarını söylediğini aktardı.
Türkistan bölgesini daha önce ziyaret etmiş dinleyicilerin ise bu müziği ABD'de canlı dinlemekten büyük memnuniyet duyduklarını belirten sanatçı, farklı kültürlerden insanlarla Türkmen müziğini paylaşabilmenin kendisi için büyük mutluluk olduğunu dile getirdi.
Türkmen dutarının genç kuşaklara aktarılması için dijital içeriklerin artırılması gerektiğini belirten Nejad, şu değerlendirmede bulundu:
Türler arası iş birlikleri önemli. Çeşitli geleneklerden müzisyenlerle birlikte çalışmak, dutarı dinamik platformlara taşıyarak genç dinleyicilere geleneksel bir enstrümanın küresel seslerle nasıl bir arada var olabileceğini gösteriyor. Ben de aktif olarak tam olarak bunu yapıyorum.
“TÜRK DÜNYASININ ORTAK MÜZİK MİRASI VAR"
Türk dünyasının farklı müzik geleneklerini yakından takip ettiğini söyleyen Nejad, Özbek, Kazak, Kırgız ve Kırım Tatar müziklerinin Türkmen müziğiyle birçok ortak unsur taşıdığını belirtti.
Köroğlu (Göroğlu) destanının birçok Türk halkında ortak figür olarak bulunduğunu söyleyen Nejad, bunun ortak tarihî hafızanın ve müzik kültürünün önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade etti.
"DUTARIN SESİ DÜNYANIN DÖRT BİR YANINA ULAŞABİLİR"
Nejad, Türkmen dutarının uluslararası müzik dünyasında çok daha görünür olabilmesi için hem sahne çalışmalarını hem de akademik araştırmalarını sürdürmeyi planladığını kaydetti.
QHA aracılığıyla Türk dünyasına seslenen Nejad, Türkmen ozanlık geleneğinin ve dutarın taşıdığı zengin kültürel mirasın daha fazla insana ulaşmasını temenni ederek, bu ezgilerin Türk dünyasında ve dünyanın dört bir yanında gönülleri birleştirmeye devam edeceğini ifade etti.