TÜRKSİD Başkanı Baştuhan: Kırım Tatar halkı, bütün acılara rağmen teslim olmadı

TÜRKSİD Başkanı Ertan Baştuhan 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. yıl dönümünde QHA aracılığıyla bir anma mesajı paylaştı.

Haber Giriş Tarihi: 18.05.2026 12:29
Haber Güncellenme Tarihi: 18.05.2026 12:29
https://www.qha.com.tr/

Uluslararası İş İnsanları Derneği (TÜRKSİD) Başkanı Ertan Baştuhan, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. yıl dönümü vesilesiyle Kırım Haber Ajansı (QHA) aracılığıyla bir anma mesajı paylaştı. Baştuhan, Kırım Tatar halkının millî lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun sürgünü unutturmamak adına verdiği mücadeleye vurgu yaptı.

1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nın 82. yıl dönümünde QHA aracılığıyla bir anma mesajı paylaşan TÜRKSİD Uluslararası İş İnsanları Derneği Başkanı Ertan Baştuhan, Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun sürgünü unutturmamak adına verdiği mücadeleye… pic.twitter.com/cLgYXEDeAr

— QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 18, 2026

“KIRIM TATARLARININ YÜREĞİNDE HER ZAMAN VATAN HASRETİ VE ÖZGÜRLÜK İNANCI VARDI”

Sürgünün sadece bir göç değil, bir halkın hafızasını, kültürünü ve kimliğini yok etmeye yönelik büyük bir insanlık trajedisi olduğunu dile getiren Baştuhan, “Kırım Tatar halkı bütün acılara rağmen teslim olmadı. Dilini, kültürünü, inancını ve vatan sevgisini koruyarak bugünlere ulaştı çünkü Kırım Tatarlarının yüreğinde her zaman vatan hasreti ve özgürlük inancı vardı.” ifadelerini kullandı

“KIRIMOĞLU, SÜRGÜNÜN UNUTULMAMASI İÇİN BÜYÜK MÜCADELE VERMİŞTİR”

Öte yandan “Bu sürgünün sembol isimlerinden biri olan Başkanımız Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, hayatı boyunca halkının haklarını savunmuş, sürgünün unutulmaması için büyük mücadele vermiştir. Onun ve tüm dava insanlarının mücadelesi, bugün bizlere tarihimize sahip çıkma sorumluluğu yüklemektedir. Bizler biliyoruz ki tarih unutulursa acılar tekrar eder. Bu nedenler 18 Mayıs, sadece Kırım Tatarlarının değil, bütün insanlığın hafızasında yer alması gereken bir gündür.” şeklinde konuşan Baştuhan; sürgün, ayrımcılık ve zulmün hangi millete yapılırsa yapılsın insanlık vicdanını yaralayacağının altını çizdi.

“KIRIM UNUTULMADI, UNUTULMAYACAK”

Baştuhan, son olarak şu değerlendirmelerde bulundu:

Bugün bizlere düşen görev; birlik içinde olmak, kültürümüzü yaşatmak, genç nesillere tarih bilinci kazandırmak ve Kırım davasını barış, hukuk ve insan hakları temelinde savunmaya devam etmektir. Bu vesileyle sürgün yollarında hayatını kaybeden tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, hayatta kalan büyüklerimize millet ve saygılarımı sunuyorum, ruhları şâd olsun. Kırım unutulmadı, unutulmayacak.

18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI

82 yıldır dinmeyen acı: Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı İnsanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından biri olan 18 Mayıs 1944 tarihinde, Kırım Tatarları topyekûn vatanlarından sürülerek SSCB tarafından soykırıma uğradı. pic.twitter.com/mxqlqc5weL

— QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 17, 2026

Kırım Tatar halkı, bir şafak vaktinde Sovyetler Birliği diktatörü Josef Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944 tarihinde topyekûn sürgüne tâbi tutuldu. Kırım’dan Türkistan, Urallar ve Sibirya bölgelerine hayvan vagonlarıyla sürgün edilen Kırım Tatar halkı; en temel insani haklardan mahrum bırakılarak günlerce süren zorunlu yolculuklar, açlık, susuzluk ve devamındaki perişanlık neticesinde nüfusunun yüzde 46’sını kaybetti.

Sovyet yönetimi, soykırım niteliğindeki sürgünün hemen akabinde Kırım Yarımadası’nda, Kırım Tatarlarının varlığına işaret eden her şeyi ortadan kaldırmaya başladı. Köy, kasaba, ilçe ve şehirler başta olmak üzere yarımadadaki binden fazla yerleşim yerinin Kırım Tatarca olan adları değiştirildi. Kültürel soykırımın yaşandığı Kırım’da tarihi eserler tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi ve yarımadanın demografik yapısı bilinçli şekilde dönüştürüldü.

Sürgün edilen halk, bağrından koparıldığı o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgünlük yollarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuldu. O döneme değin gerçekleşen vatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırıldı. 1989’a gelindiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. Sürgün mağdurları o tarihten itibaren yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan bölgesinde kaldı.

2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti. 2019 yılında Letonya ve Litvanya meclisleri, 2022’de Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm, 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 2024'ün aralık ayında Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato ve 2025’in haziran ayında Hollanda Krallığı Genel Meclisinin alt meclisi olan Hollanda Temsilciler Meclisi, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıdı.