
Azerbaycan’ın 2020 yılındaki İkinci Karabağ Savaşı’yla işgalden kurtardığı Ağdam, Fuzuli ile 2023 yılında düzenlediği Antiterör Operasyonu'nda tam anlamıyla egemenliğini sağladığı Hocavend’de yürütülen mayın temizleme ve yeniden inşa çalışmalarına ilişkin veriler paylaşıldı.
APA’nın haberine göre, Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın Ağdam, Fuzuli ve Hocavend Özel Temsilcisi Emin Hüseynov, Bakü’de düzenlenen 7. Dünya Kültürlerarası Diyalog Forumu’nun “Kültür Merkezde: Ortak Bir Geleceğe Güvenli Yollar” başlıklı oturumunda konuştu.
Hüseynov, mayın temizliğinin işgalden kurtarılan bölgelerdeki restorasyon ve yeniden inşa sürecinin temel aşamalarından biri olduğunu vurguladı.
115 BİN MAYIN VE PATLAMAMIŞ MÜHİMMAT TESPİT EDİLDİ
Son beş yıldaki çalışmalara ilişkin bilgi veren Hüseynov, Ağdam topraklarının yaklaşık yüzde 60’ının, Fuzuli topraklarının yüzde 78’inin ve Hocavend topraklarının yüzde 16’sının mayınlardan temizlendiğini bildirdi.
Aynı dönemde Ağdam’da 37 bin 385, Fuzuli’de 51 bin 640, Hocavend’da ise 26 bin 281 mayın ve patlamamış mühimmat tespit edildiğini aktardı.
Hüseynov, mayın tehdidinin bölgelerin yeniden inşasını zorlaştıran başlıca unsurlardan biri olmaya devam ettiğine dikkat çekti.
YENİDEN İNŞA İÇİN KOORDİNASYON MEKANİZMASI
İşgalden kurtarılan bölgelerdeki çalışmalar için farklı yönetim kademelerini kapsayan bir koordinasyon mekanizması oluşturulduğunu belirten Hüseynov, yeniden inşa politikalarının ve önceliklerinin en üst düzeyde belirlendiğini ifade etti.
Uzmanlardan oluşan çalışma gruplarının ise planlanan faaliyetlerin nasıl uygulanacağı üzerinde çalıştığını kaydetti. Hüseynov, sürecin bir sonraki önemli aşamasını ana planların hazırlanması ve şehircilik çalışmalarının oluşturduğunu söyledi.
AĞDAM’IN TARİHÎ VE KÜLTÜREL KİMLİĞİ KORUNACAK
Ağdam’ın ana planının farklı ülkelerden uzmanların katılımıyla hazırlandığını belirten Hüseynov, uluslararası iş birliğiyle geliştirilen planda şehrin tarihî merkezi ile idari merkezinin birbirinden ayrıldığını açıkladı.
Hüseynov, bu yaklaşımın Ağdam’ın geçmişini, bugününü ve geleceğini bir araya getirerek tarihî ve kültürel kimliğini korumayı amaçladığını ifade etti.