
Kuzey Makedonya’da Türkçe eğitim veren okullarda kapatılan şubeler ve bu durumdan etkilenen öğretmenlerin sayısına ilişkin tartışmalar gündemdeki yerini koruyor. Makedonya Türkleri Hak ve Demokrasi Hareketinin Avrupa Cephesinden seçilen Milletvekili Salih Murat, Türkçe eğitimin mevcut durumuna ilişkin yönelttiği milletvekili sorularının yeterince yanıtlanmadığını belirterek Kuzey Makedonya Eğitim ve Bilim Bakanı Vesna Janevska'ya açık mektupla seslendi.
Kuzey Makedonya’daki Türk toplumunun ana dilinde eğitim hakkına ilişkin gelişmeleri yakından takip eden Murat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türkçe eğitim veren okullarda kapatılan şubelerin sayısı ve bu kararlardan etkilenen öğretmenlere ilişkin bilgi taleplerinin karşılıksız kaldığını ifade etti.
Murat, Eğitim Bakanlığına iki ayrı milletvekili sorusu yönelttiğini ve her iki soruya da resmî yanıt verildiğini ancak Türkçe eğitimin mevcut durumunu ortaya koyacak temel bilgilerin paylaşılmadığını belirtti.
“TÜRKÇE EĞİTİM YAPAN KAÇ OKULDA, KAÇ ŞUBE KAPANDI?”
Milletvekili Salih Murat, Türkçe eğitim veren okullarda yaşanan gelişmelerin kamuoyuna açık ve somut verilerle aktarılması gerektiğini vurguladı.
Eğitim Bakanlığından gelen yanıtların temel soruları karşılamadığını belirten Murat, "İki milletvekili sorusu sordum, iki yanıt aldım. İkisinde de en önemli soru yanıtsız kaldı: Türkçe eğitim yapan kaç okulda, kaç şube kapandı, kaç öğretmen etkilendi?” ifadelerini kullandı.
Murat’ın açıklaması, Türkçe eğitim veren okullarda gerçekleştirilen düzenlemelerin kapsamına ve bu düzenlemelerin öğretmenler üzerindeki etkilerine ilişkin belirsizlikleri yeniden gündeme taşıdı.
Türkçe eğitim veren okullarda kapatılan şubelerin sayısının açıklanmasını isteyen Murat, eğitim politikalarının sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğine dikkat çekti.
“ŞEFFAFLIK BİR LÜTUF DEĞİL, ANAYASAL BİR YÜKÜMLÜLÜKTÜR”
Kuzey Makedonya Eğitim Bakanlığının Türkçe eğitimle ilgili kararlarına ilişkin şeffaflık çağrısında bulunan Murat, kamu kurumlarının milletvekillerinin yönelttiği sorulara eksiksiz yanıt vermesinin önemini vurguladı.
Eğitim alanında alınan kararların yalnızca öğrencileri ve öğretmenleri değil, ülkedeki Türk toplumunun ana dilinde eğitim imkânlarını da ilgilendirdiğine işaret eden Murat, “Şeffaflık bir lütuf değil, anayasal bir yükümlülüktür.” ifadelerini kullandı.
Murat, Türkçe eğitim veren okullardaki mevcut durumun açıklığa kavuşturulması ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi gerektiğini belirterek konunun takipçisi olacağını bildirdi.
“TÜRKÇE, BENLİĞİMİZİN BEKÇİSİDİR”
Açıklamasında hükûmet ortaklarına ve sivil toplum kuruluşlarına da seslenen Salih Murat, Türkçe eğitimin korunması konusunda sessiz kalmayacaklarını vurguladı.
Ana dilinde eğitimin Kuzey Makedonya Türkleri açısından taşıdığı kültürel ve toplumsal öneme dikkat çeken Murat, “Hükûmet ortakları susabilir, sivil toplum susabilir. Biz susmayacağız. Türkçe, benliğimizin bekçisidir.” dedi.