
Gençlerin ülkelerinin bilimsel ve teknolojik gelişmişliklerini artırma yönünde potansiyellerini desteklemek ve onlara kariyerlerinde rehberlik etmek amaçlı kurulan Uluslararası Genç Bilimci, Girişimci ve Mentörler Ağının (ULUG), İran Türkü genç bilimcilere destek amaçlı düzenlediği ve 14 Mart 2026 tarihinde Ankara’da gerçekleşen iftar programında ve Türk dünyasından birçok öğrenci ve profesyonel bir araya geldi. İftarda Türk dünyasının dayanışma ruhu, bütün gücüyle hissedildi.
İFTARDA TÜRK DÜNYASININ BİRLİK VE BERABERLİĞİ BÜTÜN GÜCÜYLE HİSSEDİLDİ
ULUG Genel Koordinatörü ve Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Kıdemli Başuzmanı Fatih Mehmet Şahin’in koordinatörlüğünde düzenlenen programa; Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Türk Dünyası Sorumlusu ve ULUG Türk Dünyası Genç Bilimciler Başkanı Cesurhan Taş, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hayrunnisa Özdemir, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Türk Kadın Akademisyenler Birliği (TÜRKKAB) ile Umay Ana Türk Dünyası Kadınlar Birliği Ankara Temsilcisi Prof. Dr. Meşkure Yılmaz, Türkiye Kuzey Kafkas Karaçay Balkar Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Hürriyet Ersoy, Türkiye Politik ve Stratejik Araştırmalar Vakfı (TÜRPAV) Başkanı Doç. Dr. Sinan Demirtürk, Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahir Dursun, Azerbaycan Millî Direniş Teşkilatı Sözcüsü ve “Araz News” Müdürü Macit Araz, Toplumsal Uzlaşma ve Uzlaştırmacılar Derneği (UZLAŞI-DER) Başkanı Selma Güçlü Çetin, Uygur Akademisi Vakfı Başkanı Abdulhamit Karahan ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli bir yapay zekâ firması olan “Ritual” Orta Doğu ve Türkiye Bölge Müdürü ile “Karekod” isimli yazılım firmasının sahibi Elif Hilâl Kara katıldı.
ULUG Genel Koordinatörü Şahin, BOSS Otel’in sahibi Aslı Doğan’a programa katkılarından dolayı teşekkürlerini iletti ve “ULUG” isminin anlamından bahsetti. Şahin bu ismin Uluğ Bey’den mülhem olduğunu belirterek “(ULUG’u) Türk dünyasını, Türk devletlerini ve boylarını hissettirsin diye, özellikle (Türk dünyasının) bilim alanında bir grubu olduğunun altını çizmek istediğimiz için bu şekilde isimlendirdik.” dedi. Şahin, “ULUG” isminin büyüklüğü de ifade ettiğini dile getirerek “O büyüklük, sizlerin büyüklüğü; sizlerin birlikteliğinizin ve Türk dünyasının büyüklüğü.” dedi.
“TÜRKLERİN GELECEĞİ BENGÜ OLSUN”
İftarda bulunan herkesi sevgiyle ve saygıyla selamladığını dile getiren Prof. Dr. Özdemir, “Biz bir olursak diri olacağız ve mahvolup gitmeyeceğiz.” dedi. Prof. Dr. Yılmaz ise gençlik yıllarında Türk dünyasını bir masada görmenin mümkün olmadığını ifade ederek “Bugünü gördük, inşallah Türk birliğini de göreceğiz, (Türk birliğinin) uzak olmadığını düşünüyorum.” değerlendirmesini yaptı.
Ersoy ise “Dünyada 300 milyon Türk var. Türk dili çok zengin bir dil. Bunu lütfen küçük görmeyin, dilimizin kıymetini bilelim. Birleşmiş Milletler’de (BM) beş Türk bayrağının dalgalanması mı iyi, bir tane Türk bayrağının olması mı iyi? Hepimiz bir arada güçlüyüz. Türklerin geleceği bengü olsun. Hepimizin bayramı kutlu olsun.” ifadelerini kullandı.
Doç. Dr. Demirtürk, “ULUG”un Türk dünyasının bütün boylarından olan gençleri ve bilimcileri bir araya getirdiğini belirterek “Biz de zaman zaman TÜRPAV ile ULUG arasında 10 ciddi etkinliği beraber planladık. Bundan sonra da Türk dünyasındaki, Türkistan’daki ve Kafkasya’yadaki Türk dillerine yönelik bu faaliyetlerimizi sürdüreceğiz.” şeklinde konuştu.
“(Burada) Türk dünyasından genç akademisyenlerin olması, tecrübeli hocalarımızın katkıda bulunması benim için büyük bir mutluluk.” ifadelerini kullanan Prof. Dr. Dursun ise uluslararası konferanslar düzenlediğini ve Türk dünyasından genç bilimcilerin söz konusu konferansların organizasyonuna katkıda bulunabileceğini belirtti.
İRAN’DA TÜRKÇENİN RESMÎ DİL OLMASI TALEBİ GÜNDEME TAŞINDI
Söz konusu iftar programının İran Türklerine ithaf edilmesi vesilesiyle “ULUG”a teşekkürlerini ileten Araz, İran’da hâlihazırda gerçekleşen savaşın İran Türklerinin savaşı olmadığını vurguladı. İran’daki savaşın sona erip İran’da demokratik, laik ve bütün vatandaşların haklarına saygı duyan bir sistemin kurulmasını temenni eden Araz, İran Türklerinin küçük bir azınlık olmadığını ve İran’ın aslî unsuru olduğunu belirterek “Bu yüzden biz İran’da Türk dilinin resmî dil olmasını talep ediyoruz, uzun yıllardır ve hâlen de bunun davasını veriyoruz. İran’da Türk dili resmî dil olmalı ve Türklerin İran’da azınlık değil, çoğunluk haklarından faydalanması lazım.” ifadelerine yer verdi.
Öte yandan programın Kaşkay Türkü katılımcılarından bir öğrenci olan Aylar Dokuzlu (Doquzlu) ise, İran’da Azerbaycan Türklerinden sonra Kaşkay Türklerinin en kalabalık nüfusa sahip olduğunu kaydederek “İranlılara Fars diyorlar ama böyle değil, İran’ın yaklaşık yarısı Türk. Bunun bilinmesi gerekiyor.” dedi. Bununla birlikte İran’da hâlihazırda devam eden savaşın İran Türklerinin savaşı olmadığını belirten Dokuzlu, “Biz kendi dilimiz ve kendi varlığımız için bir savaştayız.” dedi.
“YAŞASIN TÜRK DÜNYASI!”
Ayrıca Kara, Türk dünyası hususunda kendini bir “pergel” şeklinde gördüğünü belirterek “Pergelin daire çizebilmesi için öncelikle bir ayağını çok sabit bir şekilde bir yere dik olarak konumlandırması, daha sonrasında da diğer ülkelerde yuvarlaklar çizebilmesi gerekiyor.” dedi. “Ülkem için kurşun yerim, kurşun da atarım. Ülkem için Çin’e, Japonya’ya, Silikon Vadisi’ne de giderim, oradan eğitimimi ve ilmimi alırım, o ilmi buraya da getiririm.” şeklinde konuşarak en sevdiği kitabın bu yüzden Türk edebiyatının ilk siyasetname örneği olan en önemli eserlerinden Kutadgu Bilig olduğunu belirtti. “Mutluluk veren bir bilgiyi niye okumayalım biz? Bana ahlâkı, edebi, devlet anlayışını ve aileyi anlatan bir kitabı neden okumayayım? İsterim ki ilmi bir sonraki noktaya beraber taşıyalım.” dedi.
Son Taş ise Türk dünyası için bilim ve teknolojinin önemine değinerek “Bilim ve teknoloji yoksa güç üretemezsiniz; gücünüz yoksa bir araya gelemezsiniz, hayatta kalamazsınız. Güçlü değilseniz kardeşiniz bile yanınızda duramaz. O yüzden bilim ve teknolojiyi güç üretmek için, ulusal bir ibadet gibi belleyip çalışmamız gerekiyor. Bilim ve teknolojiyi üretip oradan güç elde edip bir araya gelmeliyiz ki dünyada söz sahibi olalım, geleceğe birlikte yürüyelim. Yaşasın Türk dünyası!” ifadelerine yer verdi.