Türkçe'nin bilinen ilk sözlüğünü bulan Ali Emiri Efendi

Türk milletine "Millet Kütüphanesi" gibi bir ilim ve kültür hazinesi hediye eden Ali Emiri Efendi, her yıl 23 Ocak'ta rahmetle anılıyor.

Haber Giriş Tarihi: 23.01.2023 14:03
Haber Güncellenme Tarihi: 23.01.2023 14:03
https://www.qha.com.tr/

Türk milletine Millet Kütüphanesi gibi bir ilim ve kültür hazinesi hediye eden Ali Emiri Efendi, her yıl 23 Ocak tarihinde rahmet ve minnetle anılıyor.

Ali Emiri Efendi, Batılıların “bibliyoman” veya “bibliyofil” dediği, Türk dünyasında ise “kitap aşığı”, “kitap kurdu”, “kitap delisi” gibi isimlerle biliniyor. Ali Emiri Efendi, Divanü Lügati't-Türk'ün kaybolan tek nüshasını bulup ortaya çıkarması ve Millet Kütüphanesine yaptığı büyük katkı ile de anlıyor. 

BÜTÜN HAYATINI VE MAAŞINI KİTAPLARA VAKFEDEN ALİ EMİRİ EFENDİ 

Emiri Efendi; Diyarbakır, Selanik, Leskovid, Adana, Yanya, Adana, İşkodra, Halep ve Yemen'de katip ve defterdar olarak çalışmıştı. Çalıştığı dönemlerde topladığı kitapları Millet Kütüphaneinse bağışladı. Bağışladığı çoğu nadir ve tek nüsha olan yaklaşık 16 bin eserlik kütüphanesi onun dünyalık olarak bitiktirdiği ve Yahya Kemal'in deyişiyle, "yekpare servetiydi".

Büyük Osmanlı şairlerinden Yenişehirli Avni Bey’in torunu Avni Aktuç, 1951 tarihli “Matbaacılık Dergisi”nin 14. sayısında “Kitap Sevenler” başlığıyla neşrettiği yazısında Emiri Efendi için, “Türk milletine büyük bir kütüphane hediye eden Emiri Efendi merhum başta gelen kitap severlerden biriydi. Emiri Efendi, defterdarlıkta bulunduğu vilayetlerde boş kaldıkça yazma kitap aramak, icap ederse köylere, aşiret reislerinin çadırlarına kadar gitmek suretiyle bütün hayatını ve maaşını kitaplara vakfetmiştir" ifadelerini kullanmıştı.

67 senelik ömrünü milletine hizmetle ve kitaplarla iç içe geçiren Ali Emiri Efendi, 23 Ocak 1924 günü vefat etti. Mezarı kendi isteği üzerine  İstanbul'daki Fatih Sultan Mehmet Han Hazretleri’nin komşuluğunda, Fatih Camii Haziresi’nde bulunmaktadır.

ALİ EMİRİ EFENDİ KİMDİR?

1857 senesinde Diyarbakır’da dünyaya geldi. Seyyid Mehmed Şerif Efendi’nin oğludur. Tahsiline Diyarbakır Sülukiye medresesinde başladı. Daha sonra amcası Fethullah Efendi’den Farsça öğrendi. Akabinde Mardin’deki medreselerde tahsile devam edip Arapça ve Farsçasını ilerletti. 1878 Diyarbakır’a gelen Abidin Paşa’nın yanında müsevvid olarak vazife yaptı. Abidin Paşa’nın maiyetinde Harput, Sivas ve Selanik’te bulundu.

Elazığ, Yanya, Halep ve Yemen gibi birçok şehirde aşar müdürlüğü, defterdarlık müfettişlik gibi vazifeler ifa ettikten sonra 1908 yılında kendi arzusuyla emekli olmuştur.

Emeklilikten sonra Millî Tetebbular Encümeni, Tasnif-i Vesaik-i Tarihiyye Encümeni reisliği ile Tarih-i Osmani Encümeni azalığı gibi vazifeler ifa eden Ali Emîrî Efendi kendi emeğinin mahsulü olmak üzere, topladığı 16.000 ciltlik eserden meydana getirdiği Millet Kütüphanesi müdürü iken 1924 yılında vefat etti.

Başlıca Eserleri: 1. Cevâhirü’l-Mülûk 2. Tezkire-i Şuarâ-yı Âmid 3. Mardin Mülûk-i Artukıyye Târihi ve Kitâbeleri ve Sâir Vesâik-i Mühimme 4. Osmanlı Vilâyât-ı Şarkıyyesi 5. Mir’âtü’l-Fevâid